DERİN TRABZON MANZARALARI

1996 Sonbaharında eline kulübün anahtarlarını alıp Onursal Başkan’a teslim etmeye giden, giderken de yanında götürdüğü eski bir yöneticiyi, Onursal Başkan’a yakın ilgi ve alaka gösterip, desteklediği için, tavır koyan kimdi?

DERİN TRABZON MANZARALARI

KİMDİ ?
1996 Sonbaharında eline kulübün anahtarlarını alıp Onursal Başkan’a teslim etmeye giden, giderken de yanında götürdüğü eski bir yöneticiyi, Onursal Başkan’a yakın ilgi ve alaka gösterip, desteklediği için, tavır koyan kimdi?
Akyazı Stadı’nın avam projesini çizdiren ve bu uğurda Bakanlık kapılarına kamp kuran, 2006 Trabzonspor yönetiminin altını oyan; yetmedi, projenin ilerlemesini ‘hayal’ naraları ile engelleyen kimdi?
Nuri Albayrağ’ın ifadesi ile; 2007 sonundaki ara transfer döneminde, Polonyalı golcü Zrawski transferi için Simkowiak üzerinden haber gönderip, futbolcuya gelmemesi yönünde telkinde bulunan, bu transfere engel olan kimdi?
Sadri Şener’in yönetimini oluştururken, seçime hazırlanan diğer aday İbrahim Hacıosmanoğlu’nun listesine girecek yönetici adaylarını arattırıp, korku tüneline sokan ve listeye girmelerine engel olan kimdi?
Şike sürecinde şehrinin hiçbir çığlığına kulak vermeyerek, bir araba galerisinde oturup, olan biteni oradan izlemekle yetinen kimdi?
Hayrettin Hacısalioğlu’nun ifadesi ile Özkan Sümer’le tesislerde karşılaştığında ; ‘Hocaların hocası’ diye övgüler dizip, Sümer oradan ayrıldığında arkasından dönemin Asbaşkanına dönerek; ‘Bunu burada niye saklıyorsunuz’ ifadesini kullanan ve bunu bir çok kişiye daha yapan samimiyetsizlik örneğinin mimarı kimdi?
Ve daha niceleri...
Kim olduğunu, derin Trabzon’un başının kimler olduğunu hepiniz biliyorsunuz! ‘Ağabey’ lakaplı bu insanları artık lütfen tanıyın. Trabzon ve Trabzonspor’un selameti için olayları bilin, bilgi sahibi olarak fikir yürütün, bilinçli bir taraftar olarak hareket edin!
DERDİMİZ H.OSMANOĞLU DEĞİL
İbrahim Hacıosmanoğlu’nu beğenmeyebilir, hatta sevmeyebilirsiniz de! Bana göre de bir çok eksik ve özellikle başlangıçta önemli hatalar da yaptı. Fakat, sayın Şener ve arkadaşlarının beş yılı aşkın süre, kahrını çekmiş hatta destekçisi olup başını kuma gömmüş olanlar, lütfen başkalarına da biraz olsun sabır göstersin! Kimse korkmasın; bu kulüp Sadri beye tahammül gösterip, ağır tahribatlarını göğüsleyebildiyse, herkesin kahrını çekecek kadar güçlü demektir. Gayemiz Trabzonspor ise her türlü çifte standardın karşısında olmalıyız. Unutulmasın ki bu kulübü gırtlağına kadar siyasetin içine sokan ve bu yolu açanlar bellidir. Hatırlayın, bir önceki başkan sayın Şener, siyasetin bir parçası olarak, koltuğa beş yıl boyunca montaj edilmedi mi? Bugün görevde olanları eleştirelim ama tahammülsüzlük göstermeyelim. İğneyi onlara batıralım ama dünün kulağı tıkanıkları çuvaldızı kendilerine batırıp, öyle değerlendirme yapmalıdır. Hatta konuşma hakkı olmayanlar sabırla susmayı bilmelidir. Saygı, tahammül ve eşitlik herkese olmalıdır.
FİKİR CİMNASTİĞİ...
Size, yani gerçek Trabzonspor taraftarına bir soru! Nuri Albayrak kulübü bıraktığı vakit, kulübün bir lot hisse değeri 14 lira iken; Sadri Şener bir lot hisseyi 4 liradan satmakta hiç beis görmedi! Sorumuz şimdi geliyor: Sadri Şener ve arkadaşları kendi şirketlerinin hisselerini bu şekilde satar mıydı? Satılan bu hisseler sayesinde kulübün mal varlığının yüzde 47 sin bizim olmadığını da unutmadan, cevabınızı vicdanınızın sesine göre verin lütfen!
BATIRARAK BÜYÜDÜLER!
Sadri Şener: ‘Arkadaşlar borçlanarak büyüyeceğiz. Tanınmamış oyuncuları alıp, yıldız yapıp, kar ederek satıp, kulübümüzü dünya markası yapacağız! Bakın dünya kulüpleri, M. Unıted, Barcelona vb. kulüpler borçlanmadan korkmadı ve Dünya devi oldular’! (Nisan 2008)...
Şimdi ben sesleniyorum sevgili okurlarım: Sadri Şener bazı arkadaşları göreve geldiklerinde ekonomik durumları sıfırken, bırakıp gittiklerinde devlete dahi olan trilyonlarca borçlarını ödeyerek gitmediler mi? Yani şahıs olarak beş yıl öncesi ile kıyaslanmayacak derecede büyümediler mi!.. Peki, ya Trabzonspor? 37 milyonluk borçtan, 300 milyon borca taşınarak, beli kırılmış bir hale getirildi değil mi? Hani ama biz borçlanarak büyüyecektik! Hani dünya kulübü olacaktık! Demek ki Sadri bey ‘Borçlanarak büyüyeceğiz’ derken, kulübü borçlandırmak sureti ile şahsı ve bazı arkadaşlarının ekonomisinin büyüyeceğine işaret etmişti! Bazılarımız bunu şimdi anlıyoruz, değil mi? Niye yazıyorum biliyor musunuz? Artık nasıl kandırıldığınızı anlayın! Ezberleyin ve asla unutmayın diye, sevgili gönüldaşlarım.
YUTKUNMAYIN!
CEVAP LÜTFEN!

Şenol Güneş: 'Eğer gelecek olan yönetim, bugünkülerin yaptığı transferleri ve harcamaları sorgulamaz, bu paraların ne olduğunu ortaya çıkarmaz ve üzerini örterse , bilin ki o yönetimde çalmaya gelmiştir'....(2013)
Derin Trabzon’a sesleniyorum! Baş tacı yaptığınız ve hepimizin ortak değeri Şenol Güneş hocamızın bu sözüne bir açıklama getirmeniz gerekmez mi ? Yoksa sizler, sayın Güneş’ten daha mı Trabzonspor sevdalısısınız?
SADECE ‘DERİN’ DEĞİL
ONLAR AYNI ZAMANDA
AYIRIMCI!

1980’lerde Mustafa Günaydın’ı onlar tukaka ettiler!
1982’den bu yana Trabzonspor’a dönemin en flaş transferlerini cebinden yapan ve ‘Onursal’ payesine layık görülen sayın Mehmet Ali Yılmaz’ı deviren anlayışın mimarı oldular. Hala ‘Yılmaz korkusu’ paranoyasını oynamaktan da geri kalmayan yine onlar!
2008 yılında Nuri Albayrak yönetimini ibra etmeyen, öncesinde fitne ve fesatla yönetimini çökerten yine onlar!
Eyüp Aşık, Trabzonspor'a aday olduğunda, ‘Herkes talimat almış, listeme girmekten kaçıyorlar’ diyerek dert yanmıştı. Aşık’a yönetim yapma şansını da vermeyen arka plandakiler, maalesef yine onlar!
Şimdi İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu yönetimini imza kampanyası ile devirmeye çalışan, tahammülsüzlük örneği gösteren, darbeci derin Trabzon’un mimarları da onlar!
Dikkatinizi çeken bir şey gözünüze çarptı mı bu yazıyı okuduğunuzda? Ne yazık ki ‘değerlerimiz’ olarak adlandırılan ve bu maske ile dolaşan derin Trabzon’un mihenk taşları, tüm darbeleri Of ilçemizden çıkan Başkan ya da Başkan adaylarına dönük gerçekleştiriyorlar. Sizce bu darbelerin Oflu Başkanlara dönük olması bir tesadüf müdür? Hiç sanmıyorum. Bence tamamen planlıdır! Şimdi bu yazıyı okuduklarında biz ‘bölücü’ olarak tanımlanacağız, ama darbeyi planlı ve sinsi yapan maskeli derin Trabzon mensupları, bütünleştirici ya da hizmet sevdalısı öyle mi? Yorum sizlerin sevgili okurlarım.
HİÇ DÜŞÜNÜP HESAP
YAPTINIZ MI?

İbra etmedik! Linç ettik! Ana avrat küfürlere maruz bıraktık! ‘Eyvah kulübü yıktı’ dedik! Biz demedik. Derin Trabzon dedi ve yaptırdı! 37 milyon borç bahanesi ile yapıldı tüm bunlar! Suçları buydu? Bir suçları da ‘Derin Trabzon’un emrine girmemişlerdi!
Şimdi iyi okuyun ve analiz edin.
İşte o Albayrak yönetiminin aldığı futbolculardan;
Umut Bulut’un satışından elde edilen kar: 7.5 milyon lira.
Onur Kıvrak bugün satılsa(400bin euroya alındı. En az 7.5 milyon Euro eder):20 milyon lira.
Stephanov’un satışından elde edilen kar: 8 milyon lira.
Marcelinho satışından elde edilen kar: 1.5 milyon lira.
Toplam kar, 37 milyon lira...Yani bırakılan borç kadar!
Şimdi soruyorum; ‘Derin Trabzon’ denilen yapının amansız destek verdiği sayın Şener yönetimi zamanında alınan yerli ve yabancı oyunculardan kasaya giren kar payı, bırakılan borcun yüzde onunu karşılamış mıdır? Tabi ki hayır! Aksine bu oyuncular Salı verildikçe borç daha da artmaktadır!
Lütfen vicdan, lütfen mantık ve lütfen Allah’ın kullara verdiği akıl üzerinden mukayese!
SÜMER’İN
TRABZONSPORLULUĞU
VE İMZA

‘Biz biziz! Biz biriz! Biz Trabzonspor’uz’! Nasıl da kandırmıştı bizi sayın Özkan Sümer bu sloganla! 2000’li yıllarda dilinden düşürmediği bu söylemle! Görevde iken, biz bizdik! Trabzonspor’da ücretli eleman olarak hayatımızı idame ettirirken, biz birdik! Görevden alındık, kişisel çıkarlarımız zarar gördü ya! Şimdi biz ‘Ermeni’ olduk! Öyle mi? Sevgili Sümer ve Şener döneminde stat müdürü iken varlığını unuttuğumuz eski yönetici Alparslan Özdemir, iş başındaymış! İddialara göre Sümer ile yine Hacıosmanoğlu tarafından görevden alınan ve aylık maaşı kesilen Özdemir ikilisi, yönetimi devirme planı olan imza kampanyasında aktif rol alıyormuş! İddialar doğruysa ki (tanıklar çok) gerçekten çok yazık. Sayın Sümer size sesleniyorum. Siz izleme komitesinde iken, Lewandovski, Suarez, Lukaku, Brayn Ruiz gibi bugün toplam değerleri 100 milyon euroyu aşan ve o dönem alınmış olsalardı, toplam maliyetleri 20 milyon Euro’yu geçmeyen bu futbolcuları ‘mutlak alalım’ diye rapor ettiniz mi? Ettiniz biliyorum. Alınmaları için karar verdiniz mi ? Verdiniz! Şenol Güneş, Hayrettin Hacısalihoğlu ve siz, bu kararda mutabık kaldınız, biliyorum. Peki, sayın Sadri Şener, aynı günlerde basın toplantısı ile ‘İzleme komitesi çalışmamış. Yatmış. Oyuncu sunamadılar ki alalım’ diyerek, Mithat Halis’in oyuncuları üzerinden birilerini zengin eyleme pahasına, kulübü fukaralaştırırken; onurluca istifa etmek yerine, bu kulübe yapılan ihaneti yutkunmakla yetinen sizler, şimdi neyin peşindesiniz? O gün imza kampanyası için Trabzonsporluluğunuzu engelleyen, aldığınız aylık 15 bin lira mıydı? Harbiden yazık. Çok yazık! Ve yazıklar olsun... Oturun oturduğunuz yerde lütfen! Çekin ellerinizi bu kulübün üzerinden! Milletin malını millete bırakın artık!


(GEÇMİŞİ UNUTURSANIZ
GELECEĞİ GÖREMEZSİNİZ)
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.