“Şifre: Şike” paneli yapıldı

Trabzon Kürsüsü tarafından organize edilen “Şifre: Şike” paneli gerçekleştirildi.

 “Şifre: Şike” paneli yapıldı

Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılan panelde ilk olarak Belçika’da yayın yapan Spor Medya Dergisi’nden Jan Hauspie konuştu. Hauspie, Belçika’dan örnek vererek başladığı konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda şanslı olduğunu çünkü Belçika’da şike konusunda 8 yıl geçmişine rağmen hala bir sonuç alınamadığını kaydetti.

Hauspie, “Fenerbahçe’den Şampiyonluk unvanı alınmalı mı? Evet alınmalı” derken kimseye verilmemesi gerektiğini kaydetti. Bu noktada Bisiklette Amstorng örneğini veren Hauspie, “ Şampiyonluklara başka bir bisikletçiye vermeyi düşünmediler. Böyle bir karar almalıdır. O zaman o karar arkasında düşünce çok fazla bisikletçi hala ve geçmişte de ilaç veya doping kullanma şüphesi altındaydılar. Yani burada şampiyonluğun başka bir doping kullanma riski olan kişiye verilme riski büyüktü. Aynı şekilde bakacak olursak Türkiye futbolunda genel anlamda büyük bir yolsuzluk olduğunu söylebiliriz. Bochum vakasına, Almanya’da ki şike operasyonuna bakacak olursak burada Türkiye’de ki Şampiyonluğun oldukça büyük bir zan altında olduğunu görüyoruz. Bence 2010-2011 sezonun Şampiyonluğun kimseye verilmemesi güçlü bir caydırıcı önlem olacaktır. Ben sizin adalet konusundaki savaşınıza katılmadığın anlamına mı geliyor. Hayır! benim size vereceğim tavsiyem UEFA ve Türk futbolu üzerinde ki baskıya devam edin” dedi.

Hauspie'nin ardından şike araştırmalarıyla tanınan dünyaca ünlü gazeteci yazar Declan Hill, konuşmasını yaptı.

Hill özetle şunları söyledi: “Siz savaşıyorsunuz mücadele ediyorsunuz. Bu önemli bir savaş. Buraya 36 saat boşuna uçmadım. Sporla ilgili suçları 15 yıl izledim. İlk olarak Rusya’yla ilgili belgesel hazırladım. Sonrasında olimpiyatlara baktım. Oxford’a gittim. 5 yıl boyunca şike üzerinde çalıştım. Bu konuda ki düzenlemeyi yazdım. Normalde Fenerbahçe şuan ikinci ligde olmalıydı. Bir çok arkadaşım, meslektaşlarım İstanbul’da. Ben Trabzonspor veya Fenerbahçe taraftarı değilim. Umurumda değil. Ancak şu anki durum mantıklı gelmiyor. Bir takımın başkanını cezalandırıp takımı cezalandırmamak hiç mantıklı gelmiyor bana. Bunu tekrar etmek istiyorum. Burada Fenerbahçe karşıtlığı da yapmıyorum. Burada aklı selimden yana davranıyorum. Bu kadar zor olmamalı. Ancak bu yapılmadı. Buraya gelmeden bu konularla ilgili başka bir arkadaşımla konuştum.

Türkiye’ye gidip konuşma yapacağımı söyledim. Bana güldü. Türkiye’de çok kolay olduğunu söyledi bu işin. Yani şuan karanlık bir gece yaşıyoruz. Şikeciler gülüyor karşımızda. Hem üstte yer alan takımın başkanı bir suçla suçlu bulunmuş mahkeme tarafından ve biz takımı cezalandıramıyoruz. Ben yabancı olduğum için belki de anlamıyorum. Bu çok karanlık bir gece. Türkiye’de başka zamanlarda da bir karanlık gece yaşanmıştı. Ama o zaman hiç umut yoktu. İnsanlar korkuyordu. Kimse Türkiye’ye inanmamaktaydı. İngilizce’de biz şu şekilde söyleriz: Karanlık saatler geldiğinde o zamanın adamı gelir. Ve sizin tarihinizde sizde saatler karanlıkken Mustafa Kemal Atatürk geldi. Işığı o getirdi. O sizi kurtardı. Türkiye futbolunun Kemal Atatürk’e ihtiyacı vardır şuan… Bizim Türkiye futbolunu dondurmamız ve bir Kemal Atatürk getirip bu ligi temizlememiz gerekiyor.. Ne yapardı o olsa… Türkiye'yi kurtaran adamdan bahsettik. Onun korumaları nereliydi. Trabzonluydu. Siz hiç kimseden savaştığınız özür dilemeyin. Siz adalet istemeye devam edin".

Sorular bölümünde ise Hauspie, 2010-2011 şampiyonluğunun verilmemesi ile ilgili, “Trabzonspor yargılandı ve tertemiz çıktı” şeklinde ki soruya; “Trabzonspor’un şampiyonluk ünvanını alıp almaması noktasına gelirsek bence en önemli nokta bu değildir. Bence en önemli konu şikeyi yapan kişilerin cezayı almasıdır. Tabi siz Trabzonspor’un şampiyonluğunu alıp alması sizin için önemlidir. Bu noktada şike olayı olmasaydı. Bunun ne olacağını bilmiyoruz. Ancak Trabzonspor için hiçbir şey söyleyemem. Trabzonspor’un temiz bir kulüp olduğunu biliyorum. Ancak benim ilk hedefim Türk futbolunu temizlemek olacaktır. Fenerbahçe’yi ligden düşürmek Şampiyonluğu Fransa’da bisiklet turunda olduğu gibi boş bırakmak olur” diye cevap verdi.

UEFA’nın şike ile ilgili tavrına ise, “Bence UEFA’da bir şeyler oldu. Kitabım 2008’de çıktı. Fransa’daki yayıncım Platini’yi tanıyordu. Mektup yazdık. Mektupta ‘Sayın Platini sizin her zaman bir taraftarınız oldum. Şu an burada tartışma çıkaracak kitap yazıyoruz. 25 Eylül tarihinde UEFA özel bir toplantı düzenledi. Ve UEFA içerisinde ki anti şike çalışmaları için bir komisyon kuruldu. Bu benim kitabım yüzünden mi gerçekleşti? Kitabımın kısmen etkisi olabilir mi?’ dedik. Evet.. Kısmen kitabımın etkisi olduğunu biliyorum. Çünkü UEFA beni Lyon’a gönderdi. Orada bir toplantıya katıldım. Orada ki üstteki insanlar bana kitabımı okuduklarını söylediler. Kitabımda Türkiye ile ilgili meselelere değindim. ‘Ne yapalım’ dediler. Çok agresif tavırları vardı. 4 yıl sonrasında geldiğimizde o kadar agresif olduklarını düşünmüyorum. Neyin değiştiğini bilmiyorum tavırlarında. Her şeyin uzmanı gibi görünmek istemiyorum ama UEFA’da bir şeyler değişti. Şikeye karşı eski gösterdikleri direnci göstermiyorlar”

Fotoğraflar











Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.