Haydi ucuz kahramanlar…

Halil Şanlı yazdı…

Haydi ucuz kahramanlar…

 Yıllardır yazıyorum…Yıllardır söylüyorum…Bu takımın, bu kulübün sorunu asla teknik adam kaynaklı değil, yönetimseldir. Hatta yönetim üstü, camiayı bölük pörçük eden dinazorların takındığı tavırdır. Ama üzülerek görüyorum ki hala ‘Hami öyle, Ersun Yanal böyle’ gibi yanlış değerlendirmeler yapılıyor. Beyler, teknik adam yanlışları zaman içinde onarılabilir! Ama camia içi yaklaşımlar kangren olur! Yıllardır olduğu gibi…

Ödün Vermeyeceğiz

24 yıldır aktif olarak bu camianın içinde mesleğimi icra etme gayretindeyim. Kimseye hatır yapmadığım, en yakınımdaki isimleri dahi eleştirdiğim için  birilerinin her daim  hedefinde olmuşumdur. Üzülmüyorum. Çünkü Allah hesabı görecektir. Sabretmekte fayda vardır. Sırf doğruları yazdığımız, sırf transferlerde dönen dolapları ifşa ettiğimiz, sırf kişisel hesap yapanları yerden yere vurduğumuz için öyle iftiralara uğradık ki! Ama umursamadık! Çünkü gerçeği Rabbimizin bilmesi yeter! Bunları neden yazıyorum. Çünkü onlar, hep kendileri için kalem sallayacak, doğru ve yanlışı onlara göre uyarlama gayreti gösterecek, ‘kaypak kalem’ arzu eder. Biz öyle olmayacağız. İftiralarla, sezon başı TRT televizyonu ile yorumculuk sözleşmesi imzalamamızı engelleseler bile, ‘nasip’ diyerek içimize sindirmeyi bildiğimiz gibi kalemimizden de ödün vermemeye yeminliyiz.

Ağabeyler ve satılmış kuklalar

Şimdi konuya girelim tekrar. Trabzonspor’un bugün içinde bulunduğu durum hiç hoş değildir. Bugün gelinen noktanın başlıca sorumlusu, 2008 yılında Nuri Albayrak’ı ‘ihtilal’(!) yaparak devirenlerden başkası değildir. İnanılmaz çirkin iftiralar, para ile satın alınıp kamuoyu oluşturulan gazeteler, her türlü çirkefliklerin döndürüldüğü dolaplar! Yani Trabzonspor’un değil, kendilerinin hesabını yapanların eseridir, bugünkü hal! Bu kulüp, bu hale öyle iki yılda, üç yılda gelmedi. Amerikan Wikileeks belgelerinde de işaret edildiği gibi siyasi bir proje haline dönüştürüldü Trabzonspor! O günlerin kılıcı keskin ağabeyi, seccadeden seccadeye koşarken, nefsinin esiri olup; ‘Bu Albayrak Trabzonspor’u başarıya taşırsa, siyasi hayatım kısa olur. Başbakan Trabzon’u artık ona teslim eder. Trabzonspor camiası da onun kulu olur. Ne yapıp edip, bu adamdan Trabzonspor’u kurtarmalıyım’ demiştir! Adına ister paravan, ister maşa, ister kukla deyin ama benim gözümde ‘satılmış’ olarak tabir edilen unsurlar, işte bu münafık düşüncelerle harekete geçirilmişti o dönemler!

Kuklaya inanılmaz destek

Trabzonspor’un başına da, bu amaçlara hizmet edecek ‘günün kuklası’ getirilmişti! Hem de el birliği ile! Sonrasını gerçek Trabzonsporlular biliyor zaten! O günün siyasileri, kulübe oluk oluk para akıtırken, şampiyon olunması için fırsat üstüne fırsat sunarken (2011’e kadar), ağabeylerin kuklası olarak göreve gelenler, kendi ceplerini doldurmakla meşguldüler! Burak Yılmaz ve Olcan Adın dışında; 5 yılda alınan en az 60 futbolcunun hepsinden zarar edilen bir anlayışla, hükümdarlık hayatı sürmeyi tercih ettiler! Bilgisi, birikimi, vicdanı, kulüp sevdası olmayan şımarık, yılışık, etiket meraklısı, kendi cebine çalışan, ‘hizmet ediyoruz’ cümlesinin altına sığınıp, ihanet eden tipleri, bu ağabeyler görmelerine rağmen, kasten susmayı tercih ettiler! Neden? Dün, M. Ali Yılmaz’ın bıraktığı 10 milyon dolarlık borca isyan eden, Nuri Albayrak’ın  bugünkü hesapla bıraktığı 12 milyon dolar borca ‘bittik, tükendik’ yaklaşımı gösterenlerin, kalem oyunları olmadığında, gerçekte  250 milyon borç ve borsada ki hisselerin yüzde 47  sini de satıp cep ellezi yapmalarına ses çıkarmaları mümkün değildi!Müdahale etselerdi, hepsinin oyunları bozulacaktı çünkü...

Onların tek kriteri

Trabzonspor'un borcu ne olursa olsun! Onlara göre, kulüp kendi maşalarının elinde olsun! Kendileri kulübe her daim hükmetsin yeter! Tek kriter buydu, onlar için! Kimse kimseyi kandırmasın beyler! Trabzonspor’un dibine dinamit koyulan dönem 2008-2013 arasıdır! Çünkü camianın dinazorları bu yıllar içinde; gayri ahlaki olan, Trabzonspor anayasası ile uyuşmayan her yolu mubah saymıştır. Alkış tutmuş, satılmışlara pirim yaptırmıştır! 2013 yılında göreve gelen yönetim de paralel  hatalara devam etmiştir. Püf noktası;  Sadri’nin ki için ‘yanlış değil’, Hacıosmanoğlu’nun ki  için‘Muharrem beye çok üzülüyorum’ şeklindeki yaklaşımlardır! Çöküşü, tükenmişliği, ruhsal travmayı bu çifte standart kokan, samimiyetsiz anlayışta aramak lazım gelir.

Zavallı başkan yardımcısı

Eğer bugün; ‘Sadri Şener, Burak Yılmaz’ı sattı diye isyan ediyorlardı. Ama ondan kar ettik’ diyecek kadar zavallı budalalar, bu kulüpte başkan yardımcılığı makamına kadar yükseliyorsa; bu, yönetimlerin değil, camianın seviyesinin ne denli düştüğünün, sıradan bir camia olduğumuzun göstergesinden başka bir şey değildir. Çünkü 2008-2013 yılları arasında sahada, saha dışı güçlerinde katkısıyla hoş görüntü sergilettirilen takımın, kapı ardında dönen dolapları, meşru gösteren, içine sindiren, camiasına yakıştıran anlayış, yöneticilikle birilerinin avukatlığına soyunmayı karıştıran zavallıları, başkan yardımcısı da yaptırır, başkan da! Oysa Sadri Şener zamanında 200 milyon maliyetli kadrodan Burak ve Olcan dışında kar edilen tek oyuncu yokken, Hacıosmanoğlu döneminde daha üç beş futbolcudan kar ediliyorsa, düşünmek ve iyi hesap yapmak gerekmez mi? Sakın yanlış anlamayın haaa! Hacıosmanoğlu çok iyi işler yaptı diyen yok! Bugünkü yönetimin zavallı başkan yardımcısının mantığı ile bakarsak, ona tek bir misal olsun diye söyledim bunu!

Yönetimler etkilidir ama asıl sorun

Camianın çifte standartı, iki yüzlü yaklaşımları bugün Trabzonspor’un en büyük ve tek sorunudur. Eğer biz sorunu Hami Hoca da ve diğer şahıslarda ararsak, bir arpa boyu yol alamayız. Ha burada nedir? Yönetimler zaman zaman kritik anlarda, nokta kararlar verecek kabiliyette olmalı. Bazen risk almalı. Mesela  bir örnek! Hacıosmanoğlu’nun, Onur Recep Kıvrak’ın kellesini almaması olayında olduğu gibi! Çünkü  kaliteli isimlerden kurulu kadro, bugün bu haldeyse,  Makedonya olayında verilen ve bugünkü yönetimle devam eden tavizlerin de bir payı mutlaka olacaktır! Takım ruhunun bittiği, kimyasının bozulduğu gün, o gündür! Bilmem anlatabildik mi?

Haydi ucuz kahramanlar, zaman boy gösterme zamanı

Son söz! Trabzonspor alt sıralara doğru gidiyor. Bunda bugünkü başkan ve yönetimin bir etkisi yoktur. Bu  takımın bu noktalara düşmesinin sebebi camianın dinazorlarıdır! Haydi be dinazorlar. Düşün sokaklara! Trabzonspor’u kümeden kurtarın da, her biriniz yine ucuz kahraman olun! Fırsat bu fırsat, haydin!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa osman - 11 ay önce
faruk n. ozak ta 1996'dan beri takima ihanet etmektedir. o donem yapmadigi birkac transfer ve liyakatsizligi yuzunden takim seri sampiyonlugu yakalayamamis hatta dibe vurmustur. bu tipler ne vakit ellerini cekecekler ts'den?
Avatar
Murat KARAKAŞ - 11 ay önce
Müthiş bir yazı ve tespitler.

ARKASI GELMEZ DERTLERİMİZİNN BIKTIK İLLALLAHAHHH
Avatar
Ismail uzunali Kocaeli - 11 ay önce
Bu gun trabzonu ama öyle. Veya bu sekilde bu hale sadri senerin ve kulup üzerinde siyasi bir gurup kuran ama sike davasinda konuşmayan. Faruk ozakin vebali çok. Büyüktür
Ama ne yazikki olan trabzona oldu
Trabzonu bu hale getirenlerin Allah belasini versin
Avatar
Arif vural - 11 ay önce
Allah yar ve yardimciniz olsun kaleminize saglik
Avatar
Ali Yılmaz - 11 ay önce
Ağzına sağlık Halil Bey doğruları söyleyin arkanızdayız bu takım bunları hak etmiyor bir kilo tereyağı satıp maça gidenler bugün vipte bedava maç seyretmek istemiyor bunun vebali dinozorların yazık yazık
Avatar
özkan kalayci - 11 ay önce
Olay siyasıdır ve siyasi kalacaktır. Kurbanı da TS dır.siyasi ranta baş kaldırılmadıkça da bu durum değişmeyecektir.8