• BIST 105.546
  • Altın 162,906
  • Dolar 3,9213
  • Euro 4,6451
  • Trabzon 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 6 °C
  • Eto’o’dan Trabzonspor’a flaş transfer önerisi!
  • Çalımbay onları düşünmüyor onların yerine takviye istiyor!
  • Konyaspor iki futbolcu için Trabzon'un kapısını çaldı!
  • Eto’o’dan Trabzonspor’a flaş transfer önerisi!
  • Çalımbay onları düşünmüyor onların yerine takviye istiyor!
  • Konyaspor iki futbolcu için Trabzon'un kapısını çaldı!

Vicdansız dünyaya karşı “Vicdanlı Erdoğan” ilkesi!..

Fatih İshak Soylu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye’nin uluslararası ilişkilere yepyeni bir boyut getirdiğini  gururla takip ediyoruz…

Neden gururla!..

Anlatalım…

Artık  kendi içine kapanan’Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ mantığını  terk eden çevresinde olan bitenlere karşı kayıtsız kalmayan  sadece kendi ülkesinin çıkarlarını değil mazlumlarında  hak ve hukukunu koruyup kollamayı kendine ilke edinen bir Türkiye gerçeği var!..

Dünya Türkiye’nin bu bakışı karşısında şaşkınlığını gizleyememiyor!..

Çünkü bugün  ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın ‘ dediğinde  o mazlum insanlara sırt dönmenin vebalini düşünen  ve yarın o  sıranın  kendisine geleceğini o yılanın  kendisini( Türkiye) zehirleyeceği hesap ederek  hareket  eden bir Türkiye gerçeği var…

O nedenle; okuduğum önemli bir yazıdan kesitler alarak bu gerçeği yorumlamak istiyorum.

Türkiye uluslararası ilişkilere yeni bir vizyon getiriyor. Başta İngilizlerin   küresel güçlere de örnek olduğu kendi çıkarlarını  düşündüğü    insani değerlerden yoksun  dünyayı mahfeden eden ‘Lord Palmerston’  kuralını  bugün ters yüz etmeye çalışan bir Türkiye var!...

‘Ahlak, ve vicdan ‘gibi parametreleri diplomasiye dahil etmeye çalışan bir lider var…

Neydi bu kural!..

İngilizlerin, "Lord Palmerston" olarak bilinen, asıl adı Henry John Temple, 3. Viscount Palmerston, (1784 –1865) olan Başbakanı, neredeyse ülkesinin diplomasi karakterini belirleyen kişidir.

 Agresif bir dış politika izleyen, hatta saldırgan denecek kadar politik hamleleri savunan Lord Palmerston, dünya diplomasisini de derinden etkilemiştir. Politikasını sonraları çok meşhur olan bir cümleyle şöyle özetlemiştir:

"İngiltere’nin ebedi dost ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır."

Bu söz, Avrupa’nın en acımasız modernizm kurallarını belirlediği bir dönemde (19. yy) sarf edilmiş ve tüm Büyük Britanya İmparatorluğu’nda şiddetle de uygulanmıştır.

Bu sözü kendine şiar edinen, 18. ve 19. Yüzyılın en büyük ve en güçlü imparatorluğunun dünya üzerine yapacağı tahribatı tahmin edin.

Sadece Asya-Pasifik bölgesinde sömürgeleştirilmiş ülkelere, Afrika"da köleleştirilmiş toplumlara ve Ortadoğu"da parçalanmış, onlarca küçük devletlere bölünmüş coğrafyaya bakmak bile tahribatın sonuçlarını anlamamıza yeter.

Lord Palmerston, görev aldığı devletin her kademesinde ve Başbakan olarak görev yaptığı dönemde bu politikasıyla  İngiltere’yi acımasız sömürü, asimilasyon ve savaş pozisyonlarına sürükledi.

Şiddetli politikası bir süre sonra devlet kuralı haline geldi.

Kendisinden sonra görev alan neredeyse tüm başbakanlar ve dışişleri bakanları bu politikayı devam ettirdi.

Meşhur İngiliz diplomasisi denen şey, Lord Palmerston"un, "dostluk yoktur çıkarlar vardır" sözüyle özetlenen ve her şeyi mubah gösteren politikası üzerine kuruludur.

Bugün en basit diplomasi ya da uluslararası ilişkiler toplantılarında bu kural (kaynağı pek de bilinmeden) sürekli dillendirilir:

"Uluslararası ilişkilerde dostluk yoktur, çıkarlar vardır".

Bundan dolayı savrulan milyonlarca hayatlardan kimse bahsetmez.

Bugün Hindistan dahil alt Asya kıtasında kullanılan dilden, eğitim sistemine, yemek kültüründen, inanç sistemine kadar her şey bozulmuş, anlamsız biçimlere dönüşmüş durumda.

Afrika’nın, Avustralya’nın ilkel kabileleri bile Hristiyanlaştırılarak zihinleri allak bullak edildi, sonra gelen kuşaklar büyük çatışma ve bunalım yaşadılar. Sömürge ve köleleştirme dönemlerinde yapılan insan kıyımını, katliamları saymıyorum henüz.

İngiliz diplomasisi sömürgecilik, köleleştirme, asimilasyon ve ötekileştirme üzerine kuruludur.

Ve o küresel güçlere de örnek olmuştur ne yazık ki!

ABD’si, Batı’sı hep aynı yolu izlemişlerdir!..

Neredeyse üç yüzyıldır değişmeyen bu kural bugün sadece biçim değiştirmiş ama özü değişmemiştir.

Ülkeleri, milletleri birbirine düşüren, kendi çıkarları için her şeyi mubah gören diplomasi anlayışının dünyada nasıl bir tahribat ve yıkım yarattığını görmek için uzman olmak gerekmez.

Son 300 yıllık dünya tarihinin sayfaları İngiliz çıkarı yüzünden meydana gelen savaşlarla doludur. 2012 yılında  çıkan İngiliz tarihçi Stuart Laycock"un "All the Countries We"ve Ever Invaded: And the Few We Never Got Round To" (İşgal Ettiğimiz Tüm Ülkeler: Ve Vakit Bulamadığımız Pek Azı) adlı kitabına göre, dünya üzerindeki 200 ülkeden sadece 22 tanesi İngiliz işgaline ya da saldırısına uğramadı.

Bunun nedeni o 22 ülkede İngiliz çıkarlarına yarar bir şey olmamasıdır. (1)

Şimdi bu insani ilkelerden yoksun solan,  Lord Palmerston prensibini iyi bir şeymiş gibi savunanlar, Türkiye’nin  Davutoğlu sonrasında ki son süreçteki son derece doğru olan dış politikasını hayasızca  eleştiriyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan çıkarları değil, dostlukları savunduğunu belirterek hata yaptığını söylüyorlar.

Neye göre?

Lord Palmerston prensibine göre.

Ne yazık ki dünyanın, özellikle de bizim içinde bulunduğumuz coğrafyanın yaşadığı kaosun sebebi bu savunulan İngiliz çıkar politikasıdır.

İşte  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  bu politikaya karşı mücadele etmektedir…

Küresel güçlerin  dünyadaki mazlum milletleri sömürmesine karşı durmaktadır…

‘Dünya 5’den büyüktür’ isyanı işte bundandır…

Reis dünyaya haykırıyor;

 ‘Suriye’de kimyasal silahlarla bebekler öldürülürken, Mısır’da Esma gibi masum genç kızlar vurulurken ,Gazze’de masum insanlar katledilirken ne yapmamızı istiyorsunuz. Susalım ve bu katliamlara seyirci mi kalalım? ‘

Diyor ku;

Nerede  insanlık,

Nerede ahlak,

Nerede vicdan?

O nedenle Türkiye  tek başına da kalsa uluslararası ilişkilere  mazlumlara sahip çıkacak şekilde son yıllarda kararlı bir şekilde yeni bir vizyon getirmeye çalışıyor.

Diplomaside sadece çıkarlar söz konusu olamayacağını anlatıyor.

Türkiye  o nedenle  dış politikada   bugün uluslararası ilişkilerde o  mazlum ülkeleri  perişan etmeyi ilke edinen sömürücü "Lord Palmerston kuralı ‘na karşı, "Vicdanlı Erdoğan ilkesini’  ortaya koyuyor..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  bugün dünyadaki bütün mazlumları  sahiplenerek ,hakkını  hukukunu korumaya çalışarak  hayır duası alıyor. ..

Türkiye’de CHP zihniyeti sözde  ‘ DİKTATÖR’ suçlaması yapsa da dünya  mazlumları sahiplenmeyi ilke edinen ’VİCDANLI REİS’i  takip ediyor…

Anladın mı Kemal bey!..

Kaynak;(1) Diplomaside ‘Lord Palmerston kuralı’na karşı  ‘Vicdanlı Erdoğan ilkesi’ Ali Nur  Kutlu/Yenişafak/27 Ekim 2013

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.