EĞER SKORA BAKARSANIZ…

Nereden başlamalı, ne anlatmalı? Halbuki ne neşeli, ne yerinde duramayan kelimeler seçmiştim maç yorumu yazım için. “Ha şimdi”, “ha olacak şimdi”, “birazdan gol geliyor” derken, “Makedonlar orta sahamızı geçemedi” derken, hadi olmadı “penaltılarla kesin hesabı kapatırız” derken bir hata ile yıkılan, biten duygular ,tebessümler, hayaller…

EĞER SKORA BAKARSANIZ…

 Akabinde biraz dertleşmek, teselli bulmak, en azından şu güzel baskılı oyunun yorumlarını dinlemek için birkaç kanalda konuşan yorumculara kulak kabarttığımızda sanki anlaşmış gibi hep bir ağızdan yerin dibine sokulan bir Trabzonspor… Ha bu arada konuşanlar, eleştirenler de Trabzonspor’da yakın ya da uzak bir zamanda görev yapmış futbolcular, hocalar, menejerler…

En tuhafı en acınası da beş yıllık Sadri Şener yönetimi boyunca bir kere bile ağzını açıp da “istifa” sesi etmeyen tribünlerin, maçın 120. Dakikasında anlaşmış gibi, senkronize gibi, sanki “bir” elin “hadi başla” komutuyla gelen “yönetim istifa” sesleri…Allah’tan sesler o kadar cılız ve kısa ki tribün geneline sağduyunun hakim olduğu besbelli.

  Önce maç sonu bazı yorumlara göz atalım. Biri diyor ki “Trabzon transfer yapmamalı, elliye yakın adam aldı, kendi değerlerine sahip çıkmalı”…Şimdi bu değerler ne ola ki diye düşünmeden edemedik. Hani bu değerler eski hocalar eski futbolcular vs ise neden bjk, fb, gs de hiç kimse bu değerlerden bahsetmeyip sürekli bir revizyon ihtiyacı veya Bjk gibi başkalarının değerleriyle(Güneş) yola çıkma ihtiyacı hissediyor? Kendi değerleri yetmiyor mu Bjk’ ye! Gs bu zamana kadar sadece Hamza Hoca ve Fatih Terim’le mi şampiyon olabildi? Başka değerlere hiç yönelip şampiyon olamadı mı? Ya da her sene ya şampiyon ya ikinci Fenerbahçe neden her sene transfer yapar durur? Çünkü konuşanın kendisi de bir eski , çünkü az bir sızıntıda ortaya çıkmak gerek. Ha değerden kastı altyapı ise bu Türk futbolunun en büyük derdi zaten, genç yeteneği kim kaybetmiş ki Trabzon bulsun!Belki biraz Bursa…

Bir diğer  yorumcu “Bosingwa’sız Trabzon maç kazanamıyor” diyor. Kardeşim, iyi tamam istatistiğin belki tutuyor da yerine alınan Cavanda neyi eksik yaptı da Boasingwa’yı arattı. Maç boyu tek bir hatası olmayan bir performans sergilemedi mi? Biz seninle aynı maçı seyretmedik mi?

Bir başka kanalda, bir başka “eski” bu yöneticiler bu şehre girmeye utanmalılar diyor. Diyor da ben bunları dinlerken maziye dalıyorum, ilgili kişinin futbolculuk döneminde kaç defa saç baş yolduğumuzu, istisnasız her maçta tribünlerde, kahvelerde önümdeki arkamdaki her taraftarın kendisine nasıl “iyi niyet duygularını” ilettiklerini hatırlıyorum. Hadi geçmiş geçmişte kaldı da her nedense bu arkadaşımızın ağzından dokuz puanlık farkı kapattıranlara, elindeki güzide futbolcuları beleşe kaptıranlara karşı böylesine sert bir biçimde  tek bir laf ettiğini duymuyoruz.

Genel anlamda fırsatını bulmuş da salvo atma yarışına girmiş bu yorumcular Trabzon’un ne kadar kötü oynadığından, ne beceriksiz olduğundan bahsedip durdular da sanki, bu adamlar geçen seneki, ondan önceki seneki Trabzonspor’u hiç ama hiç seyretmediler. Bu insanlara,  samimiyetle sormak istiyorum siz en son ne zamanTrabzonspor’u seyrederken böyle heyecan içinde kaldınız, - hadi madem istatistik konuşsun- en son hangi maçta rakip kale sahasında bu kadar çok topla oynayabildiniz? Ama bahanemiz hazır tabi, o takımlar da İho’nun takımıydı değil mi? Dibine kadar soyulmuş, beş yıllık yayın gelirleri bile satılmış Sadri Şener enkazından kimse bahsetmez tabi. Dalmayalım şimdi derinlere…   

Maça hiç girmeden, maç sonuna bir koca sayfa ayırmamızın sebebi , bu yorumların,  –bize göre-, bu  haksız yorumların, skordan, sonuçtan çok daha fazla canımızı sıkmasıydı çünkü bu takım, uzun çok uzun zamandır bu kadar iyi ve güçlü durmamıştı.

Siz eğer rakibi, Makedonya’yı küçümserseniz ben de size geçen sene ligden düşen, lig zorla tutunan takımlara karşı oynadığımız, (aslında oynamadığımız) maçları hatırlatır, ,sanki her defasında Barcelona’yla oynuyormuşuz gibi topu seyredişimizi, “atak” adı altında yaptığımız tek hamlenin Medjani tarafından şişirilen(tabi hemen geri dönen) topları hatırlatırım.

Siz eğer, Özer-Deniz değişikliği derseniz, ben de Şota’nın maç sonu röportajında “o şut içeri girseydi doğru değişiklik olacaktı” mırıldanışını hatırlatırım.

Siz eğer; yönetimi, Şota’yı karalamak için “Ama gol atamadık” derseniz, ben de Sepp Piontek’in “Çıkıp ben mi gol atayım” cümlesini hatırlatırım.

Siz eğer ; Constan’tan sol bek mi olur derseniz, ben de 1 koca yıl oynamamış adam için sezon sonu açtığınız o sevgi dolu pankartı, hem geçen sene başındaki bir iki maçla adama dizdiğimiz övgü dolu cümleleri hatırlatırım.

Siz eğer “Cardozo’yla bu iş olmaz” derseniz ben de size zat-ı şahanelerini nasıl omuzlara aldığınızı, nasıl bir kere bile senkronize olarak adamı protesto etmemenizi  hatırlatırım ki umarım, artık, dünkü maçtaki sayısız ortadan sonra “Abi adam iyi, besleyemiyoruz” diyen de kalmamıştır.

Siz eğer “Sonuçta yenildik işte, hatice- netice” derseniz ben de size sırf şu netice huyumuz yüzünden, Mustafa Denizli tabiriyle “skor  yazarlığı-yorumculuğu“  yüzünden ne yanlışlar ı on yıllar boyunca devam ettirdiğimizi hatırlatırım. 

Son olarak, siz eğer Hurma neden geldi, ne iş yapar derseniz ben de size tek maçıyla alkışlanan Mbia’yı, Cavanda’yı, Okay Yokuşlu’yu yani diğer bir ifadeyle memnuniyetsiz taraftarımızı yüzde yüz lük bir başarıyla memnun edebilmiş  bunların yanında Halilhodziç zoruyla apar topar aldırılan Waris sıkıntısından, (umalım ki) Yatabare sıkıntısından kurtuluşumuzu hatırlatırım.

Ve daha da son olarak siz hala ve hala “Yahu hangisi haklıydı?” diye sormaya devam ederseniz ben size , içim acısa da, yüreğim yansa da, “ilahi adalet” denilen, “mazlumun ahı” denilen “bir çuval incir” denilen kavramları hatırlatırım.

Elbette bu Cardozo’yla olmaz, elbette Sefa’yla olmaz, elbette bu Constan’la, bu yedek kulübesiyle olmaz lakin bu Şota’yla, bu Hurma’yla o kadar çok şey olmuş ki…Ne diyelim, inşallah olmazlar da olur.

 

   

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa YILMAZ - 1 yıl önce
Ben bu yazılanlara sonuna kadar katılıyorum. İlavede bulunayım. Bu Mustafay'la, bu Deniz'le, olmaz. Konstant'a biraz daha ciddi oyun oynatılabilirse, rakibi ciddiye alması sağlanırsa ollur. Sefa yetersiz. Kardozu güçsüz. Bunlar düzelirse olur. Maçın sonuna kadar hep ümitliydik. Bu takım bize geçmişte maç boyu kabuksuz yumurta ettiriyordu. Biz avrupada başarılı olacağız, Fener, GS ve BJK kupalara bizim puanlarımızla katılacak. Boş verin. Ligde şampiyon olsun da doğrudan Şampiyonlar Ligi'ne katılsın. Diğerleri kendi göbeğini kessin.