Trabzon da Suriye gibi mi olsun?

Yener Yanık yazdı...

Trabzon da Suriye gibi mi olsun?

Şereften, haysiyetten, ardan nasibini almayan,  mesleğe saygısı, Allah’a karşı  korkusuolmayan, çok çok daha ağır küfrü, hakareti ama inanın her şeyi hak eden; içine lağımların döküldüğü bir DENİZ’den farksız olan, ATEŞlerde yanması gereken bir beden taşıyan; ruhen, insanenBİTik, TERe emeğe saygı duymayan bir adam ( ! ) mı yoksa bir ajan mı yönetti bu maçı….
 
Emin olun ki gergin olan Artvin’de hava pusluyken, Trabzon’da çıkması istenen diğer bir ayaklanma için görevlendirilmiş bir ajan bu…            
 
Hakem değil bu…
 
Bir şehrin gururu ile haysiyetiyle bu kadar oynanır.
 
Bir şehir isyana, Alaattin Çakıcı olmaya bu kadar özendirilir.
 
Adalet için mermi lafzı bu durumda ancak zikredilir.
 
Adam resmen bir iç isyan için düdük çaldı.
 
1996’dan beri ezilen, 2010’dan beri ayyuka çıkan, hakkı gasbedilen bir şehrin her şeye rağmen devletine âşık, sadık taraftarının sabrının son raddeye geldiği andır bu an...
 
Milatsa milattır bu an…
 
Hadi “halkı, isyana, suça teşvik”ten beni de gelin alın…
 
Bu ne ya… Bu ne… Bu ne rezillik…
 
Dünyada Türkiye, Türkiye’de de Trabzon ezilir, dedikleri de bu herhalde…
 
 
Salih oğlum seni alnından öpüyorum. Sen silahla yapılmayacak işi yaptın.
 
Sana ceza verecek Federasyonu da onun başındakine Allah’a havale ediyorum.
 
 
Diyeceklerimin bazılarını da sona bırakıp biraz maça değinip yazıyı bitireceğim…
 
Lise yıllarımdayken kanı bizden çok çok fazla kaynayan bir arkadaşımın hikâyesigibi bir maç zihniyetiydi zihniyetimiz…. Ve o zihniyetin ruha ve sahaya yansıyışıydı bu maç…
 
Trabzon delikanlısının jargonuyla“teke tek atlay mısın” denilen bir düelloda karşıdaki uşuğun:
 
 gadam, tamam vur baha amamanitamlanbuluşacağam, çok morarmasın kaşım gözüm dercesine bir zihniyetle maça çıktık.
 
Önceki biz değildik, sonradan olan biz gibiydik… Korkarak çıktık, korkarak oynadık…
 
Her şeye rağmen haysiyet yoksunu bir adamı da yeneceğimiz bir maçı elimizle teptik ve hakeme yenilerek bu sefil adamlara maçı verdik.
 
 
Yüze aleni vuran korku ifadesi ile maça başlayan, titreyen ayaklardan dolayı iki pas yapamayan bir takım, 13. Dakikada iki elini açıp takımının bu haline isyan eden naçar bir hoca, sağdan soldan gelen rakip ve olan penaltıyı vermeyen olmayanı da veren bir müsvedde hakem ve gözü ilk yarı şişmeyen hatta kontra bir yumrukla öne geçip maçı almaya dönen bir takım…
 
 
Şu Galatasaray’ı bu haliyle bizden başka kim yakalasa kevgire döndürürdü.
 
Hele ki becerip bir kontraya çıkamadık bu aşüfteye fırsat verdik ya bize de helal olsun…
 
Tamam maçı teptik de asıl sebep şeref ve haysiyetten yoksun bir hakemin maçı değil bütün şehri katletmesiydi işin özeti…
 
Çuvaldızı kendimize batırsak ne olur. Sesimiz bağırmaktan, sövmekten kesildi. Öfkemiz hala geçmedi, geçecek gibiyi bile dönmedi.
 
Ah oğlum ah Özer… O haysiyet yoksunuyla Obama – Erdoğan görüşmesi kadar uzun bir görüşmeye ve akabindetartışmaya girip ilk sarıyı yemekle ne mi yaptın…
 
Folunda yatan, zincirine bağlı olana bir taş attın, salyalarını akıttın, fitili ateşledin.
 
Rakip oyuncu bizim Muhammet’in iki ayağını yerden kesiyor, sarı bile görmüyor, senin üstüne adam düşüyor, kırmızı alnına çakılıyor Özer…
 
 
Ya sana ne diyeyim Aykut… Bariz gol olacak pozisyonda topu Erkan’a versen maç 2- 0 olacak, ver(e)medin… Podolski topu aldı, bir Değirmendere –Meydan yaptı sen hala sakalını tutup tesbihçekiyorsun.
 
Ayağını uzatsan diyeceğim ama faydası yok, o ajan bütün ruhunu bu şehri isyana karşı uzatmış zaten…
 
Sana da birkaç kelam gerek ey masonik aşkın futboldaki ilk izdüşümü:
 
Senin de gerçek yüzünü gördük kısacası Galatasaray camiası…
 
Her zamanki gibisin… Fener’i düşman belleyen bu şehir seni iyi tanısın iyi bilsin.
 
Düşene nasıl bir tekme atılacağını, icraya gelen evden nasıl kelepir bir halı kapılacağını çok iyi gösterdin.
 
Yedi kişi bırakılmış bir takıma oley çekmeyi bir ömür unutmayacağız bunu iyi bilesin…
 
Senin de maç sonu açıklamalarını da ayrı not ettik Denizli…Sen ki bir İrlanda maçı sonrası maçı satan oyuncularına atfen, İçimizdekiİrlandalılar diyen biri olarak hakeme hak verdin ya… Demek ki içimizdeki ilk İrlandalı senmişsin…
 
Sizi temin ederim ki bu şehirde lehimize böyle bir şey yapılsa ( ki mümkün değil ) bu taraftar asaletinden taviz vermez.
 
 
Tekrar söylüyorum. Milliyetçi, muhafazakâr vatanına milletine âşık, Allah’ına sadık bir şehri iç isyana sürüklüyorlar.
 
Bir maçı, bir savaşa götürüyorlar.
 
 Bu kadar aleni olmaz bu iş…
 
Ve bunun asla başka bir izahı yok…
 
Devlet erkânı Ankara’daki patlama kadar bu işi de iyi düşünsün. Burada bir şehrin gururunun, haysiyetinin, sinir uçlarının zorlanmasının hem de Trabzon gibi bir şehrin şerefiyle oynanmasının tatbikatı değil birebir kendi yaşanıyor.
 
Bu şehirde dinden sonra gelen en güçlü değer Trabzonspordur… Yedisi de yetmişi de bunun için gerekirse adam bile vurur…
 
Futbol, sadece futbol değildir bunu herkes iyi bilsin, iyi bellesin.
 
Bu kesinlikle bir provokasyon ve bu hakemin kimliği bağlantıları da iyi incelensin. Kimse bunun aksini iddia etmesin. Bizi komplo teoriciliği ile suçlamasın.
 
Biz yıllar önce bir Beşiktaş- Samsun maçı izledik ve orada da Beşiktaş aleyhine beş kırmızı gördük. Ama hakkıyla ama namusuyla…
 
Bu ise bambaşka…Adice, kahpece, kancıkça ve Rusya gibi Amerika gibi zalimce, zorbaca…
 
İyi irdele, iyi düşün ey Devlet- i Ali… Yedisi de yetmişi de çok çok hırçın bugün…
 
Ezcümle… Sana candan bağlı BU ŞEHİR; yıkılmış, kırılmış ve bir kenara itilmiş bir ruh halinde mi sürekli olsun…  O zaman birilerinin istediği gibi maazallah Trabzon da Suriye gibi mi olsun…
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.