Öyle başa böyle tıraş!

Halil Şanlı yazdı…

Öyle başa böyle tıraş!

Düşünün… Kadronuzda,  hocasının; "oyuna gir” dediğinde,  oyuna girmeyi reddedip, “beni değil onu koy” diyen bir futbolcu var!
 
Ve yine düşünün…sezon başında Makedonya’da olaylar çıkarmış, kamptan ayrılırken arkadaşlarına; “Ben döneceğim. Ve göreceksiniz üçünün de kellesini alacağım” diyecek kadar, düzeni ayaklar altına almış, dahası dediğini de yapmış bir kaptan! Ve O kaptan, daha birkaç hafta evvelinde,  forma ve eldivenlerini ,  tüm Türkiye’nin gözünün içine baka baka teknik adamının önüne koyup, “Benden bu kadar” diyebiliyor!
 
Ve yine şöyle bir düşünün… Yine kadronuzda, kaptanlık bazubandını kulübeye iade edebilme cesaretini kendinde gören oyuncunuz mevcut!
 
Lütfen düşünmeye devam edin…
 
Geldiği günden beri ‘enkaz edebiyatı’ yapan, ancak halen daha hiçbir çözüm üretemeyen bir yönetim iş başında!
 
Ve o yönetim,  yapacağı transferi dahi sosyal medya üzerinden 18-25 yaş arası genç taraftara soruyor, aklınca oradan feyz almayı tasavvur  edebiliyor!
 
Ve o yönetim; yukarıda anlattığımız olaylar mukabilinde takım oyuncularına hiçbir yaptırımda bulunmayıp, oyuncuya dayalı sistemi körüklüyor!
 
Yine aynı yönetim, şike davası için TFF ve bazı siyasilerle pazarlıklar yapıp, en basit haliyle de  önce Salih Dursun’a sahip çıkıp sonra geri adım atabiliyor!
 
Ve ne yazık ki, yönetimin Trabzon isimleri başka telden dem vururken,  talih kuşu ile para sahibi olmuş bir adam; ‘Tüm futbol takımı yetkisi bendedir’ diyerek, sazı eline alabiliyor! Ve çok daha acı olanı; Allah’ın verdiği rızıkla kendini adam sıfatına oturtan, başkalarının kuklası ve futbol fukarası bu adama teslim olunmuş!
 
En basit ve en dokunaksız haliyle hafızamızda bunlar yeşerebiliyorsa!
 
Sonuç;
 
“2010-2011'in şampiyonu Fenerbahçe’dir’  diyen…
 
Alacağı için iki defa kulübe avukatlarını gönderip, haciz işlemleri başlatan…
 
Futbol dışı olaylarla ismi yanyana çok gelen bir kişinin, üstelik denenmiş bir kişinin,
 
Trabzonspor’a  teknik adam yapılması çok yerinde bir karardır!
 
Yani bir başka deyişle; “Öyle başa böyle tıraş”!
 
Oysa bizim Muharrem Usta  ve yönetiminden beklentilerimiz bu yönde değildi. En azından ‘Denenmişleri’ denemesini değil, bir sitem üzerine uygun hamleler yapmasını gönül isterdi. Örneğin; “Arkadaşlar beş yıllık bir plan yaptık. Özümüze dönüp, akılcı takviyelerle devam edeceğiz. Hocamız Mustafa Akçay’dır” v.s…
 
Ya da;  “Hayır arkadaşlar. FelixMagaht’ı getiriyoruz. Bu adam Wolsburg takımını ikinci ligde şampiyon yaptı. Alman Bundesliga’da yaptı. Avrupa’da en büyük kupada final oynattı. Bu adam ve o günkü ekibini getirip, bir model bir sistem oluşturacağız” diyebilmeliydi…
 
Yani Avrupa’da bir çok teknik adamla resim çekilip, sosyal medyadan taraftara ‘bakın biz kimlerleyiz haa’ mitomanisi yapmak, geçmiş yönetimlerin denediği sistemsizliği  yeniden millete dayatmak; farklılığın değil, çaresizliğin ifadesi olsa gerek!