Trabzon'da Faruk Özak bunalımı!

Çarpıcı Açıklamalar...

Trabzon'da Faruk Özak bunalımı!

Salih Erdem Trabzonspor’un kurucularından..



Ve ilk başkanlarından canlı yayında bir soru karşılığında şöyle cevap veriyor..

-Zaten Faruk Özak’ ı o yıllarda takıma ‘torpille’ almıştık.

Araya girip soruyorum

-Nasıl yani?

-Bu Rizespor'da oynuyordu. Babası yanıma geldi , Salih, bizim çocuk Rize de mutsuz onu Trabzonspor’a alalım. Babası çok kaliteli bir insandı. Hafız abi, hocalara sormam lazım, öyle pat diye olmaz, dedim.Binanaley o zamanlar bizim kadroya girmesi imkansızdı. Yinede bu ricayı kırmayıp ilettim hocayla..

Hocamız: ‘mümkün değil yetersiz bizde oynayamaz’ dediler.

-Hafız amca ısrarla gidip geliyordu sonunda kıramadım. .Aldım Trabzonspor’a ama tamamiyle torpille oynattık onu, kadro çok iyiydi sırıtmasına izin verilmiyordu pek…”

Başkanın ağzından akan cümleler ve beni hayrete düşüren anlar böyleydi sayın vekilimiz hakkında…. Bir insanın hayatı hep torpil mi olur?

Ve bir insan hayatta hep alır mı?

Hiç vermez mi?

Bunlar tartışılır.. Elbette yakın çevresine çok yararı olmuştur.. Bal tutan parmağını yalar misali..

Günlerden bir gün..Soğuk bir hava..Trabzonspor Başkan Yardımcısı Faruk Kanca’ya uğradım. Oldukça sinirliydi. Ne oldu Faruk Abi dedim? Yahu Sadi sen de hep olayların üstüne mi gelirsin(!) diye söyleyerek gülümsedi…

Ve konuşmaya başladı

-Biliyorsun benim hazırladığım bir Akyazı Stad Projesi var Sadi.

-Evet abi biliyorum, Sayın Bakan’a gidecektiniz

-Dün Sayın bakana gittik. Zar zor bize randevu verdi ve bizimle alay eder gibi konuştu. Bu hayal bu böyle olmaz , kanun çıkaracaksın edeceksin kıyı kanununa muhalefet …’saydı da saydı bize..Ya bir bozulduk bir bozulduk anlatamam sana projeye bakma bile bakmadı.

-Ciddi misin abi?

Evet çok ciddiyim..Öyle arkamıza bakmadan ayrıldık bakanlıktan.

-İyi abi sebep ne olabilir?

-Sebep çok açık değil mi Sadi, kendi projesi değil, büyük proje ve onun ismi yok havası yok o olmadan Trabzonspor’a çivi çakabilir misin Sadi? Siyasette de aynısını yaptı bize Sadi yüzümüze güldü arkamızdan başka kişiyi destekledi

-Abi ben siyasete girmiyorum diye serzenişte bulunuşu hala dün gibi gün gibi aklımda… Torpille futbolcu ol, Trabzonspor'da oyna, sonra Başkan ol ve sonra bulunmaz hint kumaşıymış gibi vekil ve bakan ol sonrada tarihin en büyük projesini hançerle!

Ben söylemiyorum tarihin tanıkları anlatıyor…

2007 nin Mayıs ayında Trabzon'da bir röportaj da karşılaştığım Sayın Bakan’a;

-Bakanım işler kötüye gidiyor sizce bu Trabzonspor’un kurtuluşu nedir? diye sordum

Cevabı manidardı.

-Benim söyleyeceğim bir şey yok..Sizler yapacaksınız. Sizler kurtaracaksınız.

-Nasıl kurtaracağız?

-Yazacak çizeceksiniz gidecekler sonrada gereken yapılır mutlaka…

Şeklinde bir açıklaması olmuştu bana..Gördüğü herkesten medet umarcasına..Niyeyse!! Nuri Albayrağı sevmediğini bir çok kişiden duymuş karşılaştığım bu olayla da teyid etme imkanım olmuştu.. Anlatılanlarla birlikte bu kez de şahit olmuştum.. Trabzonspor da ki işleyişin merkezi sayın Bakan mıdır, sayın vekil midir diye çok kez düşündüm. Bu nasıl bir Trabzonsporluluk nasıl bir menfaat yörüngesidir anlamakta zorluk çekerken bu sefer yaşanmışlıkların muhatabı eski asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu’ ydu.

Bakın ne diyor Asbaşkan: “ Karşılaştığımız her ortamda arkadaşlar arasında sürekli olarak beni öven, Trabzonspor için benim tecrübeme ve disiplinime ihtiyacı olduğunu söyleyen taltifte zerre kadar boşluk bırakmayan Sayın Bakan,maalesef yönetime girdikten sonra birtakım isteklerine “red, hayır” cevabı verince, siyasal etkinliğini üzerimde nüfuz etmeye, beni Başkan minvalinde eleştirmeye ve görevden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmaya, başladı. Bu bir trajedidir. Manidardır. Trabzonspor için çok şey yaptığını ifade eden çok şeyi başaran Faruk Abi kişisel ihtiraslarının gölgesinde; Trabzonspor’a zarar vereceği pek düşündüğüm bir ihtimal değildi, olamazdı da zaten. Ama olabiliyormuş. “ ……………. Evet ne kadar enterasan ne kadar kayda değer buna siz karar verin.


Trabzonspor da ki Faruk Özak bunalımının bu denli ayyuka çıktığını zaten biliyordum ama siyasal kanıksanmalar gibi “sen istediğini söyle” bazı ezberleri bozamıyordum…Bizde böyle bir hastalık vardır zaten; menfaatimiz olduğu sürece kim kimi yönetmiş çok önemli değil.Bunu Hayrettin bey için söylemiyorum. Genelde bizim rahatsızlığım bu. .Çok ilginç tepkiler ve bu tepkilere muhatap kişiler var. Kimisi tehdit görür, kimisi kurtarıcı görür. Tanıklar ve söylemler ortada…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.