İl Genel Meclisi’nden ‘Temiz Futbol’ Eylemi

Trabzonspor formalarıyla katıldılar...

İl Genel Meclisi’nden ‘Temiz Futbol’ Eylemi

Trabzon İl Genel Meclisi üyeleri, Temmuz ayı toplantısına Temiz Futbol’a vurgu yapmak için beyaz Trabzonspor formalarıyla katıldılar.


Kulübün Avukatı Nusret Yılmaz’ın konuşmacı olarak yer aldığı oturuma meclis üyeleri temiz futbola vurgu yapmak için beyaz Trabzonspor formalarıyla girdiler.

 

Trabzon İl Genel Meclisi Başkanı Haydar Revi’nin açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Trabzonspor Avukatı Nusret Yılmaz, İstanbul 16’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama süreciyle ilgili bilgi verdi. Beyaz formalı meclis üyelerini ‘çiçek tarlasına’ benzeten Nusret Yılmaz şunları söyledi:

 

“3 Temmuz sporun, futbolun arınmasının temizlenemeye gayret gösterildiği tarihin başlangıcıdır. Şeffaflık, fırsat eşitliği ve adalet duygusunun ön plana çıkarıldığı tarihtir. Sizi Bordo – Mavi renklerin yanında beyazın hakim olduğu bir çiçek tarlası şeklinde görüyorum. Beyaz saflığın, temizliğin, masumiyetin ve adalete teslimiyetin rengidir. Beyaz diğer bütün renklerin gücünü, anlamını etkisinde bulunduran bir renktir”

 

Avukat Nusret Yılmaz, “Mahkemenin yargılamadaki gayreti, çok ağır ve nitelikli dosyaya vakıfiyeti ve delilleri değerlendirmedeki hassasiyetinden çok memnun olduk. Bu noktada mahkemeyi çok başarılı bulduk. Gerek kendilerinin gerek yüce Türk yargısının bu başarılarının devamını temenni ederiz” dedi.

 

Meclis üyelerinin sorularını da cevaplayan Nusret Yılmaz, “Yargıtay sürecinde Fenerbahçe dinlemelerin yasal olmadığını öne sürerek savunma yapacak. Bu kuvvetli bir dayanak mı?” şeklindeki soruyu yanıtlarken şunları söyledi: “İletişim tespiti hususunun düzenlendiği CMUK 135’te iki unsura dikkat çekilmiş. Suç işlendiği noktasındaki kuvvetli şüphe bulunması ve başka şekilde delil imkanı olmaması. Haberleşme hürriyetinin istisnalarından biridir bu. Yargı kararlarıyla sabit olduğu üzere ‘iletişim tespit tutanakları tek başına delil kabul edilmez’ denilmektedir. Yani maddi vakalarla bunların desteklenmesi lazım. Ama hukuk her zaman 2 kere 2 etmeyen bir bilim dalıdır. Bir meseleye birçok farklı yaklaşım ortaya çıkabilir. Yargılama safhasında bizim şahit olduğumuz üzere burada sadece iletişimin tespiti tutanakları değil, bunları destekleyen fiziki takipler, sanıkların kendi savunmalarındaki beyanları, dosyada bu hususları destekleyen diğer bilgi ve belgeler de mevcuttur. ‘Ortada sadece iletişim tespiti tutanağı vardır’ demek doğru değil. Yargılamayı yapan mahkeme de bu konuda uzman ve Türkiye’nin herkes tarafından bildiği, göz önünde olan başka davalara da bakan bir mahkeme. Eskiden de aynı mahiyetteki pek çok dosyayı karara bağladılar. Hiçbir mahkeme yeterli delil olmadan, suçun subuta erdiğine dair tam bir vicdani karara varmadan mahkumiyet vermez. Dosyada sonucun ne olacağını kestirmek mümkün değildir ama mahkemenin verdiği karara dayanak kılınabilecek mahiyette delil, bilgi ve belgelerin olduğuna inanıyorum.”

 

Nusret Yılmaz, yaşanan süreci futbolun temizlenmesi sırasındaki doğum sancıları olarak niteleyerek şöyle devam etti: “Doğum sancısının sonu hayırlıdır, mutludur. Ama sancı da kaçınılmazdır. Bu sürecin sonunun aydınlık olacağına inananlardanım. Burada hukuka aykırı eylemlerin görmezden gelinmemesi, müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik eylemlere müdahale edilmesi ve engellenmesine yönelik bir gayret vardır. Temennimiz  tüm vicdanların beklediği ve Türk halkının umut ettiği şekilde sonuçlanması. Hak edenlerin hak etmiş oldukları cezalara çarptırılması bunun da başkalarına örnek ve caydırıcılık teşkil etmesidir. Bu işlerin rengi, dini, dili, ırkı ve mezhebi olmaz. Bu işler tamamıyla şahsiyet, haysiyet ve adamlık meselesidir. Başkasının hakkına saygı göstermek insanın içinde var olan bir duygudur. Bu duyguyu içinde taşıyan insanlar sahada akıtılan alın terine saygı duyacaktır ama bu duyguya sahip olmayanlar yine bu işlere kalkışacaktır”.

 

Nusret Yılmaz, Tahkim Kurulu kararının mahkeme kararının tam tersi olduğun yönündeki bir soruyu yanıtlarken de şöyle konuştu:

“Sahaya yansıdığını ölçen bir makine yok tabi ama burada esas kabul edilebilecek hakem ve gözlemci raporlarıdır. Hakem ve gözlemci raporlarında bu tür bir beyan bulunmamasına rağmen UEFA kendi değerlendirmelerinde kulüpleri cezalandırmıştır. İtaya ve Yunanistan buna bir örnektir. ‘Hakem ve gözlemci raporlarında böyle bir husus yer almamıştır. Şike ve teşvik eylemi yoktur, buna dair karar verilemez’ ifadesinin bence hukuki dayanağı da bulunmamaktadır. Adli yargılama içinde disiplin kararı delil olarak değerlendirilebilir ama hakimi bağlamaz. Ceza yargılamasında hakimin eylemi sabit görmesi ve bu manada neticelendirmesi sonucu verdiği kararın bağlayıcılığı vardır. Biz de İstanbul 16’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin eylemlerin gerçekleştirildiğine yönelik bu kararının Federasyon nezdinde de kabul görmesi ve buna yönelik işlem yapması gerektiğine inanıyoruz. Ortaya çıkacak neticeler doğrultusunda ihtimalleri değerlendirerek hazırlıklarımızı yaptık. Trabzonspor’un haklarının iadesi, teslimi ve korunması adına gerekli tüm girişimlerde bulunulacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın.”

 

UEFA’nın da iddianamenin tercümesini yaptırarak süreci ne kadar yakından takip ettiğini göstermiş olduğunu vurgulayan Nusret Yılmaz, “UEFA’nın kendi disiplin kurulunun meseleye yönelik bugün yarın açıklanacak kararının henüz açıklanmamış olmasını da, İstanbul 16’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına bağlayanlar, bu davanın neticelenmesinin beklendiğini dile getirenler çok sayıda vardır. Bu, göz ardı edilemeyecek bir görüştür” yorumunu yaptı.

 

Yılmaz, savcının mahkemenin kararına itiraz etmesinin de özellikle Ağır Ceza Mahkemeleri’nde uygulanan rutin bir işlem olduğunu sözlerine ekleyerek, “Savcı iddianamesinin arkasında durduğunu göstermek için bu tür itirazlarda bulunabilir. Buna farklı anlamlar yüklememek lazım” diye konuştu.

 

Trabzon İl Genel Meclisi adına açıklanan duyuruyu toplantının sonunda Ak Parti Grup Başkanı Uğur Aydın okudu. Trabzon İl Genel Meclisi’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

 

“Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı kararları Anayasal güvence altındadır. İstanbul 16’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye’de ilk kez futbolda şike iddiaları üzerine şike ve teşvik girişiminde bulunarak futbol müsabakalarının sonuçlarına etki edildiğine dair kanaatini ciddi delillerle ortaya koymuş, suçluların cezasını vermiştir. Şike operasyonu ve dava sürecinde Trabzonspor da ‘çamur at izi kalsın’ şark kurnazlığıyla bu kirliliğin içine çekilmeye çalışılmıştır. Ancak hak, hukuk ve adalet yerini bulmuş, Trabzonsporumuz yargı kararı sonucu şike operasyonundan alnının akıyla temiz çıkmıştır. Bu sonuçla futbol kamuoyu ve yüce Türk milletinin engin hoşgörülü vicdanında hak edenin hakkını almasıyla ilgili beklentilerin yerine getirilmesi gerektiği yönünde kesin kanaat mevcuttur. Trabzonspor’un 2010 – 2011 futbol sezonunda sahada alnının akıyla kazandığı şampiyonluğu yargı kararıyla taçlandırılmıştır. Şampiyonluk tesciliyle kupasının Trabzonspor’a verilmesini beklemekteyiz”.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.