Hami Mandıralı’nın özrü

Murat Bulut yazdı...

Hami Mandıralı’nın özrü

 Sevgili okurlarım, doksan dakikalık seyirden sonra gözümüze gelen artıları ve eksileri yine sizlerle paylaşmaya devam edecektim ki Hami Hoca’nın maç sonundaki özrü ve ricası açık söylemek gerekirse yazı içeriğimizi tamamen değiştirdi.

                İlk gözümüze çarpanlar olarak elbette eksiler fazlalıktaydı. Zamanında yollarımızı ayırdığımız Boasingwa’yla yeniden kıydığımız nikahın bedelini ağır bir şekilde ödeyecektik ki ilahi bir yardımla birkaç irili ufaklı tehlike atlattık, hocamızın isteğiyle bunları dile getiremiyoruz.

                Keza, varlığı tam bir saatli bomba olma yolundaki Salih Dursun’un topa gelişi, pozisyonlara müdahalesi her an bir penaltı, bir kırmızı kart bir tehlikeli bölgeden serbest vuruşa gebe duruyor, lakin hocamızın isteğiyle bunları da söylemiyoruz.

                Ellerin kanatları topu alıp, çizgide sürüp, bir, olmadı iki adam geçip, ya içeri dalıp ya kenardan etkili sert kesmeler yaparken, bizim Erkan ve -golüne rağmen- Sefa göbekten top bekleyip duruyorlar, gelen topları da becerileri nispetinde ancak şut çekerek değerlendirebiliyorlar, bunları da yazamadık.

                Marin’in hünerli ayaklarına övgüyle beraber pas vakti geldiğinde hala çalım derdinde olması bir başka eksimiz, ondan da bahsedemiyoruz.

                Lakin gönül rahatlığıyla Onur’un eski günlerine geri dönmesini göklere çıkartabiliriz, Onur’un gönlünü hoş edebiliriz, buna müsaade çıktı.

                Bir diğer farkına vardığımız artı ise Cardozo’suz bu takımın kesinlikle 11 kişi oynadığı ve Cardozo’nun bu vasat takımın oyuncusu olmadığı gerçeği…

                Hami Hocamız, lütfen bu takımı eleştirmeyin dedi biz de ancak tespit niteliğinde bu kadar yazabildik, belki gelecek haftalarda hep iyisin hep hoşsun deriz, yeter ki milyon euroluk oyuncularımızın gönlü incinmesin.

                Dedik ya, bizim bugün asıl değinmek istediğimiz husus hocamızın özrü.. .Bilmem duydunuz mu ama hocamız, otoritelere(!) göre, geçen hafta çok büyük bir ayıp etmiş(!) bu takımın, önceki hocalar tarafından yeterince çalıştırılmadığı gibi bir kelam etmişti. Sayın hocamız yaptığı büyük hatanın(!) farkına varmış olacak ki bu hafta yaptığı açıklamayla Şota Hoca’dan da Sadi Hoca’dan da özür diledi. İşin tuhaf tarafı TRT ekranları dahil pek çok kişi tarafından bu özür muteber bulundu makul görüldü. Göründü de, bizim nazarımızdan bakıldığında, yaşanan -sadece- altı yıllık sürece bakıldığında bu takımın, bu camianın en büyük sorunun, aslında içinde bulunduğu berbat halin asıl sebebinin bu “kol kırılır yen içinde kalır” mantığı olduğu bir kere daha teyit edildi.

                Sadri Şener’in aldığı bütün futbolcular(!), yaptığı icraatlar, demeçleri, söylemleri ortadaydı. İsimlerini saymaktan bıktığımız hatta sayarken bile hararet yaptığımız ve bugün ne idükleri belli olmayan, her biri meçhuller kervanına katılan o güzide(!) yabancılar takımın içine doldurulurken, takım hepi topu beş-altı yerli üzerinde kör topal giderken başta Şenol Güneş olmak üzere şehirden, camiadan, hele hele aydın ve güvenilir medyadan hiç kimse çıkıp da “Ey Şener, hangi akla hizmet bu adamları aldın” diye gürleyemedi. (Halil Şanlı ve idaresindeki trabzonhaber.com.tr hariç)Herkes topu taca attı, futbolcuları eleştirdi. Sınıfı üçüncü lig olan futbolcuların ne suçu varsa!

                Şener’den önceki dönemlerde de yapılan onlarca yanlışta yine susuldu, “o büyüğümüz” dendi “yüz yüze bakıyoruz” dendi. Herkes herkese karşı susarken kaybeden hep bu muzdarip taraftar oldu.

                Gelelim tekrar Hami Hoca’ya…Sayın Hocam, bu camiada Şenol Güneş’ten sonra belki de en hatırlı isimsiniz. Eğer siz de gördüklerinizi söylemezseniz kimse bir şey söyleyemez. Eğer siz de camia baskısından çekinirseniz o camia gün gelir sizin de kellenizi alır. Ne Sadi Hoca, ne Şota Hoca, ne Şenol Güneş ne Muharrem Usta bu takımdan daha büyük ve sevgili değiller. Hiç kimsenin bu takımı kondisyonsuz bırakmaya, kötü transferlerle doldurmaya, berbat teknik ve taktikle milletin alay konusu yapmaya hakkı yoktur( Bunu benim gibi gurbette yaşayanlar bilir ancak). Bize göre Şenol Güneş’in en büyük  kusuru gerçekleri haykırmamasıydı. Lütfen, her ne gördüyseniz bundan kelli hep bizimle paylaşınız. Unutmayınız ki bu takım, sizin olduğu kadar bizimdir, hepimizindir…Yeri geldiğinde bu takımı başkanından bile, hocasından bile, yönetim yalakası yazarından, çizerinden bile hatta taraftarından bile( bkz: sahaya dalan, para veriyorum diyen, defalarca kere saha kapattıran) korumak icap eder, biline. Ve bu takıma her kim zarar veriyorsa tez zamanda def edile…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.