Şota’dan kulüp dergisine bomba açıklamalar!

Merak ettiğiniz her şey burada…

Şota’dan kulüp dergisine bomba açıklamalar!

 Trabzonspor Teknik Direktörü Şota Arveladze Trabzonspor Dergisi'ne açıklamalarda bulundu.

 

İşte Gürcü teknik adamın samimi açıklamaları…

 

Size göre başarıyı getirecek faktörler nelerdir?

Öncelikle şans. Her şey tam zamanında olacak.  Tek başına hiçbir faktör yeterli olmaz. Mesela maçta ekibinizin yanı sıra hakemin de çok iyi olması gerekiyor. Seyirci de çok etkili. Örnek vermek gerekirse uzun süre şampiyon olamayan Almanya, programından vazgeçmedi ve dünya kupasını kazandı.  Bu bizde çok eksik.

BAŞARI İÇİN HERŞEY İYİ OLMASI

Bir camianın başarılı olabilmesi en önemli faktör nedir?

Kulüp tüm unsurlarıyla iyi olmalı. Mesela oyuncu transfer edilmedi diye, hocayı veya yönetimini beğenmedim olmaz. Kulüp ne kadar güçlüyse herkes onun için çalışır. Bu bir sevgi meselesi.

Taraftar desteğini yeterli görüyor musunuz?

Trabzonspor taraftarı bana destek verirse şaşırmam. Ben onu bekliyorum. Ancak ben kendime değil takıma destek verilmesini istiyorum. Bu olursa zaten kendim için olanı da hissederim. Bu kulüp bizi büyük yapan. Futbol bir performans meselesi, savaş meselesi değil. Biz mutlu yaşamak istiyoruz.

Altyapıda bu sezon şampiyonluklar kazanıldı. Altyapıyla ilgili planlamanız var mı?

Eğer elimde bir planlama var dersem yalan olur. Öncelikle A takım için plan yapmaya başladık. Ama bir süre sonra kendi zenginliklerimize önem vermemiz gerekir. Şehrin bu anlamda bir zenginliği var. Buranın çocukları varken neden Brezilya’dan Afrika’dan oyuncu gelsin. Buna teknik adamlar da dâhil.

DEVAMLILIK YOK, SABIRSIZLIK VAR

Trabzonspor taraftarlarının önemli bir bölümü yurt dışında yaşıyor. Sizce kulüple yurt dışında yaşayan taraftarlar arasındaki iletişim yeterli mi?

Bir kere seyirci ile taraftar arasında bir fark var. Taraftar kelime yapısı itibariyle taraf olan demek. Yani bazen beyaza bile siyah diyebilir. Çok sever taraftar. Anne babanın çocuğu üzerinde nasıl sorumluluğu varsa taraftarın da kulübüne karşı sorumluluğu vardır. En azından tribüne gelmeli. Real Madrid son 10 senede 1 milyar 200 milyon dolar harcadı ama geçen sene son saniyede Ramos’un attığı golle kupayı kazandı. Olmayabilirdi de. Hocaları teknik adamları değişti ama taraftarı değişmedi. 90 bin kişi her zaman yerini aldı. Rakiplerimiz de bunu yapabiliyor. Bizi en azından 25 bin kişi desteklemeli.

Medyanın sizin daha önce bulunduğunuz takımlar üzerinde yoğun bir baskısı yoktu. Fakat Trabzonspor şampiyonluğa oynayan bir takım?

Bir futbol programında ülkede dört takım konuşuluyor. Bursaspor’u da katarsak bu sayı beş olabilir. Bugün transfer döneminde her şeyi rahatça yazıyorlar ama biraz daha futbolun iyi yönlerini ortaya koymaya çalışsalar daha iyi olur. Ben basın bizi iyi yazsın diye bunları söylemiyorum. Basının baskısız olması daha kötüdür çünkü beşinci haftadan sonra ne yazacağını bile bilemez.

1996’da sizinde içinde olduğunuz kadronun en iyisi olduğu fikri ortaya atıldı siz bu fikre katılıyor musunuz?

Bizden önceki kadroyu görmedim ama bu kulübün tarihi onlardır. Sonuçta bu takımı onlar şampiyon yaptı, biz yapamadık o nedenle kim iyi kim kötü diye değerlendirmek doğru olmaz. Biz iyi ya da kötü oynuyorduk, güçlü bir takımdık. Biz başarılıydık. Beş sene içinde 5-6 tane kupa kazandık, altı futbolcumuz Milli Takım’a gitti. Şampiyon da olabilecek kadar iyi bir takımdık. Ama kulübü kim şampiyon yapmışsa o iyidir.

Trabzonspor’da kaldığım sürece her sezon 84 puan alacaksın deseler bugün imzamı atarım kaçıncı olurum bilmiyorum ama 84 puanı alırım. O mutluluğu bütün camianın yaşamasını çok isterim, bunun inanılmaz bir zevki ve havası var. Her zaman elbet başka takımlar da kaybedecek.

Shota Arveladze ileriye dönük olarak ne düşünüyor?

Ben başarılı olduğum için buradayım buraya kimse beni sevdiği için getirmedi. Bazen Trabzonspor benim için son olsun diyorum. İnanırlar inanmazlar biliyorum ama sevdiğim bir yerde bu kadar başarılı olmak. Zenginliğim burada insanlar benim zenginlikten kastımın ne olduğunu mutlaka anlıyordur, parayla kıyaslanamaz bile. Mesela antrenör olmasam bile Trabzon’a gelsem herhangi bir kapıya gitsem. Mutlaka misafir edilirim. 2008 yılında bir olay yaşadım. Elimde bebeklerle pasaportsuz gümrüğü geçtim Batum’da. Türkler benden pasaport istemedi.

Futbol felsefenizi nasıl özetlerseniz?

Geriye değil hep ileriye bakan, net futbolu oynatan bir felsefem var. Tabii bu tecrübe ve zamana göre değişebilir.

Teknik Direktör olarak Trabzonspor’la ilk çıktığınız maçta neler hissettiniz?

Ne kadar güzel kelime bulsam hislerimi anlatmaya yetmeyecek. Oraya çıktığımda 10 ya da 20 yaş daha da gençleştim. 10 saniye bile olsa insan kendini bu kadar genç hissedebilir mi? “Ohhh!..” dedim kendi kendime. Hatta üzerimde bir de forma olsa, top koştursam diye geçirdim içimden. İnşallah ilerde böyle bir organizasyon yapılırsa Avni Aker’de maç oynamak için fırsatımız olur. Taraftar lazım bize. İlk maçımızda Ramazan ayının son gününde insanlar oruçlu halde geldiler ve bizi alkışladılar. Bu çok önemli bir şey.

TARAFTAR İÇERİDE 25 PUAN ALMALI

Trabzonspor’a gelmeden önce en son çalışacağınızın kulübün Trabzonspor olacağını söylemiştiniz. Yanlış anlaşıldı bu. Bu konuyu açabilir miyiz?

Taraftarın sevgisi zenginliktir benim için, ben burada başarısız olup bırakıp taraftarın, halkın sevgisini kaybedeceksem en son geleceğim takım olur manasında söylemiştim. Ben buraya geldim iş kurdum ya da kulübe bir şey verdim ya da bir işte çalışmadım, ama buna rağmen burada bir bağ kurdum. Yani halk ile taraftar ile aramda dolaşan o ruhtan başka bir bağım olmadı. Benden daha çok gol atan futbolcular oldu, dokuz sene oynayan futbolcular var, çok emek verdiler ama işte buna rağmen aramızdaki o kurulan bağlar bozulmasın. Bırakın Trabzonspor benim için bu anlamda son olsun istiyorum. 1996 yılından sonra evime, ülkeme en yakın yerdeyim. Burada sonra oraya giderim o önemli değil, önemli olan burayı yaşamak. Tek başına başarı mümkün değil, bir kişi yazı getirmiyor, bir çiçekle bahar olmuyor, bize şehir lazım. Bana ve takıma içerde oynadığı maçlarda taraftarın aldığı 25 puan lazım. Hocası ile rakibi baskı altında alsın istiyorum. Benim ricam taraftardan bu olsun. Dışarıdaki maçları ben hallederim ama içeride ben 1-0 başlamak zorundayım. Çünkü ben futbolculuk yıllarımdan böyle hatırlıyorum. Taraftarın coşkusunu takıma sahip çıkışını hatırlıyorum.

Taraftar yeni sezonda nasıl bir Trabzonspor izleyecek?

Coşkulu, kazanmaya çıkan, uğraşan, zorlayan ve tekrar belirtmek istiyorum 1 numara için sahaya çıkan bir takım, 2. olmak için değil. Biz kazanmaya, üç puanı almaya oynuyoruz. Net bir şekilde top oynayan, hücuma giden, topa baskı yapan, pozisyona giren gol atan bir takım istiyorum.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halit ÇAKMAK - 1 yıl önce
Sözünde, Özünde net ve her şeyiyle samimi bir insan.
Bu adam Trabzon'u seviyor.Trabzonlulular ve tüm Taraftarlarıda onun iyi gününde ve kötü gününde yanında olmalı..
Uzun sürelide