İç Güveyden Hallice

Yener Yanık yazdı...

İç Güveyden Hallice

 Futbolun olmazsa olmazları vardır. Yeri geldi dokuz kişiyle oynarsınız ama kalecisiz oynayamazsınız… Kalecisiz oynayamadığınız gibi forvetsiz de oynayamazsınız.

Özyacı’nın tabiriyle “atanın ve tutanın iyi oldu mu maçı alırsın”

Bu kadar basit bir mantıktır bu… Atan ve tutan olmazsa olmazıdır bu meretin.

Peki, bizde nasıl dersiniz? Sadece tutan ve ona eşlik edecek on kişi… Atan yok tutan on bir…

Taktik de teknik de bu…

Gidişi var gelişi yok… Kısaca siz hiç egzozu olmayan bir araba ya da tek girişten ibaret bir ısıtma sistemi gördünüz mü?Görmediyseniz Kasımpaşa’da muadili vardı bu dediğimin.

Elli beş dakika boyunca forvetsiz bir oyun… Eli beşten sonra da “55’inde olan emiceler gibi” sahaya giren Deniz…

18’lik Muhammet vardı diye sormayın.                 Hatta ondan dahaküccüklerini yani cücüklerini Premier ligde Manchester’da, Chelsea’de görebilirsiniz de bizde göremezsiniz.

2,500 TL’ye 9’un 1’den stajyer memur maaşı alan ve ocak ayında yüzde altı zamdan yararlanacak olan Muhammet kulübede oturuyor.

Maliyeti 30 milyona yaklaşan N’Doye kadroda yok, ama gol krallığı listesinde zirvede zırvalıyor.

Yahu çıldırmamak mümkün değil. Ne olması lazım daha bu adamın oynaması için. “Ben buldum, benim adamım, kimseye yedirtmem, yerime hoca gelirse de U 18’e tekrar götüreceğim onu”diye mi bu adam oynamıyor. 

İki maçta son yirmi dakika oyuna girdi, iki gol attı…

Bırak da oynasın. Özgüven kazansın, kendini bulsun ve bu şehir yeni bir değer kazansın.

Kimmiş bu Deniz, geleli beri ne yapmış? Kaç gol atmış, kaç maçta takımı ipten almış…

Forvetsiz senfoni orkestrası… Forvet olmayınca rakip defans orta sahada ve sahanın her yerinde en az iki kişiyle bizi boğdu. Çıkamadık, boğulduk.

Yusuf havadaki sisi, dumanı bahane etme,  Sadi Hoca’n bacayı kapatınca rakip bizi duman etti. Nefesin de bundan kesildi.

Lehimize olan çoğu net faulü vermeyen YANKAYA, Onur’un ve Yumlu’nun pozisyonunda çok rahat penaltıyı verebilirdi, vermedi. Kısaca maçın berabere bitmesine vesile oldu.

Ayrıca çok çok net üç pozisyonu da Kasımpaşa gole çeviremedi. Hele ki altı pas içindeki bomboş kaleye topu atamayan rakip adeta bir puanı hakemle bir olup bize hediye etti.

Dokuza iki korner, rakip lehine “net üç gol pozisyonu ve verilmeyen penaltılar”  egoist Mehmet’in boş kaleye topu atamayışı, yediğimiz ilk golde de ayağındaki topu rakibe kaptırışı, Sadi Hoca’nın “Beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar” dercesine alt yapı benim yuvam, beni oraya gönderin serzenişi maçın özetiydi.

Onun haricinde her şey bildiğiniz gibi. Şota’ya göre çok iyi, Hacıosmanoğlu’na göre çok çok iyi. Yani kötünün iyisi, yani ölümü gösterdiler, sıtmayla geçiştiriyorlar.

Ezcümle… İÇ GÜVEYDEN HALLİCE…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kamacı - 13 ay önce
Mustafa Y ve özer 'den bizi kurtarın.Okay ve Mehmet çıt kırıldım oynuyor. Mustafa Beşir niye oynatmıyorsun ? Usta Hocayı değiştir.Bizi ikinci yarıda bunaltmayın bari. İyi bir forvet ve iyi stoper alın.