Söylesene Şota Hoca…

Yener Yanık'ın kaleminden...

Söylesene Şota Hoca…

 Hasılım yok ser-i kuyunda beladan gayrı diyor şair… Yani senin olduğun yerde benim beladan başka bir maksadım yok,zaten  beladan gayri bir şeyin beni bulduğu da yok…

Bu takım da böyle bizim için… Belamız da aşkımız da huzurumuz da huzursuzluğumuzda…

Sadece  İstanbul’udeğil  Trabzonlunun yaşadığı her yeri “Bize Her Yer Trabzon” diye söylemesi de bu aşkın çok derinlerde olduğunun bir kanıtı değil mi…

Aşk bela, bela aşk; aşk da Trabzon… Başka hasılımız yok zaten ama öfkemiz de hayal kırıklığımız da maalesef çok…

Öfkemiz en başta başkana…Ama bu kadroyu ve kaliteyi görünce öfkem dönüyor komutana…

Zamanında yaşı geçmiş, gocamış denilerek  Şimşek Yusuf’u almayan Sadri Ağa’nın bizi şampiyonluktan edip  Beşiktaş’a bu şampiyonluğu hediye etmesinden biliriz biz savaşta  iyi ve tecrübeli neferi…

Ama başkan, çok çok eleştirilse de bu sene kulübü iflasa götürmeyi de göze alarak en iyi kadroyu oluşturdu…

Yine yapacağını yaptı ve gitti acemi bir komutana orduyu teslim etti… Başına da tecrübeli  bir Hurma’yı dikti…

Bir ordu için komutan neyse bir takım için de o… Biz bugün bunun farkını çok çok iyi gördük…

Hele ki çok iyi bir komutan “nasıl olur, ordusunu nasıl savaşa hazırlar, nasıl teknik ve taktik unsurlarla strateji geliştirerek maçı kazanır”bunu Avcı’yla beraber görmüş olduk…

Gelelim göremediğimize… Yani Gürcü Komutan I. Arvaladze’ye…

Şota’yı kaç haftadır hakemler kamufle ediyordu.

 Mersin maçında Cordoza ve Ndoye’yi yedek bırakıp Deniz’le maçı çıkması ve maçın 2-0 a gelmesini kimse konuşmuyordu. Çağatay, Şota’yı kurtarmıştı…

Ondan önceki haftalarda olduğu gibi…

Bizim Gürcü komutanın en akılda kalan kamikazesi  (ve odur budur da belimizi doğrultamayışımızın müsebbibi ) Galatasaray maçında maçın en iyi adamı Erkan’ı çıkarmasıyla gardımızın düşüşüydü.

Ama bu maçların hepsinde hakem inisiyatif alarak Şota’yı kurtardı ve bizi yaktı…

Bu hafta Aydınus, oynadığımız önceki maçlara göre temiz bir maç yönetti, hatta çok da net olmayan bir pozisyonda son dakikada penaltıyı verdi…

Geldiğinden beri hiç penaltı kaçırmayan ve kalecilere top göstermeyen Oscar, yine kaleciye top göstermedi…

Ve artık takke düştü kel göründü...

Gürcü komutanda; tekniğin, taktiğin, ferasetin, oyun okumanın, fiziki ve ruhi anlamda oyuncuyu maça hazırlamanın olmadığını cümle alem görmüş oldu…

 Dikkat etmişsinizdir ama ben yine de şu notlarla dikkatinizi çekeyim…

Maç boyunca yanındaki adamına top atacakken “topu taca,kornere ya da auta atan” en az on pozisyonumuz ve on adamımız var…

Ve bunların tamamının nedeni altı nokta körler derneğinden oyuncu alışımız değil, birbirlerine alışamamış adamlarımız…

   Ya sık idman yapmayan ya da idmanlarda taktik, teknik geliştirmeyen bir komutan…

Sallama çay gibi sallama pas atıyoruz. Nereye gittiğine bile bakmadan. Ya geri ya yan pas…

Boş koşu yok… Ve rakip de çok dişli olunca dallama gibi ortada kalıyorsunuz.

Cavanda denilen adam haftalardır su dövüyor tavanda… Ve gözümüzü çıkarıyor sahada…Hele hele ki ilk yarıda…

Douglas’ın bacaklarının arasından adam geçiyor ve Aykut topuçizgiden son anda çıkartıyor…

Birkaç dallamadan örnek diye not almışım kusura bakmayın…

Kimse sakın ola ki maçın sonuna doğru yüklendiğimizi futbolcularımızın son yirmi dakikada oynadığını iddia etmesin. Her şey komutanda bitiyor. Komutan ne zaman ki Ndoye ve Cordoza’yi çift forvet oynatırsa takım maçı rakip sahaya yıkıyor.Geçen hafta da böyle oldu ondan önce de…

Gürcü komutan,  artık anlasana… Medyani olmalı sahada… Ve Ndoye oynamalı Cordoza’yla…

İlk yarı en az yedi pozisyonda Cordoza rakip içinde beşe bir… Mehmet’in bencilliği haricinde pozisyonumuz yok… Ne zaman ki forveti çiftledi bizimkiler de rakibi cifledi ama olmadı…

Olmamasının en büyük nedeni rakibin müthiş mücadele azmiydi…

Şöyle izah edelim tezimizin ispatı için:

“Hafsılanızda Özer ve yarış atı” özdeşleşmişti değil mi… Bilmem dikkat ettiniz mi Özer koşu istatistiğinde beşinci… İlk üç rakibin… Dört Okay’ın beş Özer’in…

Sahanın en çok koşan üçüncü oyuncusu rakibin forveti 1,93’lük hantal görünümlü battal formalı Battal Mehmet…

Helal olsun Abdullah Avcı’ya… Muhteşem bir kadro ve muhteşem bir komutan.  Piyonla nasıl şahı “şah- mat” edeceğini bilecek kadar taktisyen…

Bir adamınızın ederi belki de o takımın yarısının ederi kadar… Ama komutanınız  çapsız, öyle ki piyona şahını şah mat ettirecek kadar…

Attıkları gol, kesinlikle taktik… Öncesinde Onur’un ayağına basarak kalecinin gardını düşürüş, öne doğru muhteşem bir koşuş ve topu iki tane sazanın arasından Yalçın’a bırakış…

Beş dakika sonrası atılan taç ve ikiye bir kalıp golü yapamayışları. Sonra yine aynı yerden aynı korner ve yine aynı taktik… Mucize eseri golü yemeyişimiz.

Şimdi sorun bakayım kendinize… Ligin en uzun stoperleri sizde ve bunların; bırakın golü on haftada kaç kez bir duran topta kafayı çıkmışlığı var…

Ligin frikik ve duran top ustası da sizde… Ama daha asisti ve siftesi yok…

Ah Şota… Ah reklam yıldızı Şota…

Bari İstanbul’a geçmişken söyle seni bir zahmet karşıda bıraksınlar…

İşte dostlar, budur halim, görmedim ben, böyle zalim… Diyordu Tatlıses…

İşte dostlar… Son yılların en iyi kadrosu bir Gürcü komutan elinde heba oluyor. Oysa biz o komutanı Malkoçoğlu’yken, Kara Murat’ken çok sevmiştik…

Eşkıya dünyaya nasıl ki hükümdar olmuyorsa Uzun Hasan da Fatih Sultan Mehmet olmuyor.

Tıpkı Hagi’nin olamadığı gibi…

Ya da Şenol’un olduğu gibi…( İki stadyumda Terim’in ismi var… Terim’i Terim yapan senin ise gönüllerde yerin çok daha fazla Şenol Hoca… )

Taraftar sorsa da ben sormuyorum, cevabını bildiğim için ya da onlara Şota çok iyi bir futbolcuydu ama asla iyi hoca değil diyemediğim için…

Ama sen yine de onlara bir kulak ver Şota:

Ezcümle…  Bu takım niye oyna (ya )mıyor…Söylesene ŞOTA HOCA…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ASIM YANIK - 1 yıl önce
Sota iyi futbolcuydu ama iyi hoca deyil .Daha cok calismasi lazim.
Avatar
Arif vural - 1 yıl önce
Shota istifa etmeki olmuyor
Avatar
Serkan kurt - 1 yıl önce
Tartışmalı penaltımı? Uzaktan yakından alakası yok penaltıyla... Hakemleri protesto edeceğine, lehinede olsa haksız olan penaltıyı gider kasıtlı olarak dışarı atarsın, o zaman size bize helal olsun derler. Öyle kadın gşbi yaşamak vs gibi boşa kabadayılık yapmadan adamlık dersi vermiş olurduk ama nerde bizde onu düşünecek dğşündğrecek insanlar... Ez cümle; rakibinden az koşar ve az istersen kazanamazsın.
Avatar
Yaşar - 1 yıl önce
Şota nın istifa etmesi lazım, acilen
Avatar
Sezgin Cengiz - 1 yıl önce
Bu kadar handikap yaşarken, nasıl takım olunulabilir. Belkide sabır gösterip sukuneti bulmalıyız.