Lütfen Sayın Başkan!

Halil Şanlı dört başlıkta başkana seslendi…

Lütfen Sayın Başkan!

Size sesleniyorum sevgili Muharrem Usta! Gerçi sizin için ulusal medya mensupları değerli, yerel medya çalışanları ‘önemsiz’  olsa da, insanlara hep yüksek pencereden bakmayı hayat felsefesi edinmiş olsanız da yine de sesleniyorum. Çünkü Trabzonluyum. Çünkü başkanlığını yaptığınız, şanlı geçmişe sahip bu kulübün bir sevdalısıyım. Çünkü 24 yılını bu mesleğe vermiş, kimseye ‘yalakalık’ yapmadığı ve kalemini dik tuttuğu için sizlerin hor gözle baktığı yerelde kalmış bir gazeteciyim. Mesleğim bu olduğu için değerli şahsınızı uyarmak da  benim vazifemdir.
 
Koskoca hastaneler zinciri yöneticisi olmanız, siyasi iktidarla olan iyi ilişkileriniz, zekanız, benim nezdimde Trabzonspor adına bir artı olmuştu. Hala daha bu konuda bir şüphem yok. Fakat birkaç konuda sizleri uyarmak ve endişelerimi de paylaşmak isterim.
 
Birincisi, seçimlerden evvel ‘Arkadaşlar, bizim seçilmemiz halinde para diye bir derdimiz olmayacak. Şu anda da çok büyük bir sponsor anlaşması hazır’ demiştiniz. Fakat görevde dört buçuk ayı geride bırakmanıza rağmen  yönetiminizdeki para sıkıntısının had safhada olduğunu görüyorum. Çünkü A takım oyuncuları ve 1461 Trabzon oyuncuları ‘para’ diye kıvranıyor. Ve sizler banka kredisi dışında hiçbir çözüm üretemediniz! Kaldı ki iki buçuk aydır banka kredisini de çözümleyemediniz. Yoksa siyasi anlamda benim düşündüğüm kadar güçlü değil misiniz? İnanın bu konuda yanılmak ve hayal kırıklığı yaşamak istemem! Sevgili başkan, bir an durun! Ve kendinize şunu sorunuz!
 
-Ben seçimlerden evvel topluma,  ‘Trabzonspor için en fazla 40 milyon lira borç verebiliriz. Gerisini bankadan kredi çekip halledeceğiz’ demiş olsaydım, seçimi kazanabilir miydim?
 
Lütfen bu soruyu kendinize sorunuz. Müslüman, hele de başı secdeye varan Müslüman, bu soruları kendisine sorabilmeli!
 
İkincisi sevgili başkan… En son yaptığınız açıklamada da ‘Yeniden yapılanma’ gibi bir söz ettiniz! Yerinizde olsam, bu söylemi bir daha kullanmam. Bu şehrin yapısını bildiğim için bu tavsiyeyi size yapmayı uygun gördüm. On gün sonra 5 ayını bitirecek olan bir yönetim hep ‘yapılanmaya’ gitti, gidiyor. Fakat ortada bir icraat yok. Ya da biz ‘taşralılar’,  var olan yapılanmayı mı göremiyoruz? Eğer sizin ‘yapılanma’ söyleminden kastınız, ‘Birilerini işten çıkarıp, seçim öncesi verilen vaatlere göre birilerini işe başlatmak’ ise bunun adı ‘yapılanma’ değil,  biz ‘taşralılar’ nezdinde  ‘diyet’ ödemektir! Sevgili başkan, umutlarımızı tüketmiş olmasak da, siz acil olarak birkaç somut adım atınız! Yoksa ‘yapılanma’ diye diye hiçbir şey yapamadan koltuktan olursunuz!
 
Üçüncü uyarıma gelmek isterim… Diyorsunuz ki; ‘Sadi Tekelioğlu’nun gitmesi için bir gündem oluşmuştu’! Bakın  sayın Usta! Ben bu şehirde yaşıyorum. Spor gündeminin nasıl oluşacağını ya da oluştuğunu en iyi bilenlerden birisiyim. Bu şehirde sayın Tekelioğlu’nun gitmesi için bir gündem oluşmadı. Fakat etrafınızda ki birkaç yönetici sizlere farklı şeyler anlattıysa bunu bilemem! Ya da müthiş kullanma becerisine sahip olduğunuz sosyal medya arenasında, 16-30 yaş arası genç delikanlıların yorumları size göre ‘gündem’ anlamı taşıdıysa, eyvah bizim halimize demektir. Hem de ne eyvaaahh! Osmanlıspor teknik direktörü sayın Mustafa Akçay’ın Trabzonspor maçından sonraki değerlendirmesini ya da daha açık olalım; değerli şahsınıza gönderdiği ‘Trabzonspor, taraftar görüşleri ile yönetilecek bir kulüp değildir’ şeklindeki eleştirisin de olduğu gibi, çok daha düşünerek adımlar atmalısınız! Eğer siz, taraftar istediği için bir şeyler yapmayı tercih ederseniz, siz sosyal medyadan taraftara anket gibi sorular yöneltip, kendinize bu yoldan bir kanaat oluşturursanız, size de yazık olur, bu kulübede! Naçizane önerim; taraftara, ya da üç beş yöneticiye sorarak hareket etmek yerine araştırmanız, danışmanız, kararlı hareket etmeniz yönünde olacaktır.
 
Dördüncü meseleye gelecek olursak… Salih Dursun  için son açıklamalarınızda epeyce ‘ortaya karışık’  sözler ettiniz. Kapıyı açık bıraktınız. Kararlı ve kendinden emin bir başkan görüntüsü vermediniz! Sayın başkan, G. Saray maçı gecesi yaşananlara tekrar dönünüz. Odanızın bir köşesinde gözlerinizi kapayınız. İyice konsantre olup, orada Trabzonspor’a yapılan ‘canlı’ ameliyatı film şeridi  gibi gözünüzün önünden geçiriniz. O ameliyat sonrası ettiğiniz lafları, Salih’i yanınıza alarak takdir gören sahiplenmenizi bir kez daha tasavvur ediniz. Aradan bir hafta geçtikten sonra da nasıl geri adım attığınızı ve hala atmakta olduğunuzu lütfen sorgulayınız!  Hayır sayın Usta hayır! Sizin deyiminizle Salih, ‘Türkiye liginde dönen tüm dolaplara kırmızı kart’  çıkarmadı o akşam! Giydiği formanın asaletine yapılanları kabullenemediği için o kartı çıkardı! Lütfen bizlere dolambaçlı sözler etmeyiniz. Biz her şeyin farkındayız. Salih’i futbol olarak beğenmeyebilirsiniz! Ama göreve gelmeden evvel şu an ki teknik adamınızın şahsıma söylediği gibi;  ‘Forma için savaşan, Salih gibi oyuncular her zaman kulübede olmalı. Oynamasa bile kulübede olmalı’  sözüne inananlardanım! Sevgili başkan, tüm değerlerimizi yitirdiğimiz, ilkelerimizi ayaklar altına aldığımız, gittikçe küçüldüğümüz dönemlerde;  hiç olmazsa, o akşam milyonlarca Trabzonsporlunun yüreğini okşayan bu çocuğa, bir defa olsun ‘dik’ duruşla sahip çıkalım, ne dersiniz? Bana göre Salih o akşam, bir ‘Trabzonlu’ duruşu göstermiştir. Biz de karşılık verelim derim! Bonservisi pahalı gibi safsataları ise es geçelim. Nasıl olsa menajerler aracılığı ile öteye beriye kayacak ve sizin bile haberiniz olmayacak milyon dolarlar olacak! Böyle bir onurlu duruş sizce 1.5 milyon dolar etmez mi sayın başkan?
 
Sevgili başkan… Bu uyarıların tek bir amacı vardır. Siz görevdekilerin yanlış yapmaması, Trabzonspor’umuzun başarılı olmasıdır asıl maksat! İnsanız elbette sizlerin de bizlerinde hataları olacaktır. Fakat uyarılara kulak tıkar, inanmak istemiyorum ama her icraatınızı ‘talimatlara’ göre yaparsanız, bile bile lades demiş olursunuz. Böylesi bir anlayış da, Trabzonspor’u günlük olarak ‘kurtulmuş’ gibi gösterse de,  geleceği ‘rehin’ vermek olacaktır. Siz bu kentin insanını,kendinizden  birilerigibi görmeseniz de, bu kent insanı, sizi kendinden biliyor sayın başkan! Sorumluluğunuz çok ağır. Allah yardımcınız olsun. Lütfen eleştirilere kulak veriniz. Lütfen somut adımlar atınız. Ve lütfen daha hoş görülü, alçak gönüllü olmayı deneyiniz.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali ARSLAN - 8 ay önce
Bu adam bu koltuğa geldi ama hala bu delegeyi anlamı ideğilim, koyun gibi ordan oraya sürükleniyor, Faruk özak çıkar 300 tane delege bağlar kongre kazandırır sondan sonra gelen yönetim diyetini öder, lig başlar 7 hafta gelir, ne solbek, nede dorğu düzgün santrafor transfer edilmez, Milyonlar çöpe atılır, taraftar arkanızdan söve söve sizi istifaya davet eder.Kısaca bu döngü yıllarca devam eder.2011 fısarata dönüştüremedik, şikecilerin piyonu olduk.