Sabır soruları ışığında ceo önerisi!

Halil Şanlı dobra dobra yazdı…

Sabır soruları ışığında ceo önerisi!

Trabzonspor yönetimine bu gömleğin çok büyük geldiğini görmek için kahin olmaya gerek yok. Camia egolarını bir kenara koyup, el birliği ile işin içine müdahil olmazsa, korkarım çok daha sıradanlaşıp, bugün yaşanan maskaralıkları artık ‘normal’ olarak değerlendirecek hale geleceğiz. Bir yönetimde ayaklar baş olmuşsa, saygı ve sevgi, hoşgörü yoksa, yönetim içi bütünlük hiç kendini göstermemişse, futbol tamamen cahil ellerde  şekillendiriliyorsa,  çete gibi bir oluşum transfere yön veriyorsa  ve bizlerde bundan medet umuyorsak,  bugün yaşadıklarımız bizlere müstehaktır!
 
Aslında takke düştü kel göründü sevgili Trabzonsporlular. Herkes ‘yeni takım’ hikayelerinden kendini bir an evvel arındırsın. 24 yıllık meslek hayatımda hiç yapmadığım bir şeyi yaptım. İlk kez olacakları tahmin edip önceden yazmadım. Yazdım da kıyısından köşesinden, fazla dokundurmadan! Sizin anlayacağınız yaklaşık on aydır, tarzıma uygun olmayan bir şekilde ‘ Trabzonspor için susun’  telkinlerini dikkate aldım. Fakat görüyorum ki; tam da düşündüğüm, zaman zaman yazılarımda öneriler dile getirirken, dikkat çektiğim gibi kocaman bir hayal kırıklığı hatta daha ileri gideyim endişelerin içindeyiz!
 
Sabretmek intihardır!
 
Sabretmek birileri için zaman kazanmaktır!
 
Sabretmek felakete seyirci kalmaktır!
 
Sabretmek, başarısızlığa, camianın tepkisiz kalmasının yolunu açmaktır! Yani alışmış, tepkisiz bir toplum olmaktır!
 
Sabır aslında güzeldir.
 
Fakat  doğru adımlar, doğru yatırımlar, umut vaat eden gelişmelere sabır,  gerçekten güzeldir ve hepimizin görevidir. Neye sabredelim?
 
Efendilerin keyfi olsun, ticaretçiler kendi işlerini aşırsın ama kulübümüz kahrolsun mantığıyla mı bakalım?
 
 Neye sabredelim?
 
‘Sponsorumuz hazır. 150 milyon lira ile işe başlayacağız” mitomanisinin gerçekleşmemiş olmasına mı sabredelim?
 
Ya da Fatih Tekke gibi futbolun içinden gelmiş bir kardeşimize atılan kazığa mı?
 
Neye sabredelim?
 
Hislerimize tercüman olan Salih Dursun kardeşimiz gibi yürekli insanları, ayağımıza TFF tarafından basıldığı için çöpe atışımıza mı? On günde heykelini diktiğimiz Salih’lerin 20 günde heykelini yıkışımıza mı sabredelim?
 
Neye sabredelim?
 
Trabzonspor tarihinin en başarılı alt yapı koordinatörünü 12 bin lira ile çalışırken görevden atıp; daha diploması bile olmayan bir Fenerbahçeliyi bu yapının başına getirdiğimize mi sabredelim?
 
Soruyorum neye sabredelim?


 
Trabzonspor edep, etik,örf ve ananelerini hiçe sayan mini şortlu küstahlara mı, yoksa ismine scoud denilen aslında Türkçesi ‘stop’ olan ehliyetsizlerden oluşan ekibin, bizi nasıl kümeye taşıyacağına mı?
 
Söyleyin sahi neye sabredelim?
 
“Lucescu ile çalışacağım” mitomanisini yaparak, milyonları aldatan ve seçim kazananların, aslında menajerlik şirketinin gayri resmi sahibi olan bir teknik adamı yeniden vitrine koyması ile Trabzonspor’a değil şahıslara sağladığı kazanımlara mı?
 
Ya da ;
 
Cardozo, M’Bia, Cavanda gibi klas oyuncuları verimli hale getirmek, onların paralarını zamanında ödemek yerine; söz konusu isimlerin kramponları olmayacak oyunculara aynı milyonların dökülmesine seyirci kalarak mı sabredelim?
 
Tekrarla soruyorum neye sabredelim?
 
Transfer politikasını uzman ellere, camianın iş bilen şahsiyetlerine değil de,  twitter üzerinden şow yapar gibi 18-25 yaş arası cahil gençlerimize soracak kadar popülist ve hayalci bir yaklaşım gösterenlere mi sabredelim?
 
Ya da ;
 
Twitter uzmanı yemekçinin, gazeteciler hatta zaman zaman taraftarla sosyal medya üzerinden kapışmasına mı sabredelim?
 
Soruyorum ey camia, neye sabredelim?
 
3-0 yenildiğimiz Alanyaspor, tam 15; 4-0 yenildiğimiz Karabük 18 futbolcu değişmiş yeni bir takımken; “Sabır arkadaşlar! Daha yeni bir takımız” denilerek atılan palavralara mı sabredelim?
 
Ya da;
 
Menajerlere; “Benim üzerimden gelirsen bu transferi Trabzonspor’a yaptırırım” teklifi sunarak, 200 bin euroya göz koyan yeğenlerin, Trabzonspor kaybederken şahsi kazanımlarına mı sabredelim?
 
Soruyorum arkadaşlar, neye sabredelim?
 
Kendi içinde dedikodu yapan, birbirini çekiştiren, üç parçaya ayrılmış olan yönetimin; futbol takımı içinde ‘ekip ruhu’ yaratabilmesi için zamana mı sabredelim? İyi ama kendi içinde ekip olamayanlar, diğer tarafta nasıl bir ekip oluşturabilir ki?
 
Soruyorum tekrarla neye sabredelim neye?
 
Camiasına tepeden bakanlara mı?Camianın etik değerlerini hiç bilmeyenlere mi sabredelim?
 
5-6 yıl evvel Trabzonspor’a alınan çürük yabancıları kulübe kasan Mahmut Aksu, Muammer Saka ile onların arkadaş ve dostları olan Mithat Halis, Metin Korkmaz gibi menajerlerle kucak kucağa yürüyen,  Eti’ler de- Nişantaşı’nda gününü gün edenlere mi sabredelim?
 
Neye sabredelim sevgili dostlar?
 
7-0 lık Antalya, 0-6’lık Kasımpaşa hezimetlerine mi? Yoksa 0-2 lik Osmanlı, 3-0lık Alanya, 4-0lık Karabük hezimetlerine mi sabredelim?
 
Sabrımız ne zaman taşacak ey dostlar?
 
Beşiktaş, Fener, G. Saray karşısında  5,6,7 gollü hezimetleri yaşadığımızda mı? Veya PTT 1. Lig için çanlar iyice çaldığında mı?
 
Neye sabredelim kardeşler?
 
Bakan Süleyman Soylu ve bakan Berat Albayrak’ın sattığı localar, aldıkları göğüs reklamları dışında elini kıpırdatmayan ve hiçbir derde; ne sahada, ne kasada ilaç olamayanlara mı sabredelim?
 
Çok daha fazla şeyler sayarım sizlere…Lakin başınızı ağrıtmak, zamanınızı çalmak istemem. Zaten anlayan ne demek istediğimizi çoktan anlamış olmalı! 
 
Şahsen ben, sayın Muharrem Usta’nın bir dönem daha devam etmesinden yanaydım. Kendisine çeki düzen vermesi, etrafındaki ihanet çetesinden sıyrılması şartıyla bir dönem daha demiştim! Bunu söylerken de; sayın başkanın ekonomik ve ticari becerisinden özellikle de hükümete yakın oluşundan dem vurmuştum. Şimdi yeni bir öneri getiriyorum. Sayın Usta başkanlık yapacak kabiliyette değil anlaşılan! O zaman şöyle yapalım. Aralık için şimdiden tek bir aday, tek bir isim üzerinde birleşelim. Bu işin içine şahsi hesaplarımızı katmayalım. Trabzonspor tüzüğünde yönetimleri bağlayacak bazı radikal değişikliklere acilen gidelim. Aralık ayı sonrası ise sayın Muharrem Usta’yı başkan değil, bence ekonomik CEO olarak göreve getirelim. Aksi halde gidişat çok daha büyük felaketlere gebe…
 


Etiketler; #halil şanlı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bm - 2 ay önce
İhonun şotanın halilhodzicin hurmanın ahını aldı bu klüp bakın kelle avcısı onurun düştüğü hale
Avatar
Ali KIRKBİR - 2 ay önce
Ama asıl önemli olan ersun hocayı biran önce gönderelim.ondan kurtulmamız lazım.sonrada idarelik başarılı olunursa giray hocaya takımı teslim edelim.başarılı olursa devam edilsin.alt yapıyıda tekrar sadi hocaya verelim.
Avatar
cmlbz - 2 ay önce
sayın ŞANLI ne desin daha 1-0 dan başladık 4 lediler bizi. sabah kahvaltıları ile olmuyor bu işler...
Avatar
ts.ali - 2 ay önce
eline saglik..ama bunlarda yuz yok devam ederler..illa millet yuzlerine ..sonra gidecekler..ama olan ts.olacak yazik.gecen zamana
Avatar
Ahmet Güneş - 2 ay önce
Ağzina sağlik halil bey. Trabzonsporun en büyük düşmani trabzonlular
Avatar
Fatih SULUKAN - 2 ay önce
Aynen yazdık lariniza katılıyor TRABZONSPOR taraftarı olarak anlatmak istediklerimi yazdınız. Artık bu camiayı ayağa kaldıracak kişi ve kişiler 1 ci kişi sayın fahri başkanımız artık cik ortaya saygılarımla
Avatar
Yılmaz topal - 2 ay önce
Ağzına sağlık