banner238
banner264

Yaptık, açtık, bıraktık!


Gülşah Yıldırım

Gülşah Yıldırım

12 Eylül 2016, 21:16

Doğu Karadeniz Bölgesi son yıllarda turizm alanında bir hayli yol katetti. Özellikle Arapların öncelikli tercihi haline gelen bölgemiz bu ilgiyi hak etmiyor değil… Hem tarihi hem doğal güzellikleriyle turistleri büyüleyen bu muhteşemliği görenin bir daha göresi geliyor. Ancak böyle giderse korkarım ‘Bir gören pişman, bir de görmeyen’ şeklinde tabir edilecek memleketimiz!
 
‘Böyle giderse’ derken ne demek mi istedim? Bu noktada turizmin ne olduğunu bilmek çok önemli… Bunu tam olarak kavrayamamış birçok işletmeci, turizm sektörünün sadece işletme açıp sonra, gelen turistleri saymakla olduğunu zannediyor. Oysa işin aslı tam da tersi… İşletme açmak, diğer adımlara bakıldığında işin en kolay yolu… Zaten işin en kolayı bu olduğu için bilen bilmeyen işletme açıyor. Sonrası Allah kerim…
 
En basit örneği, bir restorana gidiyorsunuz. Yemek sipariş ediyorsunuz ve bekliyorsunuz, bekliyorsunuz, bekliyorsunuz… En geç 30 dakikada önünüze gelmesi gereken yemek 1 saat 15 dakika sonra geliyor. Maalesef abartmıyorum. Efendim, yemek masanıza güç bela geliyor. Yiyorsunuz. Sonra bir yarım saat de masadaki boşların alınmasını bekliyorsunuz. Yarım saat sonra gelen garsona, yine de insanları rencide etmemek için ‘Canım sen zahmet etme, ben kaldırım, mutfak ne taraftaydı?’ diyemiyor insan… Ve ne yazık ki bölgemizdeki işletmelerin birçoğu bu durumda… İstisnalar kaideyi bozmaz.
 
Sadece Trabzon’da değil, çevre illerde de durum farksız… Buna kalifiye eleman sıkıntısı da diyebiliriz ama bu sektörde yapılan iş bellidir aslında. Kimse kalkıp da bir garsondan atomu parçalamasını istemiyor. Sadece güler yüz, zamanında hizmet… Bu durumda iş yine bu işletmenin sahibi, müdürü vs. yöneticilerden geçiyor. Onlar işi bilmiyorsa ve sadece para kazanmanın derdindeyse, haram kazancı yer ve en fazla 2 yıl sonra kepenkleri indirir. Bunun örneği etrafımızda çoktur.
 
Bu anlattığım işletmelerdeki sorunlardan sadece küçük bir tanesi… Bu işletmeler elbette restoran ile de sınırlı değil… Bunun oteli var, pansiyonu var, tatil köyü var… Hele ücretlerin yüksekliği konusuna aslında söz söylemeye bile gerek yok. Sağır sultan bile duydu ve utandı! Defalarca gündeme geldi. Televizyon, gazete ve haber sitelerine defalarca konu oldu.
 
Yok mu bunları bir denetleyen? Hizmet sektöründe nasıl oluyor da herkes bu kadar başına buyruk hareket edebiliyor?
 
Yazımı noktalamadan önce yıllardır turizme kazandırılmayı bekleyen ve nihayetinde kazandırılan Sera Gölü’ne değinmek istiyorum. Sera Gölü Tabiat Parkı gerçekten çok güzel yapıldı. Bu yaz turistlerin en önemli uğrak yerlerinden bir tanesi haline geldi. Gelin görün ki, yapıldı ve bırakıldı. Evet tam da böyle… Deyim yerindeyse pislikten batıyor. Denetleme yok, takip etme yok, temizleme yok… Bunu söylerken tabi ki bu alanları kullanan kişilere de görev düşüyor. ‘Yedim, içtim, bıraktım, gittim’ ile kendi kendimizi pislik içinde yaşamaya mahkum ediyoruz.
 
Yetkililere sıra gelince, öyle ‘Yaptık ve bıraktık’ ile de olmuyor ne yazık ki… Takip etmek, denetlemek… Bu kelimeler bizim ülkemize her ne kadar yabancı olsa da, biz yine de gördüklerimizi söylemeye, yazmaya devam edelim. Belki günün birinde bir şeyler değişir. Ama böyle giderse, ‘iki ileri bir geri’ gitmekten farkı olmaz. En başta verilen emekler, ilgilenmeyince zayi olur gider.
 
Bu arada Arap turistlerle dolup taşan Trabzon’un İl Kültür ve Turizm Müdürü 5 aydır neden yok?...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort