Türkiye'de Trabzonspor büyük bir renktir

Devlet eski Bakanı, Bordo-Mavili ekibin Onursal Başkanı Yılmaz TVEM’e çarpıcı açıklamalar yaptı.

 Türkiye'de Trabzonspor büyük bir renktir

Devlet eski Bakanı, Bordo-Mavili ekibin Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz TVEM’e çarpıcı açıklamalar yaptı. Onursal Başkan Yılmaz, “Trabzonsporsuz bir lig düşünülemez. Bordo-Mavili kulüp her zaman Türk futboluna yön verecek bir güç olacaktır” diye konuştu.

SERBEST VURUŞ’A KONUŞTU

Devlet eski bakanı, Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz TVEM’de sporun gündemini belirleyen ‘Serbest Vuruş’ programına telefonla bağlanarak gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trabzonspor’un iyi yolda olduğunu dile getiren Yılmaz, “Bordo-Mavili ekibi özellikle Ukrayna’daki maçta çok dikkatli takip edip, beğenmiştim. Takıma yeni katılmış, birbirini tanımayan oyuncuların performanslarını kaliteli bulmuştum. Sporcuların birbirine daha çok ısınıp kaynaştığı anda Trabzonspor gücünü gösterecektir. Ama hangi konuma gelir, şampiyon olur mu bilemiyorum. Ama ses getiren bir ekip ortaya çıkacaktır” dedi.

UMARIM HEPİMİZ SEMERESİNİ GÖRÜRÜZ

“Trabzonspor’u şu aşamada parasızlıkla yönetmek zordur” diyen Onursal Başkan Yılmaz, “Bütün kulüplerde de bu sıkıntı vardır. Ancak bu durumda Hacıosmanoğlu iyi yönetiyor diyebiliriz. Çünkü para ödeyemez duruma düşmediler. Futbolcular bayrak kaldırmadı. Alacaklılar ses çıkarmadı. Demek ki mali tabloda güzel gidiyor. Tabi kendi içindeki arkadaşlarıyla olan tartışmalar, çekişmeler, anlaşmazlıklar onlar hariç. Bu her cemiyette olabilir. Ancak şu aşamada iyi görünüyor. İnşallah yıl sonuna kadar bu iyi gidişin maçlardaki başarısıyla semeresini hepimiz görürüz” diye konuştu.

MİHENK TAŞIDIR

Trabzonsporsuz bir ligin düşünülemeyeceğini ifade eden Onursal Başkan Yılmaz, “Trabzonspor Türkiye Ligi’nin mihenk taşlarından bir tanesidir. Türkiye de Trabzonspor büyük bir renktir. Bordo-Mavili kulüp her zaman Türk futboluna yön verecek bir güç olacaktır” dedi. Kulüpler Birliği’ne Türk futbolunun ihtiyacı olmadığını defalarca söylediğini belirten Onursal Başkan Yılmaz, “Zaten Federasyonu kulüpler seçiyor . Ayrıca Kulüpler Birliği’ne ne gerek var” şeklinde konuştu.

Serbest Vuruş yorumcusu Mehmet Baransu’nun “Akil adamlar lafıdır geçiyor. Şimdi sizin, Ali Şen’in, Alp Yalman’ın devreye girmesi gerekmiyor mu? Yönetici anlamında söylemiyorum ama Onursal Başkanlık ya da Federasyon’a Onursal Başkanlık lazım, Onursal ekip lazım gibi geliyor bana. Siz sahaya çıkacak mısınız? Böyle bir şey midir ilacı? Ya da başka bir türlümüdür bu futbolun karanlığından ve kirliliğinden kurtulmamızın nedeni? Nasıl kurtulacağız?” sorusuna Onursal Başkan Yılmaz:

SESLERİMİZİ DUYMAYA BAŞLARSINIZ

“Futbolun karanlıktan ve kirlilikten kurtulması için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Biz biraz yorulduk herhalde. Yıllarca başkanlık, bakanlık çeşitli işlerde bulunduk. Biraz yıpranmayalım diye kenara çekildik. Ama dediğin isimler doğrudur. Ali Şen, Alp Yalman ve diğer bir sürü daha böyle dürüst kimliği olan arkadaşlarımız var. Aslında biz bir arada Futbol Adamları Derneği’ni de kurmuştuk. Yılmaz Paşamızdı başında. Onu pek çalıştıramadık. Öyle olmuş olsaydı herhalde daha da etkili olurdu ama önümüzdeki günlerde seslerimizi duymaya başlarsınız” dedi.

ÖNCE BAYRAĞIMIZI İYİ TEMSİL ETMELİYİZ

Kulüpler Birliği’nin şuana kadar hiç bir yaptırımı olmadığını dile getiren Onursal Başkan Yılmaz, “Sadece yabancı futbolcu sayısında artış istenmiştir. Başka hiç bir şey yapılmamıştır. O da Milli takımımızın geldiği durumu gösteriyor. O kadar yabancıya ben zaten baştan beri karşıyım. Önce bayrağımızı iyi temsil etmeliyiz. Önce bizim çocuklar oynayacak sonra yabancıları alacağız. Kulüpler Birliği toplantısına çoğu başkan katılmaz. Öyle bir anlamı olmayan bir kuruluştur. Kurulduğundan bu yana hafızalarımızda yaptığı bir iş yoktur. Olmayacakta, öyle görünüyor. Kaldırılması lazım” dedi.

TEKRAR İNANMALIYIZ

İnsanların statlara güvenilir halde gidebilmeleri için tribünlerde Passolig uygulaması getirildiğini söyleyen Yılmaz, “İnsanların fişlenmekten kurtulabilmeleri için, birbirlerine güvenen, çağdaş, modern, aynı milletin çocukları olmaktan başka çaremiz yoktur. Tekrar inanmalıyız. Tekrar inandıklarımızı yapmak için mücadele vermeliyiz. Bu işin düzelmesi o” ifadelerini kullandı.

O TABANCANIN ORADA NE İŞİ VAR?

Milli takımın son oynadığı maçtan önce gün yüzüne çıkan Gökhan Töre ve Hakan Çalhanoğlu arasındaki tabanca olayına da değinen Yılmaz, “Ne işi var o tabancının. Orada kimsenin de çıkıp bir şey dediği yok. 20 yaşını biraz geçmiş delikanlıların bu yollara tenezzül etmesi o Milli formaya yakışır mı? Onları yönetenler, hatta Fatih Terim çok iyi bir hocamız olduğu halde neden sessizliğini bozmuyor? Dolayısıyla bugün böyle karışmış kötü saha sonuçları ve yapay bir takım girişimler, konuşmalara, esasla alakası olmayan bir yerlere gelmişiz” dedi.

İDDİA, ERKEKLİĞİ VE MERTLİĞİ BOZAN BİR OLGUDUR

Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, 1991 yılında özerk Futbol Federasyonu’nu kurduklarını hatırlatarak, “O günkü koalisyon hükümeti ve spor basın mensubu arkadaşlarla ortaklaşarak, dayanışarak, anlaşarak dedik ki; futbol çok profesyonel bir iş. Bunu devletin sırtından alalım. Siyasi torpillileri de kaldıralım. Siyasetin egemenliğine sporda son verelim. Kendi içinde kendi kendini yönetsin. Hakemi var, eski milli futbolcuları var, kulüpleri var, ilgili tıbbı var, teknik direktörü var. Bir kanunla güzel bir şekilde ayarladık.”

Özerkleşmeyi yaparken havuz sistemi, stadyumdaki reklamlar ve iddia hariçti. İddiaya o zaman olduğu gibi ben hala karşıyım. Erkekliği ve mertliği bozan bir olgu bence o hala. Onun için şikeler falan bugün tartışılan konular. Geçmişte günlerdir tartışılan şike vardı, yoktu. UEFA böyle dedi, FIFA demedi. Kulüplerin birbiriyle olanlar taraftarların kinlenmesi, düşmanlık gibi çok saçma. Futbol taraftarları dosttur. Kavga etmek, dövüşmek, sövmek, silmek, mahkemelere gitmek için yoktur” dedi.

EN ÇOK KULÜPLER SUÇLU

Türk futbolunda yaşanan sorunlardan dolayı daha çok kulüpleri suçladığını ifade eden Bordo-Mavili kulübün Onursal Başkanı Yılmaz, “Ekonomik bağımsızlıkları oldukları halde, havuz sistemiyle, reklam gelirleriyle ve birtakım sıfır bütçelerden şimdi artık birçok para kazandıkları halde o parayı iyi kullanmadılar. Bu eyyam tabiî ki devamlı kulüplerini borca sokan yöneticiler içindir” dedi.

2002’YE GERİ DÖNERSEK…

“UEFA’nın şart koştuğu, bütçesi olmayan, bilançosu olmayan kulüpleri lige almayacağız, müsabakalara sokmayacağız demesine rağmen, biz futbolun kendi bütçesini oluşturalım dedik” diyen Yılmaz, şunları söyledi: “Ancak esas kişiler uzaklaşıp maceraperestler gelmeye başladı. Bakıyorum bugün bütün kulüpler borçlu. İyi bir hesap yaptığınız zaman hiçbir kulübün borcu olmaması lazım. Hatta birikmiş parası, kulübü büyüten bir takım yatırımları geliştirmeleri olması lazım. Bunu çözmenin yolu 2002’ye geri dönmek veya siyasetten uzak, kendini yöneten, basiretli bir federasyon oluşturmaktan geçer. Siyaset bu işe karışmasın demiyorum ama özerk yapıya ne kadar müdahale etmeleri gerekiyorsa o kadar müdahale edebilirler.”

OTORİTESİ ZAYIF FEDERASYON BAŞKANLARI GELDİ

Sadece futbolda değil. Bütün amatör branşlarda da birçok reformlar yaptıklarının altını çizen Onursal Başkan Yılmaz, “Yenilikler getirdik. Çoğu halen başkan ve yaşıyor. Gayet güzel giderken bizim futbolu temsil eden ama gözü Federasyon da görev almaya yönelik tipler kendilerine güvenemeyip, kendilerini beğendiremeyip o günkü başbakandan yardım istemişler. Ve kanunda hemen 2002-2003 yıllarında değişiklikler yapılarak delegasyon sistemi değişmiş. Dolayısıyla kulüplerde ekonomik sıkıntı içinde bulundukları durum nedeniyle uymuşlar ve çeşitli Federasyon Başkanları temsil edemeyen, otoritesi zayıf Federasyon başkanları gelmeye başladı. O gün aleyhinde konuştuğumuz, yıllardır bu işi yapan Haluk Ulusoy’u şimdi arıyoruz” diye konuştu.

ŞERİATIN KESTİĞİ PARMAK ACIMAZ

Onursal Başkan Yılmaz “Şike sürecinin üzerinden 3 sene geçti. Kuşku ve şüphe devam ediyor. Mahkeme kararları karıştı, yeniden yargılamalar çıktı, tabi ki olsun ama bir haksızlık varsa ortaya çıksın. Burada kesin karar verebilmek otorite boşluğundan kaynaklanıyor. O gün eğer iyi bir Federasyon olabilmiş olsaydı şikenin bu boyutlara kadar taşınması mümkün olmayacaktı. İyi veya kötü bir karar verilecekti ve diyecektik ki bugünkü tabirle şeriatın kestiği parmak acımaz” dedi.

TAHKİMİN KARARLARI TARTIŞILIR OLDU

Yılmaz kendi bakanlık döneminde özerkleştirilen Futbol Federasyonu’nun içerisinde Tahkim Kurulu’nu kurduklarını da hatırlatarak, “Tahkim 8 asil 8 yedek üyeden oluşur. Bunların hepsi yargıçtır, hukukçudur. Bunların vereceği karar kesindir. Ve mahkemelerde bu işler sürüncemede kalmasın. Süratle sonuç alalım. Sezon aksamasın. Futbol aksamasın. Ancak orası da sonradan maalesef laçka edildi. Onların kararları da artık tartışılır oldu. Şimdi bu yolla da mahkeme kararları açıldı. Biri açılıyor biri kapanıyor. Böylece endişelerle yaşamaya devam ediyor. Özellikle Federasyon Başkanı bu işe tavrını koyar ve bitirebilirdi” dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.