Halil Şanlı yazdı…

Halil Şanlı'nın kaleminden...

Halil Şanlı yazdı…

TRİBÜNDE GÖRDÜKLERİM


Trabzonspor’da  Onur krizi soğuk savaş şeklinde devam ediyor. Kaptan Onur’un önceki akşam maç esnasında bazı taraftarlara karşılık verip bazılarına mesafe koyması, bir gurup taraftarın Onur’u yücelten , yönetimi yeren tezahüratları, tribünlerdeki Onur bölünmüşlüğü bunun en somut emareleridir.

ONUR UNUTMA Kİ…

Sırayla uyarılarımızı yapalım. Onur kardeşimiz, ne yazık ki yerini hala idrak edememiş. Bir gurup taraftara mesafe koyarken, keşke o insanların yıllardır  kendisine kral tacı giydirdiğini de hatırlayabilseydi. Ve Onur hem yetenekli bir kaleci, hem takımın kaptanı olarak şöyle düşünmeliydi: ‘Evet benim hatalarım oldu. Bir kulübün hiyerarşik düzeni olmak zorunda. Eğer ben başkanı dahi tehdit ediyor ve affedilip üç gün sonra maça çıkarılıyorsam, buna şükretmeliyim. Bu aynı zamanda bana verilen değerin göstergesidir. Daha fazla kapris yapmadan,  başarılı kariyerimin yanına disiplinli kaptan  davranışlarını ekleyerek yeniden tüm gönülleri fethetmeliyim’…

BİLMELİSİN Kİ…

Onur bilmeli ki, bu soğuk savaş kendisine asla yarar değil zarar verecektir. Kaptan bilmeli ki ‘biz’ mantığı ile hareket etmek çok daha doğru olacaktır. ‘Ben’ olarak bakarsa sonu felaket olacaktır. Tecrübeli eldiven, Trabzonspor’un büyük kulüp olduğunu, bu kulübe kaptanlık yapmak ve efsane olmanın şeref duyulacak bir hadise olacağını idrak edebilmelidir. Onur her arkadaşına eşit mesafede olarak örnek teşkil etmeli. Bu takımın bütünlüğü, ekip ruhunun ilk adımı ondan  yani kaptandan geçecektir.

ONUR HEPİMİZİN AMA…

Onur’u desteklemeyi ödev bilenlere ise birkaç tavsiyemiz olacaktır. Evinizde, iş yerinizde oturup, olayları bilmeden, yaşamadan yargıda bulunmak Trabzonspor’a kötülüktür. Sadece takıma değil dahası çok sevdiğiniz iddiasında bulunduğunuz  Onur’a haksızlıktır. Bu davranışınız, Onur’u takımın üzerine çıkarmaktır. Böylesi bir yaklaşım ya da doğacak algı, kulübe zarar vereceğinden ‘Onur’un kellesi’ bir zaman sonra koparılır. Bilmelisiniz ki Trabzonsporlu olan ve o tribünlere gelen herkes, Onur’u da diğer futbolcuları da sizler kadar sever ve düşünür. Aymazlığa lüzum yok. Kulübü yönetenler varken, hiçbir futbolcu yönetici olamaz. Hiçbir oyuncu boyunu aşan işlere kalkışamaz. Yoksa bu işin önü alınamaz. Hiç kimse Onur’u kaybetmek istemiyor. Tam tersine, kaybolma arzusunda olan, sağlıklı düşünemeyen ve şöhreti ‘güç’ olarak algılayan Onur’dur. Oysa hem yöneticiler, hem de tüm taraftar, Onur’u ikaz edip, silkeleyip kendine gelmesini sağlamak uğraşındadırlar.

EL ELE VERMELİYİZ

Ligin başlamasına bir hafta kala ve kongreye sadece dört ay kalmışken, Onur’u bahane ederek ‘Yönetim istifa’ sesleri yükseltmek sadece ego tatminidir. Ne kimse sizi dinler! Ne de ciddiye alır! Ve bundan sonra haklı dahi olacağınız tepkilerinizde muhatap alınmazsınız! Sözde hepimizin sevdası olan (ki inanmıyorum) Trabzonspor, sancı ile kıvranırken, bu tür yaklaşımlar, sadece sancıyı dayanılmaz boyuta taşır. Belki bu sancı  ‘sevdamız’ dediğiniz takımı ölümcül bir vakaya bile taşır. Geçen akşam ki müsabakada yaptığınız, emin olun ki içinizdeki hırslarınızın neticesi olarak egonuzu tatmin etmek, Onur ve Trabzonspor’a zarar vermektir. Lige bir hafta , kongreye 4 ay kala ‘istifa’ ve ‘Onur’ inatlaşmasının başkaca hiçbir tarifi mümkün değildir. Eğer Trabzonspor’u seviyorsak, gelin el birliği ile tribünleri çatlak tek bir ses çıkmadan, sonuçlar ne olursa olsun, hiçbir oyuncuya ayırım yapmadan, ligin onuncu haftasına kadar tıklım tıklım  dolduralım. Var mısınız? Hasta, yatağından ancak bu şekilde kalkar. Hacıosmanoğlu’na veya Hurma’ya veya bir başkasına kızsak bile şimdilik belli etmeyelim. Dört ay sonra kongrede hepimiz hesabımızı görelim. Ben inanıyorum ki; önceki akşam maçın 25 dakikalık bölümünde olumlu sinyaller veren takıma katılacak iki-üç oyuncu ile gücümüz daha da artacak. Daha önemlisi yine inanıyorum ki, asıl gücümüz taraftar olacak. Eğer ilk on hafta bütünlük ve coşku ile sonuçlara bakmadan tribünleri her maç dolduralım, göreceksiniz ki  bu takım çok daha büyük mesafe alacaktır.

HASETLİK SİZİ KÜÇÜLTÜR

Son olarak,TRT üst düzey yönetimine Trabzonspor’un Avrupa kupası müsabakalarında yorumcu olarak şahsıma verdikleri imkandan dolayı şükranlarımı sunuyorum. TRT televizyonunda yaptığım yorumlardan dolayı tarafıma Avrupa dahil gelen binlerce tebrik ve teşekkür mesajlarının sahiplerine de hürmet ediyorum. Seviyesiz, iftiracı insanlar bir tarafa. Onlar kimsenin ciddiye almadığı ahir zaman alametleridir! Fakat seviyeli, kültürlü bildiğim insanların, TRT ekranlarında ki ‘çekememezlik’  hezeyanı ile yaptıkları sataşmalar;  şahsım değil, Trabzon insanı adına esef vericidir. Dün yeşil sahada top koştururken ‘Bana sahip çıkın’ yalvarması içinde olan ve bugüne kadar mesleği ile alakalı hiçbir noktaya gelememiş, en son yapacağı iş olan ‘yorumculuk’ adına çıktığı ulusal Televizyonlarda, diğer yorumcuların  oyuncağına dönüştürülmüş zavallı  ‘komedi başbakan’ lakaplı kişi  ile  sayın Giray hocamızın; ‘sol bekten sağ bek, sağ bekten sol bek çıkarmalıyız. Transferi kadro içinden çözmeliyiz’ diyerek görüşlerime katılmadığı noktasında şahsımı hedef alan yorumunu  acı bir gülümseme ile izledim. İddia ediyorum hala. Bu takıma kaliteli bir sol bek şarttır!Hem de elmadan armut, armuttan elma olmayacağı gibi...

Sayın Bulak hocamızın teknik adamken, sol bekten sağbek, sağ bekten sol bek yaratma çabalarının nasıl hüsranla sonuçlandığını hiç unutmadım! Kaldı ki çalıştırdığı takımlarda kaç tane bu tür oyuncu yaratma mahirliği göstermiş, merak ediyorum! Yani sırf iş olsun, sırf laf olsun diye boş yorum yapmasını da çok anlamsız ve yakışıksız buldum. Hatırlatırım ki, Morinho’da ciddi manada futbol oynamamıştır. Yılmaz Vural hiç oynamamıştır. Ama ikisi de teknik adamdır. Çünkü futbolda zeka ve gözlem kabiliyeti çok önemlidir. Dolaysıyla futbola teşhis koymak için eskiden futbol oynamış olmak gerekmiyor! Yani zeka en önemli faktördür. İsterseniz gelin hepimizin geçmişte yaptığı yorumları karşılaştırıp; zeka ise zekalarımızı, yorumlarda ki isabet oranları ise onları bir mukayese edelim. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yasar - 1 yıl önce
Bu yazınızı okumadan önce de size hak verdim.giray hoca gerçekten kendini kucuk düşürdü
Avatar
AHMET DEMİR - 1 yıl önce
Sevgili halil şanlı Trabzonspor 9o dakika tek kale oynasın giray bulak gene beğenmez kendini çok yukarılarda görüyor bize senin gibi yapıcı yorumlar yapanlR lazım .
Avatar
turan gul - 1 yıl önce
lemi ile giray bulakin yorumlarinin acik bir sekilde tarafli oldugu ortada bunlarin derdi beklentisi kendilerine gorev verilip maas beklentisi icindeler bu beklenti hurmanin goreve gelmesi ile suya dustu onun icin ne yapacaklarini sasiriyorlar