BAŞARMAK İÇİN HEDEF GÖSTERMELİSİNİZ!

Statü gereği Trabzonspor’un pilot takımı olduğu için Spor Toto Süper Lige yükselmesinin söz konusu olmadığı ifade edilen 1461 Trabzon takımının teknik patronu Mustafa Akçay, bu konudan oldukça rahatsız.

BAŞARMAK İÇİN HEDEF GÖSTERMELİSİNİZ!

1461 Trabzon teknik direktörü Mustafa Akçay gazeteye vermiş olduğu röportajda bir çok konuda önemli açıklamalar yaptı. Akçay, takımımızın en önemli misyonundan birisi oyuncuların performans gelişimine katkı sağlamaktır. Bunu sağlayabilmek için hedef göstermek gerekiyor. Böylece oyuncuları yarıştırmış olursunuz. Bu sayede en verimli potansiyel ortaya çıkar, “Hedef göstermezseniz futbolcuyu nasıl motive edeceksiniz” dedi.

Bunun için hedef göstermeniz gerekiyor. Yani gelişebilirlik düzeyini de o süreç içerisinde ki sınıra doğru yaklaştırmak zorundasınız. Şimdi zor olan şunu diyorsunuz.

Bunları bir araya getirmek çok zor olmuyor mu? Tabi ki zordur. Zamanlama açısından eğer size çok iyi destek veren birimleriniz varsa bu yönetim kurulu, sonra çalışan ekip arkadaşlarınız, sonra futbolcuların anlayış ve sizin söylediklerinizle uyumlu eylem göstermesi, yani onları inandırmış olmanız da bu olayları biraz kolaylaştırır.

Şuan bizim Trabzonspor platformunda yani 1461 Trabzon platformunda yaşadığımız gerçekler bunlardır. Yıl sonu itibariyle yaptığımız işlerin muhasebesini yapıp ne kadar artı, ne kadar eksi yaptığımızı, neden ve sebeplerini ve sonuçlarını irdelediğimizde önümüzde ki yıllarda biz oluruz olmayız, gelen kişiye bu raporları bırakırız. O kişilerde bu anlayışı sürdürür. Zor mudur? Diyorsanız evet zordur.”

Bayrağı iyi taşımalıyız

Kendilerine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmenin mücadelesi içinde olduğunu ifade eden Bordo-Mavili teknik adam Mustafa Akçay, ilginç bir benzetme yaparak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu eve gelin olduysam bu evin kurallarını kabul etmek zorundayım. Şimdi burada ki mesaj ve misyon siz teknik adama böyle bir misyon verilerek ve sizde bunu kabul ederek çalışmaya başlıyorsunuz. Ya seçersiniz ya kabul etmezsiniz. Biz seçtiysek o zaman işimizi en iyi şekilde yapıp bayrağı bir süre sonra gelecek olana teslim etmektir. Eğer oyuncunun yarışmacı kısmını iptal ederseniz asla gelişmeye yardım edemezsiniz. Rakip olmadan sizin iyi boksör olduğunuzun ne anlamı var ki. Sonuçta rakiple eğer baş edemeyecekseniz iyi bir güreşçi olmanızın da bir anlamı yok.”

İdealiniz yoksa ota dönersiniz

“Çaresizlikler yaratıcılığı tetikleyebilir. İnsanın beyninin çalışması, zeka üretmesi, zekanın gelişimine katkı yapması, içinde bulunduğu durumla da doğru orantılı gelişebilir. İnsanlar zorlanmadığı sürece gelişemezler. Şimdi bizde bu karşılaşacağımız şartlarla ilgili dersimize çalışmaya başlıyoruz. Şartlar sizi dersinize çalışmaya zorluyor. Hazır bulmaktan çok, üretmek gereğini hissettiğiniz andan itibaren üretmek için tüm azalarınızı ve organlarınızı beyninizi, kulaklarınızı ve gözlerinizi buna yöneltiyorsunuz. Bu bir odaklanma işi yani. Bu odaklanmayla siz etrafınızda ki branşları etrafınızda ki şubeleri de devreye sokuyorsunuz. Mesela yönetim kurulunu sokuyorsunuz, çalışan arkadaşlarınızı sokuyorsunuz, bilimle ilgili olan kısımları sokuyorsunuz. Belki birilerinden destek alıyorsunuz. Ekibinizin dışında biz mesela kişisel gelişimle ilgili çok önemli destekler aldık. Hala alıyoruz. Şimdi bunlar sizin yaratıcılığınızı tetikliyor ve siz bunların üstesinden gelmek için farklı argümanlara müracaat ediyorsunuz ve bu da sizin yapacak olduğunuz işe kalite katıyor.”

Biz çalışırız takdir edilmeyi bekleriz

“İdealiniz yoksa ota dönüyorsunuz. Takdir edilmek insanın vital ihtiyaçlarından biridir. Ruhsal ihtiyaçlarımızdan biridir. Vital ihtiyaç nedir? Yemek yemektir, uyumaktır, su içmektir, nefes almaktır ama bunun yanında ruhsal ihtiyaçlarımız da var. Onlardan en önemlisi de güven duygusu hissetmek, ikincisi takdir edilme duygusu ve beğenilmek duygusudur. Şimdi Trabzonluluk teknik direktörlük yapan her insan sonuçta Trabzonspor’a teknik direktörlük yapmak ister ama bunu isterken dilenciye ya da farklı oyun ya da farklı davranışlarla bunun elde etmesi doğru değil. Bunu takdir edilebilecek düzeyde davranış gösterip bunu beklemek, bu dürüstlüğü göstermek zorundadır. Takdir edilemeyebilirsiniz de. Bu da beni çok rahatsız etmez. Sorunu tekrar kendimde ararım. Takdir edilmediğim için neden takdir edilemediğimi sorarım. Çok da önemli şey değil. Biz şuan bunları konuşurken hayatta şuanda karaciğer nakli olan bir insan var. Kanserle mücadele eden bir insan var ve ömrünün son dakikalarını bilen insanlar var. Dolayısıyla bizim beklentilerimizden daha önemli beklentileri olan insanlar varken biz bunu hayati bir olay gibi, çok vazgeçemeyeceğimiz bir şey gibi göstermemizde çok da doğru değil. Biz çalışırız. Sonra takdir edilmeyi bekleriz. Ederlerse de sağ olsunlar etmezlerse de.”

Kendi yeteneklerimle yüzleşmek istiyorum

“Trabzon’un büyükleri, şehrin içerisinde, bir enerji bizim eğitimci yanımızın güçlü olduğunu düşünerek bizi hep orada o dükkânın içerisinde görmek istiyor. Ama biz süper market de açmak istiyoruz. İnsanın doğasında var bu. Bakkal dükkanında kalmak istemez. Sonuçta orada halka hizmet ediyorsun ama bir de daha büyük bir hizmet vermek insanın içerisinde olur. Bizde de var bu. İdealiniz yoksa bir ota dönüşüyorsunuz. Sıradanlaşıyorsunuz. Bende şuanda bir Süper Lig’de bu Trabzonspor olur başka takım olur, bir takım çalıştırmak ve kendi becerilerimi yeteneklerimi sınamak istiyorum. Yüzleşmek istiyorum. Dediğim gibi Trabzon’da da belli bir kesim bizi burada görmek ve Trabzonspor’a oyuncu yetişmekle ilgili bir rolde görmek istiyor ama ben bu konuda da benim tercih edildiğim süre geç kalındı. Çünkü ben bu rolü üstlendiğim ve talip olduğum zamanda bana o rolleri vermediler. Beni kullanmak istemediler. Dolayısıyla buna da saygı gösteriyorum. Eğer o günlerde kullanılmış ve takdir edilmiş olsaydık o yönde belki bugün sizin söylediğiniz konumu sürdürüyor ve bugün Trabzonspor’da oyuncu yetiştirme departmanının akademinin yönetici durumunda olabilirdim. Bu da geç kalınmış bir durum. Şuan için biz hedefimizi değiştirdiğimiz için şuanda bununla örtüşmüyor ama ilerde ne olur kim öle kim kala.”

Trabzonspor’a küsmeye hakkımız yok

“Çok geç kalınmış adalet, adalet değil. Enerjimi verecek olduğum zaman tercih edilmemiştim. Hepimizde belli dönemlerde yılgınlık ve küsmeler oluşmuştur. Hiç kimsenin Trabzonspor’a küsmeye hakkı yoktur. Trabzonspor nadide bir çiçek gibi herkesin onu kollaması, gözetmesi gerekir. Kişiler gidebilir. Asistanlıkla beraber 15 takımda çalıştım. Küme düşürdüğüm takım yok. Bizzat başındayken küme düşürdüğüm takım yok. Son 8 maç Pazarspor’a gittim. 7 maç galibiyet 1 mağlubiyet aldım o takım küme düştü. Bunu bana mal ederlerse etsinler. Yapacak bir şey yok.”

Sahiplenme duygusu çok güçlü

“Eğer biz süper ligde bir takımda değil 1 sene 6 ay çalışmış olsak oranın antrenörü olmanın damgasını yiyorsunuz ve Türkiye’de alışkanlıklarla ve alışkanlıkları sahiplenme duygusu çok güçlü. Tercih ettiğimiz şeyler öğrendiklerimiz. Yeni öğreneceklerimize çok kapımızı açamayız. Beynimiz ona açık olmuyor. Bizi tehdit eder diye düşünüyoruz ve korkuyoruz. Yeni bilgilere, yeni deneyimlere insanoğlu yaradılış itibari ile çok açık değildir ve buna ilk başta hep tepki gösteririz. Yöneticilerde bizim gibi deneyimi olmamış birine ister istemez tepkili bir refleks gösteriyorlar. Ancak bizi tanıyıp çalıştıktan sonra bize belki bazı güven duygularını geliştirebilirler. Onların büyük bir bölümlerinin yanıtları bende mevcut ama çok emin olmadığımız için bunları ifşa etmek, bunları tartışma ortamına getirmenin çok yararlı olmayacağını düşünüyorum. Çünkü bu sebeple kendi adıma oluşturduğum sebepleri konuşurken muhatapların kalbini bilmediğim için alacak olduğum yanıtlarda farklı ve gerçekçi olmayabilir bu seferde tartışmanın bir esprisi yoktur. Dolayısıyla kabul edip hatayı kendimizde arayarak nedeni sebep ve sonuç ilişkisini kendi üzerimizden yürüterek demek ki bu güveni henüz verememişiz. Bu güveni vermek için biraz daha çalışmamız lazım.”

Müsabakada strateji önemlidir

Mücadele ettikleri ligin zorluğu ve popülaritesinden ötürü her rakibe farklı bir önlem aldıklarını ifade eden Bordo-Mavililerin teknik patronu Mustafa Akçay, “Maçın şekli, bazı maçların stratejik önemi, bazı müsabakaların getireceği artılar ve götüreceği eksiler bunlar zaman zaman biz diğer maçın önüne geçebilir. Bu stratejidir. Yaşamda nasıl 10 yıl sonranızı bugünden bazı adımlarla görmeye çalışıyorsunuz, fötürist bir anlayış getiriyorsunuz. Bu sizin yaşan stratejiniz. Biz de bazı maçlarda gelecekle ilgili önümüze çıkacak bazı problemlerle ilgili daha fazla önemsiyoruz ya da daha fazla aksi niyet hissediyoruz olabilir. Bunlar stratejidir. Hamlelerdir. Bazen çok öne bazen çok geriye gelmek gerekebilir hayatta.”

Tam profesyonel olamadık

Trabzonspor teknik kadrosunun, 1461 Trabzonlu futbolcular konusunda görüşlerine başvurup başvurmadığı ile ilgili konuşan Akçay, “Mümkün olduğu kadar bu ilişkiler Trabzonspor’da kuruluyor. Tam bir profesyonelce, çok kariyer planlayarak, yüksek düzeyde planlama ile yapılıyor derseniz bu olmuyor ama bunun başlangıçları yapılıyor. Zaman zaman oluyor. Üst düzey sağlıklı mı derseniz henüz ona ulaşılamadı.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.