Teşekkür...

Murat Bulut yazdı...

Teşekkür...

 TEŞEKKÜR

Cumartesi  günkü  maçtan sonra ünlü ünlü ağabeylerin, amcaların Trabzonspor hakkında söyledikleri övgü dolu sözleri dinlemek bir yandan bizi mest edip diğer yandan “aman nazar” korkumuzu depreştirirken,maçın teknik taktik analizini bir başka yazıya bırakarak bizce eksik kalan birkaç teşekküre değinmek istedik sevgili okurlar.

                Herkes Mbia ‘dan  Cavanda’dan, Ndoye’den ; bu adamların üstün yeteneklerinden bahsederken  tabi ki biz de ilk sıraya bu üç karayağız delikanlıyı koyacağız çünkü bu gözler nice nice yetenek sahibi olup da bu ülkeye yatmaya gelen, bizleri sahil kasabası emekliliği gib gören ecnebiler gördü ama bu yiğitler; ne bizi küçümsediler, ne de ligimizi..Bilseler ki biz bu oyunu ne çok sever böyle Avrupai oyunculara ne hasretlebakarız..Ve henüz bilmiyorlar ki bu millet onlara hayatları boyunca göremeyecekleri şükranı, minneti sunacaktır  ki teşekkür etmek ne kelime..

                İkinci olarak  Sokrates’in “Yaptığınız iyilik kısa zamanda göreviniz olur” sözü geldi ve en azından stüdyo muhabbetlerinde bile adı hiç zikredilmeyen kaptan Onur’dan bahsedelim istedik. Doksan dakikalık  mücadelede hiç değilse üç defa mecazi tabirle bizi direkten aldığını hatırlatarak kaptanımıza bir teşekkür göndermek istedik.  Tüm M’bia iltifatlarına rağmen o hala bizim en güçlü silahımız, büyük kaptanımız.

                Bir diğer teşekkürü kim ne derse desin Kevin Constant hak etti bize göre. Belki hala zaman zaman top kaybediyor, hala istenilen düzeyde değil ama ne olursa olsun geçen seneden bu yana Constant’ın ortaya koyduğu futbol tek kelimeyle bir devrimdir. Koca bir yıl atalet, sadece fiziken değil mental olarak da bir bekleyiş, küskünlük, mechullük ve ardından küllerinden yeniden doğan,aramıza yeniden katılan bir Constant..Hem şahsi hem takım için çabanı görüyoruz,seni  takdir ediyoruz sevgili Constant.

                Şurası muhakkak ki Şota Hoca, teşekkürden en büyük pastayı alması gerekenlerden biri. Az biraz, hepimizin içinde bir tutam Güneş burukluğu, “o bizimdi” duygusu, yarım asrı aşkın süredir bizimle olan birini paylaşamama kıskançlığı varken ve de tabir-i caizse memlekette daha alınacak  hoca bırakmamışken,  hem yaşına hem kıdemine şüpheyle baktığımız yeni hocamız ; zekasıyla, hırsıyla hele ki o tatlı rekabet içinde ustasını yenmişliğiyle kafamızdaki tüm soru işaretlerini sildiği için efsane kralımıza  da en kocamanından bir teşekkür gitsin.

                Geçen senelerden bu seneye bakıldığında iki değişkenden diğeri Hurma’ya da bir teşekkür sakladık elbet... Bu takım, ben hatırlamıyorum ki aynı anda bu kadar iyi yerli ve yabancı isabet yüzdesi tutturmuş olsun.  Belki “işi o “ diyeceksiniz ama bu camiada işini yapmayan, yapamayan o kadar çok milyon dolarlık gereksiz var ki, iyi futbolcunun zümrüd ü yakut olduğu bir camiada bu kadar “iyi”yi bulmak, almak, getirmek tek kelimeyle şahsi ve bireysel bir başarıdır. Bjk lilerin Güneş için kullandığı “en büyük transferimiz” payesini üçe beşe ona katlayarak Sayın Hurma için kullansak sanırız teşekkürümüzü bir parça ifa etmiş oluruz.

                Son olarak da; geldiği günden beri dost düşman herkesin “iyi niyeti” nde hem fikir olduğu, önce bitmiş bir kasayla, sonra iç ve dış basınla,yaşadığı şehrin gediklileriyle,yaşamadığı İstanbul’un efendileriyle boğuşan, tek bildiği neticeye bakmak olan bu millete içindeki aşkı anlatmaya çalışan, sürekli düze çıkmak için çabalayan, uğraşan ama tuttuğu her dal her defasında kuruyan , bir hatası bin yapılan, hiç acınmadan asılan, kesilen ,biçilen  o güzel başkana gitsin teşekkürlerimiz . Ve bilinsin ki tüm temennimiz, duamız yüreklerinde büyük aşk taşıyan bu üç Ts gönüllüsünün hep doğruyu yapması, hep istikamet üzerine olması, kardeşçe çalışmasıdır . Çünkü bu kulüp yarım asırdır ne çektiyse  hep fitneden, fücurdan çekmiştir.   

                     Bu teşekkürler için henüz erken mi sevgili okurlar? Daha duralım birkaç hafta mı geçsin? Belki haklısınız lakin bu yaşıma kadar o kadar çok kere hevesim kursağımda kaldı ki ağzımın tadı yerindeyken ben de baldan şerbetten konuşmak istedim, çok mu?  Yoksa içimdeki korkuları bir ben bilirim, bir Allah.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.