Kendilerine Üzülmesi Gerekenler

Halil Şanlı yazdı...

Kendilerine Üzülmesi Gerekenler

 Trabzonspor camiasında var olan ve kanımca küskünlüklerin asıl sebebi  hüviyetindeki ‘adamına göre muamele’ anlayışı   tüm hızı ile devam ediyor. Yapılan samimiyetten uzak  davranışları deşifre ettiğimiz de ise  sanki birilerini savunuyormuşuz   gibi  bir algı oluşuyor. Oysa kimseyi ayrıcalıklı filan tuttuğumuz yok. Camiada ki gelişmelere bakıldığında; kiminin ağzına bal  çalınırken, diğerininkine zehir konulmak istendiğine şahit oluyoruz. Kabul etmelisiniz ki bir yorumcu olarak, buna tepki koymamız kadar da  doğal bir şey olamaz.

Uzun  zamandan  beri  yapılan açıklamaları izliyoruz. Trabzonspor tarihinin en acı dönemine imza atmış, ekonomik olarak bu kulübün belini kırmış olan insanların, hiç kabahatleri yokmuş gibi kafalarını kuma gömen türden yaptıkları açıklamalarını takip ederken; ‘Neredesin ey vicdan’ demekten kendimizi alamadık! Daha da önemlisi Trabzonspor anayasasını, kulüp gerçeklerini yerle bir etmenin meşru sayıldığı icraatları, ilk uygulayan ve uygulayıcıların hamiliğini yapanların ‘pes’ dedirtecek türden  kendilerini aklama gayretleri, içten içe  yaşadıkları hezeyanın göstergesi olsa gerek. Bir önceki dönemin başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun kulübü iyi yönettiğini söyleyen zaten olmadı. Hacıosmanoğlu’ndan bu kulübü çok iyi yönetmesini de kimse beklemiyordu. Hatta ‘6 ayda bırakır kaçar’ diyenler çoğunluktaydı. Hacıosmanoğlu ‘iyi yönetemezdi, çünkü;Hacıosmanoğlu’na gerçekte 250 milyonluk bir borç yükü bırakılmıştı. Yönetemezdi çünkü; 2016 yılına kadar tüm gelirler, bir önceki dönemden çekilen kredilere karşılık bankalara temlik verilmişti! Yönetemezdi çünkü; hiç kimsenin konuşmadığı veya görmek istemediği, kulübün yüzde 47’lik hisseleri yok pahası fiyatlarla satılmıştı! Yönetemezdi çünkü; Trabzonspor’u siyasilere mahkum bırakanlar, aynı zamanda Hacıosmanoğlu’nu da bu yolda yürümek zorunda bırakmıştı! Mesele İbrahim Hacıosmanoğlu’nun iyi veya kötü yönetimi değildir. Zaten iyi de yönetememiştir. Yığınla yanlışlar yapmıştır. Ancak asıl mesele,  Trabzonspor değerlerini kim ya da kimlerin illegal hale getirip, legal gibi gösterdiği değil midir? Kendi siyasal yaşamınız için Trabzonspor’un başına iflas etmiş bir adamı taşıyıp, yaptığı her türlü yolsuzluğa kayıtsız kalacaksınız! O adamın, şike davasında Fenerbahçeliler ile kol kola girmesini sadece izleyip, sus pus olacaksınız! O adamın yarattığı, Trabzonspor ekonomisini onlarca kez aşan enkaz politikasına ‘gık’ demeyeceksiniz! Şimdi kalkıp, ‘Muharrem Usta’ya üzülüyorum’! Veya ‘Bu adama hala 1040 oy çıkıyorsa buna çok üzülüyorum’ diyeceksiniz! Adil, hakkaniyetli, adaletli, eşit mesafeli kısacası İslami bir anlayışta bu söylemlerin asla yeri olamaz. Bu anlayış olsa olsa  ‘ hakkaniyetle zerre ilgisi olmayan ve adamına göre muamele’ türünden politikaların ürünü olsa gerek. Aslında sizler, birilerine ‘üzülmek’  yerine, toplumun gözünde nereden nereye geldiğinize üzülmelisiniz! Dün size şapka çıkaran, önünüzde saygı ile eğilen insanlar için bugün ne anlam taşıdığınıza bakarsanız, üzüleceğiniz noktanın kendinizle alakalı olduğunu çok aleni olarak göreceksiniz. Dün sizi, diğerlerinden farklı tutan, sizlere farklı gözlükle bakan insanların, diğerlerinden farklı olmadığınızı anlayıp, sayenizde yaşadıkları hayal kırıklıkları, aslında en dramatik olanı değil midir?

Sonuç itibarı ile mesele;  Hacıosmanoğlu, Usta, Hekimoğlu veya bir başka mesele değildir. Mesele; samimiyetsiz yaklaşım ve iki yüzlü politikalardır. Kimse kimseyi kandırmasın. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Artık herkesin her şeyden  haberi var. Trabzonspor’un ilkelerini yerle bir eden, ekonomisini tarumar eden, Hacıosmanoğlu gibilere de ‘biz yaptık senin için de bu yol mubahtır’ cesaretini verenler, tarihin kara sayfalarında yerini almıştır. Lüzumsuz laflarla kendinizi aklayamazsınız. İflas politikalarının yolunu açan sizler, üzerinizdeki çamuru anlamsız sözlerle başkalarının üzerine atamazsınız. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.