Trabzon bitmiş...

Murat Bulut'un kaleminden Trabzonspor'a dair...

Trabzon bitmiş...

 TRABZON BİTMİŞ!

 

                İlk okuyunca İho sevenlerin kızacağı,  karşıtlarının “ben demiştim” tarzında ağır ağır kafa sallayarak okuyacağı bu sözler bana ait değil sevgili okurlarım. Dün akşam A Spor’da yayınlanan 90’a programında büyük futbol duayeni Hıncal Uluç’a ait bir kelam…Çocukluğumun, gençliğimin ve hali hazırda hala otorite olarak bilinen, hala programlarda kendisine saygıyla hürmet edilen Hıncal Bey, böyle bir ifade kullanınca ister istemez merakla bekliyorsunuz acaba arkasından neler diyecek diye…Çünkü bir koca hafta boyunca sözüm ona spor yazarlığı yapan pek çok kişinin kullandığı bir ifadeyi kullanmıştı Hıncal Uluç. Duayen ağabeyimize hiç yakışmayan bu sıradanlığı ve ardından dile getirdiği ifadelerdeki vehameti ele alacağız lakin öncelikle şu “sözüm ona yazar” lafını biraz açmak istiyoruz.

Genel anlamda Trabzonspor dışındaki  yazarların hemen hepsi Trabzon söz konusu olduğunda şu üç cümleden birini mutlaka söyler sanki yeni ve farklı bir şey söylüyormuş gibi: 1-) Trabzon bu ligin rengidir 2-)Trabzon birlik olmalı 3-)Trabzon’da yaşlı analar bile futbolu bilir(?!)…Trabzon’a bu kadar yakın(!) insanların yapabileceği analiz ve takımımıza katacağı katkı(!) ancak zahirden bakarak edecekleri bir iki kelamla olur, arkasını da işte yukarıda saydığım üç cümleden biriyle tamamlarlar ki dinleyenlerin de hani gönlü olsun. Çünkü o kırlaşmış kafasında, dökülmüş saçlarında yoktur Trabzonla alakalı herhangi bir şey. Çünkü Trabzon işinde para yoktur, rant yoktur, çevre yoktur. Zaten gerek de yoktur. Zaten o ekran başına oturan kaç kişi merak eder ki Trabzon’u? Değil konuşmaya, düşünmeye bile gerek yoktur Trabzon hakkında. Bir fıkra, bir iki klişeleşmiş ezberlenmiş laf, o kadar. Yetti gitti. Yetinsin Trabzonlular. Ha bir de altyapıya önem versinler, öze dönsünler. Paraları yok çünkü! Öğrendi mu millet sayenizde otuz yıl boyunca ettiğiniz üç satır kelamı!  Aynı yerden ezberlenmiş, çalışmış gibi.

Diğer taraftan bir de içerideki yazarlar vardır ki onların da pek çoğu evlere şenliktir.  Eğer kendileri küskünler ordusundaysa veya samimi yakın oldukları kişi başkan değilse yahut gazeteleri Trabzonspor’dan nemalanamıyorsa en azından bir Tscell reklamı bile alamadıysa buldukları her fırsatta her gedikte saldırıya geçmeyi şiar edinmişlerdir. Onlara göre hiçbir zaman hiçbir hafta takımın hiçbir yeri iyi değildir, olmamalıdır. Çünkü o başkan gitmelidir, o yönetim değişmelidir ki kendileri protokolde daha ön sıralara gelsindir. Düşünür bakarsınız “belki gazetecilik yapıyorlardır” diye iyi niyet duygusuyla yaklaşmak istersiniz ama görürsünüz ki başka devirlerde yazılması söylenmesi gereken olumsuz onlarca, yüzlerce konu varken söyledikleri devede kulak misalidir, ya da hiç yoktur. Yok eğer, Allah korusun, takım o hafta farklı galip gelirse söyledikleri ancak yuvarlak durum tespiti olur, “Trabzon iyi oynadı” falan türü ibareler, ifadeler. Bu sefer gördükleri eksikleri, yanlışları yine yazamazlar çünkü “eyyamcı” damgası yemekten, morali iyi taraftarı karşılarına alıp kaybetmekten korkarlar. 

İşte bu ahvalde “dışarıdan” diye tabir edebileceğimiz bir büyüğümüz, Hıncal Uluç ağabeyimiz, sağolsun , önceki yıllarda, (mesela 2000 li yılların başlarında 90 dakika programında) -eğer üç İstanbul takımıyla maç yapmadıysa- Trabzon’un “T “sini ağzına almamaktadır tabi diğer konuşmacılarla birlikte. Yahut daha evvelki veya yakın zamanlarda, önce kendi takımı Galatasaray; ardından Fenerbahçe yi didik didik edebilecek zihni altyapı ve birikime sahipken ve  her programda elinde bir neşterle yarıp kesip bölmekteyken,  gariptir ki Trabzon hakkında söyleyebildiği tek cümle bir hafta boyunca pek çok iç ve dış yazarlardan duyduğumuz cümledir: “Trabzon bitmiş!”.. Hadi pek bir şey beklemiyorduk zaten kendisinden de, işin daha da tuhaf tarafı, akabinde söylediği cümle ki “Kimdi o Trabzon başkanı, özel bir görevle gelmiş, Trabzon’u bitirmek üzere gelmiş”!!!

Şimdi bu cümlenin neresinden alsak  da kendisine bir cevap yazsak bilemedik açıkcası. Hıncal ağabey, siz bu ülkenin dördüncü büyük taraftar kitlesine sahip, sayısız şampiyonluklar kazanmış takımın başkanını bilmiyor musunuz? N’oldu, adını mı getiremediniz İbrahim Başkan’ın ? Hadi verdik yaşınıza ( O yaş Gs, Bjk, Fb başkanlarının adını hiç unuttu mu, unutur mu bilemeyiz tabi) geçiyorum, o bahsettiğiniz özel görevle getirilme neyin nesidir ağabey? Elinizde özel göreve ilişkin bir bilginiz bir belgeniz mi vardır ? Ya da İho, yaptığı hangi  açıklama, veya eylemle sizde böyle bir intiba uyandırmıştır? Bu, ne ciddi, ne sansasyonel bir ifadedir? Siz ne demek istediniz Hıncal ağabey, bildiğiniz gördüğünüz veriler varsa tez zamanda bu takımı bu özel görevli(!) adamdan kurtarmamız icab etmez mi?

Sonra arkasından ettiğiniz laf: “Trabzon Ahmet Suat zamanında…” !!! Buyurunuz, buradan yakınız!  Ağabey, Allahaşkına siz Trabzon’u ta o devirde mi bıraktınız? Yoksa  otuz yıla yakın bir zamandır şampiyon olamayan (en azından kupayı alamayan) Trabzon’un bitmişliğini  Robotnicki maçından sonra mı gördünüz ancak? 2010 yılından sonra takımın kolunun kanadının kırılmasını, belinin bükülmesini hiç mi göremediniz? Ya da hadi göremediniz de bu takıma bir önceki yönetim tarafından getirilen adı sanı bilinmeyen onlarca futbolcunun zar zor haraç mezat elden çıkarılmasını, takımın mali yapısının resmen göçtüğünü, elde para edecek topçuların beleşe yahut üç otuz paraya gittiklerini hiç mi etüd etmediniz ağabey? Hadi hiç göremediniz, bilemediniz de dört beş yıl boyunca Trabzon’un oynadığı rezil berbat oyunu ancak yeni mi fark ettiniz de dün akşam bir robot maçından sonra “Trabzon bitmiş” liğini fark ettiniz?

Ya da şöyle sormak lazım, bu kulübün paralarını adı sanı bilinmedik futbolculara harcayıp saçıp savurup; ardından o  futbolcular elden çıkarken kulüp kasasına artı bir lira bıraktırtmayanlar değil midir bu kulübü bitirenler? Bazen hatalı bazen yerinde hoca değiştiren ve her hocasının isteğini yerine getirmeye çalışan birine, yurt içinde ve dışında İstanbul takımlarının talip olduğu oyunculara talip olan, ya da getirdiği oyuncular hakkında az ya da çok fikir sahibi olunabilen isimleri getiren  birine “takımı bitirmişlik” damgası  vurulabilir mi?

Ağabey, neredeyse iki katımdan büyük yaşınız var. Sizi yıllardan beri gördükçe dinler takip ederim, zaten bu zamana kadar bizi hep yok sayar bizden hiç bahsetmezdiniz (sanırım geçen seneydi nasıl olduysa bir kere bir gazeteye Trabzon hakkında bir röportaj vermiştiniz), lütfen bu düzen hiç değişmesin. Siz yine Trabzon’u yok saymaya devam edin de hem pek çok spor yazarının, taraftarının, hatta muhalif olanlarının bile, en azından –iyi niyetli- olduğuna şüphe getirmediği bir kişi hakkında “özel görevle getirilmiş” gibi hem Hakk katında, hem halk katında çok ağır sorumluluğu olacak laflar etmeyin. Bakın yeni bir hocamız var, yeni futbolcularımız var, yeni bir sportif direktörümüz var, transferin bitmesine daha yirmi gün var, bu sene ilk defa o stada gidecek görecek çocuklarımız, yeğenlerimiz var. Böyle “bitmiş” lafları falan…Üzülüyoruz sonra ağabey!   

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mirac Akin - 1 yıl önce
Murat bey guzel yazin icin tesekkurler.