• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • G. saray maçına üçü de ilk on bir!
  • Çalımbay şehirden ayrıldı…
  • Çalımbay'dan şok talep...
  • G. saray maçına üçü de ilk on bir!
  • Çalımbay şehirden ayrıldı…
  • Çalımbay'dan şok talep...

Tırnakları kemirmeye devam…

Gülşah Yıldırım

Ömür gelip geçiyor… Hepimizin günlük hayatta kullandığı bir söz: ‘3 günlük dünya…’ Evet gerçekten 3 günlük… Ebediyete uğurladığınız yakınlarınızı düşünün mesela… Ölmeden hemen önce kendisine sorulmuş olsaydı, ‘dün doğmuş gibiyim. Ömür nasıl geçti anlamadım’ derdi şüphesiz… Ama bu ‘3 günlük dünya’ sözünü düşünerek yaşamaya sıra gelince birçok insan maalesef bu konuda başarısız oluyor.

Yaşamda her insanın bir görevi var. Mesela mesleklerimiz veya konumlarımız... Kimi doktor, kimi öğretmen, kimi esnaf, kimi ev hanımı, kimi öğrenci vs. Bulunduğumuz konumlarda da az-çok başarılı, mevkisi olan-olmayan, bir yere gelmişi-gelememişi diye uzar gider. İşte bu noktada ‘3 günlük dünya’ sözü devreye giriyor. Nasıl mı?

Mesela bir öğrenci düşünün. Arkadaşı kendinden daha başarılı ve sivrilmiş. ‘Bu zayıf öğrencimizin başarılı olanı geçmesinin yolu nedir?’ diye sorsam hepiniz ‘daha çok çalışması’ dersiniz değil mi? Ama düşünün ki bu öğrencimiz şöyle bir yol izliyor. Türlü iftiralarla, saçma sapan örgütlemelerle arkadaşını karalayıp başarısına gölge düşürmeye çalışıyor. Yemezler canım yemezler! O kara döner dolanır senin yüzüne bulaşır hiç şüphen olmasın. Ama tabi bu noktada insanın ar damarının çatlamamış olması lazım. Yoksa onu kara kazana soksan, içinden gülerek çıkar. Arsız insan böyledir. Suratına tükürsen ‘Yarabbi şükür’ der, geçer.

Şimdi güzel kardeşim dünyanın kaç günlük olduğunu biliyorsun da içindeki şeytana niye söz geçiremiyorsun! Nefsinin esiri olup da insanlarla niye uğraşıyorsun! Sorsan ‘ömür kısa, değmez üzülmeye, kötülük yapmaya vs.’ der, bir de bakarsın ki hinliğin alasını yapar. Ya da yapmaya çalışır. Evet insanız, hepimizin duyguları, hırsları, tutkuları vs. var. Olmazsa olmaz. Sen onlara bir ölçü koyabiliyor musun? İşte sen o zaman insansın.

Bazı insancıkların derdi: Yok efendim, o oraya gelmiş, bu şu mevkiye getirilmiş, beriki şu kanalda çıkmaya başlamış…

Sana ne? Sa-na-ne!!! Sen bakacaksın kendi işine…

Herkes nasibine ulaşır, kalbinin ekmeğini yer. Sen kim? Aciz bir kul... Kulluğu bile beceremeyen bir asalak.

Kötülüğü, iftirayı, başkasının ekmeğiyle uğraşmayı kendi bile yapamayıp, 3 kuruşluk zekası olan, 2 kelimeyi yan yana getirip konuşmayı beceremeyen, sokaklarda ona buna şaklabanlık yapmayı kendine meslek edinmiş arsızın birine yaptıran zavallılar…

Akılları sıra kendi hezeyanlarına sosyal medya şakşakçılarını da dahil ederek zavallılıklarını haklı kılma çabaları…

Ey akıl fukarası… O şakşakçılar yarın öbür gün sizi şakşaklayacak haberin yok mu :)

Tamam hırslarına yenilen insanlardan olabilirsiniz. Kimsenin sizi asacak hali yok. Kimse sizle uğraşmaz da zaten.

Ama hazımsızlıklarınızı bu kadar belli etmeyin yahu. Komik duruyor inanın. Yemez akıllı insanlar bu dolapları… Aklı başında olan insanlar işte böyle kaale bile almazlar sizi:)

Bırakın herkes işini yapsın. Sizin de yapacak bir işiniz varsa yapın. Yoksa boşuna oksijen tüketmeyin. Bırakın o güzelim hayvanlar, bitkiler nasiplensin boşa tükettiğiniz oksijenden. Sonuçta 3 günlük dünya… Anlatabildim mi!

Bir de şunu iyice belleyin. Rızkı ve nasibi ancak ve ancak Allah verir. Kullar sadece aracıdır. O da Allah’ın izniyledir. İnsanın bir işi bozulur, başka bir işi olur. Bir kapı kapanırsa başka kapı açılır. Bakarsınız şu anda hazmedemediğinizden daha fazla gözünüze girer. Ne dersiniz? O zaman tırnakları kemirmeye devam… Demem o ki; Yaradanın izni yanında, bir hiçsiniz. Bu acı gerçeği kafalara iyi kazıyın. Bir hiç…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.