Davayı teslim edenler ve onların maşaları

Halil Şanlı yazdı...

Davayı  teslim edenler ve onların  maşaları

 Fırsatçılar…

Trabzonspor’un Yıldırım Demirören konusunda  izlediği yol,  haklı  eleştiriler aldığı gibi  işleri sadece linç etmek olanlar için de müthiş bir fırsattı. Nitekim  Trabzon’da yayın yapan iki gazete spor sayfalarından,  hata birisi  hem spor, hem siyaset sayfasından  ‘ne kadar yağ çıkarırsam o kadar kardır’ misali Trabzonspor Başkanı’na ve TFF de görev alan İbrahim Usta’ya karalama kampanyası uygulamaktadır.Sakın ola ki bu densiz ve çıkarcıların hiçbir eleştirisini dikkate almayın.

Siz  eleştirin ama şantajcılara kulak vermeyin…

Trabzonspor Başkanını haklı ve akılcı bir yolla eleştirin. Hatta politikalarını beğenmeyin. Yerden yere vurun. Beğenmiyorsanız  yarın kongrede ona oy bile vermeyin. Fakat dün hırsızlığa alkış tutan , kupayı 4 Temmuzda teslim edenlere  sesini çıkarmayan bu zavallı istismarcılara, kalemini şantaj aracı yapanlara  sakın itibar etmeyin. Dün şike davası patlak verdiğinde 7 ay suskun kalan ve hem Yıldırım Demirören’i  hem de M. Ali Aydınlar’ı can havli ile destekleyenlere bugünkü silahşörler sadece alkış tutmuştur. Bugün birine  kulüpten giden reklamlar devam etseydi, ya da el altından akıtılan hortumun suyu  kapatılmasaydı ve diğerine Trabzonspor’da talep ettiği makam teslim edilseydi emin olun ki bunların hiç biri konuşulmayacaktı. O sebeple bu iki yerel gazeteyi sakın dikkate almayın. Siz kendi aklınızın kestiğince,   gözlemlediğiniz şekli ile Hacıosmanoğlu ve yönetimin tavrını eleştirin! Lakin bu iki gazetenin Hacıosmanoğlu ile ilgili söylemlerini görmezden  gelin.  Çıkar, şanjat, samimiyetsizlik dolu söylemleri çöpe atın gitsin…

İbrahim Usta hem adam hem yiğittir…

Bu gazeteci geçinen ve kendi çıkarlarına göre kalem sallayan ahmakların İbrahim Usta konusunda ki eleştirileri de akıl tutulmasıdır. Bu şahsiyet yoksunları İbrahim Usta’nın tırnağı kadar milliyetçi ve Trabzonsporlu olamayacakları gibi adamlık konusunda da sevgili Usta’dan öğrenecekleri çok şeyler olduğu da muhakkak. İbrahim Usta’ya saldırmalarının tek sebebi  Hacıosmanoğlu’na ilk günkü gibi destek veriyor olmasıdır. Yoksa ahlak yoksunu bu gazeteci müsveddesi şantajcılar, İbrahim Usta’nın çok kaliteli bir kişilik, tuttuğunu koparan bir yiğit, mücadele adamı ve çok iyi bir Trabzonsporlu olduğunu da bilirler. Bilirler de bu defa yazamazlar! Çünkü  ‘düşmanımın dostu, benim düşmanımdır’  mantığından bakarlar. İbrahim Usta gibi bir değerin nasıl yetiştiğine bakmazlar.

Hacıosmanoğlu’nun eli kolu bağlanmıştır…

Şahsi kanaatime göre, Trabzonspor’un TFF konusunda izlediği politikayı çok fazla yadırgamıyorum. Sizlerde yadırgamayın. Yıldırım Demirören’in seçileceğini bile bile Trabzonspor adına ‘sahte kabadayılık’ yapıp, usturaya yumruk atmanın manası olamazdı. Hükümetin desteğine rağmen 2008 yılında Faruk Özak tarafından hükümetin emrine sunulmuş bir Trabzonspor’un, bu kadar borç yığını karşısında hükümete meydan okuması da aptalca bir adım olurdu. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun eli kolu bağlanmışken, aksi bir davranışta bulunması  çok popülist  ve tehlikeli bir adım olurdu.

Kulübü teslim edenler bellidir…

 Kaldı ki Trabzonspor’un şike davası 4 Temmuz sabahı  teslim edilmiştir. Trabzonspor’un kupa mücadelesi TFF’den ziyade dönemin iktidarı ile yaşanmıştır. TFF yönetimleri hükümet tarafından atanmıştır. Yani görünürde muhatap, gerçekte kukladır. Sadri Şener dün siyasetçilere kulübü teslim etmiş olduğundan, şike davasında da bugünkü Cumhurbaşkanına sadakat göstermek dışında tek bir hamle yapamamıştır. Yapamazdı da! Çünkü kulübü siyasetin önünde diz çöktürmüş, kullandırtmış, kendi ekonomik özgürlüğünü kazanırken, Trabzonspor’u o siyasetçilerden gelecek paralara mahkum edecek borçlanmaya itmiştir. Yetmedi, Şener bir şey yapamazdı!  Çünkü,  acaba arkası söylendiği ve iddia edildiği gibi çok temiz miydi? Bizden biri olan  Zeki Mazlum’un söylediklerini hatırladıkça, kızmak gelmiyor içimden başkalarına!

Konuşturmayın beni…

Acaba  Trabzonspor’un o dönemki kurmaylarına, iktidardan  şöyle bir tehdit gelmiş midir?

‘ Sizinde bazı kayıtlarınız var. Oturun oturduğunuz yerde. Sütten çıkmış ak kaşık değilsiniz. Oturun yoksa cezaevini  boylarsınız’!...

Trabzonspor’un bugünkü Başkanı dün çok iddialı söylemlerle;  ‘Kupayı 6 ay içinde alacağım’ demekle cahilce ve çok uçuk bir cümle ortaya atmıştır. Ancak kupanın alınamayışı asla ve asla onun kabahati değildir. Kabahat ilk gün düşündüğüm gibi, aslında sicili temiz olmadığı için 4 Temmuzdan itibaren sesini çıkaramayan ve teslim olup  biat edenlerdedir. Daha konuşturmayın beni. Yoksa Trabzonspor zarar görecek. İstanbul’da operasyonlar yapılırken  evinde lamba yakmayan, gündüzleri bile perdesini kapatıp, evde yokmuş süsü veren ahlaksızlardan,  devletin haberi yok muydu sanıyorsunuz?


Etiketler; #halil şanlı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman bulut - 1 yıl önce
Harika yazi. Tesekkurler Halil bey.
Avatar
Bayram Haciosnanogku - 1 yıl önce
Halil bey bir konu ancak ve ancak bukadar guzel ve sade anlatılır ağzına yüreğine saglik
Avatar
turan gul - 1 yıl önce
harika bir yazi olmus