“Onların sevgisi karşılıksız”!

Serkan Balcı'dan Çok Özel Açıklamalar...

“Onların sevgisi karşılıksız”!

Trabzonspor'un Deneyimli oyuncusu Serkan Balcı, futboldaki başarısının yanı sıra küçük yaşlardan itibaren yüreğinde yeşeren hayvan sevgisiyle de dikkat çekiyor. Günlük yaşamın stresini genelde evde 30 ve Loli isimli köpekleriyle atan Serkan Balcı, Petcity Magazin adlı dergiye futbol dışı yaşantısı ve hayvan sevgisini anlattı.


Röportajın detayları şöyle:

 

Maçlar, deplasmanlar, antrenmanlar derken bu yoğun trafikte köpeklerinize nasıl vakit ayırıyorsunuz? 

 

Evet sizinde belirttiğiniz gibi çok yoğun şartlarda geçiyor hayatım. Bir sporcu olarak çok disiplinli olmalısınız. Benim ne zaman yatacağım, ne zaman yemek yiyeceğim, ne zaman antrenman yapacağım programlanmış durumda. Özellikle bu yıl çok sık aralıklarla maça çıkıyoruz. Dolayısıyla iç saha, dış saha derken  zamanımın büyük bir çoğunluğunu futbol alıyor. Bana göre insan koşullar ne olursa ailesine , sevdiklerine ve değer verdiği şeylere zaman ayırabilmeli. Ben onları ailemin birer ferdi olarak görüyorum. Onların yanıda çok mutlu hissediyorum kendimi. Mümkün olduğunca onlarla vakit geçirmeye çalışıyorum.

 

Sizin için neyi ifade ediyorlar? İyi bir arkadaş mı, huzur veren bir dost mu?

Onların sevgisi bambaşka, tamamen karşılıksız. Bunu anlayabilmek için yaşamak lazım… Kimi zaman arkadaş, Kimi zaman dost, kimi zaman da çok şey… Onlarla o kadar çok şey paylaşıyorum ki. Bu tarif edemeyeceğim bir duygu.

 

Trabzonspor’un lig hazırlıklarında ya da uzun süreli A Milli Takım kamplarında  köpeklerinize kim bakıyor, kime emanet ediyorsunuz?

Öncelikle ailem ilgileniyor. Onlarda benim gibi aynı duyguları taşıyorlar . Her konuda olduğu gibi bu konuda da eşim en büyük destekçim. Onun yetişemediği yerde bakıcımız devreye giriyor. Onların sevenleri çok.

 

Ayrı kaldığınız dönemlerde sizi özlüyorlar mı? Uzun bir aradan sonra sizi gördüğününde nasıl tepki veriyorlar.

Özlüyorlar tabi… Bunu hareketleriyle belli ediyor, sevgi gösterilerinde bulunuyorlar. O anımızı görmeniz lazım. Etrafımda dönüp duruyorlar, üstüme atlıyorlar. Ben de onları özlüyorum. Yeni sezon hazırlıkları için kampa katılmak üzere evimden ayrılmıştım. Yokluğumu farkeden köpeğim beni göremediği için 3-4 gün ne yemek yemiş ne su içmiş. Adeta kendini ölüme terketmiş. Bu durum beni çok derinden etkilemişti. Beni gördüğünde yemek yemeye başladı. O anı size kelimelerle anlatmam mümkün değil. Bu bambaşka bir sevgi..

 

Köpek bakımıyla ilgili bir eğitim aldınız mı? Köpeklerinize özel eğitim aldırdınız mı? Bu özel eğitimleri tüm pet sahiplerine önerir misiniz?

Bu konuda bir eğitim almadım. Zamanla birbirinizi tanıyor ve anlıyorsunuz. Hayvanları anlamak ve tanımak sanıldığı kadar zor değil. Onlara sevgi ve şefkat göstermek onlar için en güzel şey. Şu ana kadar olumsuz bir şey yaşamadık. Ama hayvanlarınızın eğitilmesine karşı değilim. Artı değerler katacağına da inanıyorum.

 

İlk köpeğinize nasıl sahip oldunuz?

Çocukluğumdan beri içimde bir hayvan sevgisi vardı. Her çocuk gibi bende hayvanların peşinde koşar günübirlik, sahiplenirdim. Bir köpeğin başını okşarken onun size kuyruk sallaması, sizi evinize kadar bırakması yani sizi sahiplenmesinin verdiği o güzel duygu çocukluğuma kadar uzanıyor. Bu duygunun karşısında daha fazla duramayacağımı anladığım gün yani 10 yıl önce bir sokak köpeğini sahiplenerek evime götürdüm. İşte ilk köpeğimi böyle edindim. Onun bende yeri çok farklıdır. Başka hayvanlar da beslemek istedim. Bütün hayvanları seviyorum ama özellikle köpeklere karşı sevgim bir başkadır.

 

Onların olmadığı ve onların içinde olduğu bir hayatı  kıyaslar mısınız?

Hayvanlarda insanlar gibi can taşır, nefes alır, üzülür, sevinir, mutlu olur. Yani tamamen benzer duyguları taşıyoruz. Dolayısıyla insansız hayat olamayacağı gibi hayvansız bir hayat da düşünülemez. 

 

Türkiye’deki hayvanların en büyük sorunu sizce nedir?

Bence en önemli sorun insanların bu konuda bilinçsiz olması ve bilgisizliği. Bu tarz insanların hayvanları anlaması çok zor. Herşeyden önce insanları bilinçlendirmek hayvan sevgisini yeni nesillere aşılamak ve onlarında sevgiye, şefkate ihtiyacı olan canlılar olduğunu, dünyanın sadece insanlardan ibaret olmadığını öğretmek, anlatmak gerekir.

 

Hayvan otellerini duymuşsunuzdur.. Daha çok kedi ve köpekler için düşünülmüş bir imkan, hiç denediniz mi? Bu oteller hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet duydum. Ama hiç denemedim. Faydalı olduklarını düşünüyorum. Özellikle iş ya da başka bir sebepten dolayı hayvanlarından ayrı kalacaklar için eğer başka birine bırakma imkanları yoksa son derece yararlı. Tabi otelin düzgün ve hayvanın rahatlığını sağlayacak şartlara sahip olması durumunda.

 

Engelli hayvanları, sokak hayvanlarını korumak için, bir çok kampanya ve projeler var, siz bir hayvansever olarak herhangi bir projede yer aldınız mı?

Bu konularla ilgili birçok hayvan dostu derneklerin olduğunu biliyorum. Özellikle son yıllarda yapılan bilinçli çalışmalar beni son derece mutlu ediyor. Trabzon’da da bu konuyla ilgili bir kampanya başlatılacak. Elbette ben de destekleyeceğim.

 

Hayvan barınaklarının hali ortada.  Barınaklarla ilgili neler düşüyorsunuz?

Gazetelerde, televizyonda olumsuz barınaklarla ilgili haberleri izlediğimde, o barınaklardaki yetersiz şartlarda yaşayan hayvanların durumları beni çok etkiliyor. Özellikle küçük şehirlerde barınakların durumları daha da acı. Kesinlikle hayvanseverin küçük şehirlere de el atması gerekiyor. Trabzon’da da barınak çalışmaları başlayacak. Ben de bu konuda elimden gelen desteği vereceğim..

 

Bazı insanlar kedi, köpek yavrularını tatlı ve sevimli diye alıyor, büyüdüklerinde ise sokağa atıyorlar, bu durum hayvanların psikolojisini nasıl etkiliyor sizce?

Ben bunlara çok üzülüyorum. İnsan bakamayacağı, sorumluluğunu üstlenemeyeceği, kedi, köpek ya da başka bir hayvanı almamalı. Çünkü siz onu evinize aldığınızda artık o ailenizin bir bireyi gibi oluyor. Evladınızı sokağa atabilir misiniz? Daha önce de söyledim, benden ayrı kalan köpeğim yemek yemiyor, su içmiyor. Bir de onun terk edildiğini düşünün. Hayvanlarda bir can, üstelik hisleri güçlü canlılar. Dolayısıyla yaşayabilecekleri en büyük acının “terkedilme” olacağını düşünüyorum. İnsan nasıl br yakınını kaybettiğinde psikolojik travma yaşıyorsa, aynı şey hayvanlar içinde geçerli. Onlara sahip çıkalım. Bu eziyeti yaşatmayalım.

 

Bunca yoğun maç trafiğinin ardından bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum

Bende böyle duyarlı konularda fikirlerimi paylaştığınız için size ve ekibinize teşekkür ediyorum.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.