Her biri ayrı alanda lider!

Şener Kardeşler

Her biri ayrı alanda lider!

Trabzonlu bir ailenin her biri kendi alanında zirvede üç çocuğu, Trabzon’da bir araya getirmem tam iki yılımı aldı. Sani Şener (56) hem Türkiye’de hem de yurtdışında en görkemli havalimanlarını inşa eden TAV’ın CEO’su, Sadri Şener (60) Trabzonspor’un 20 yıllık en eski yöneticisi ve başkanı, Sezer Şener Komşuoğlu ise (63) Kocaeli Üniversitesi’nin rektörü. Bir aileden nasıl oldu da üç lider kardeş çıktı, hikayesini konuştuk

Liderlik onlarda genetik. Kısa boyu ve gözükaralığıyla nam salmış ve ‘Tekaüt Salih’ olarak bilinen dedeleri, 1. Dünya Savaşı’nda Rum ve Ermeni çeteleri, Rus cephelerine karşı savaşan çok önemli bir çete lideri. Enver Paşa’nın, başetmekte zorlandığı bir cephe olduğunda, “Bana kısayı getirin” diyerek emir verdiği söylenir. Tekaüt Salih, oğullarıyla birlikte çetelere karşı savaşırken, bu savaştan bir tek küçük oğlunu muaf tutar ve onu okutmaya karar verir. İşte o küçük oğlan, ileride her biri kendi alanında lider olarak karşımıza çıkacak kardeşlerin babası Ahmet Şener’dir. Ahmet Şener, Ziraat Fakültesi’nden mezun olunca, babası ve kardeşlerinin halkı için dağlarda yaptığı liderliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşır. Tam 25 yıl Trabzon milletvekili olarak Karadeniz’e hizmet eder. İşte bu yüzden üç kardeşin çocukluk ve gençlik yılları da hep siyasetin içinde geçer. Trabzon’dan Ankara’da üniversite kazanıp yurt bulamayan öğrenciler, yurt bulana kadar onların evinde kalır. Odalarda misafir öğrenciler için ranzalı yataklar vardır. Kendilerine ait bir odaları yoktur, her sabah kalabalık bir salona uyanırlar. Trabzon’da Tıp Fakültesi olmadığı için tedavi olamayıp, Ankara’ya şifa bulmaya gelenlerin ilk durağı, yine onların evidir. Sofraya, çoğu tanımadıkları 20 kişiyle otururlar. Baba Ahmet Şener’in her anı Meclis’te geçtiği için, bütün bu işlerin arkasındaki isim, anne Feride Şener’dir. Akılalmaz insan trafiğine rağmen, bir gün bile kuaföre gitmeyi ihmal etmeyen, şık giyinmeye hep özen gösteren pratik bir Karadeniz kadınıdır. Sani Şener annesi için, “Öne çıkan isim hep babamdı ama ‘Işığa aydınlığı için teşekkür et ama tükenmeyen bir sabırla meşaleyi tutanı da unutma’ diyerek meşaleyi tutanın annesi olduğunu Tagor’un bu sözüyle hatırlatıyor.



HEPSİ TRABZON İÇİN ÇALIŞTI

Üç kardeşin çocuklukları, evde yalnız kalamadıkları için pek kaynaşarak geçmez. Enteresan bir çocukluk dönemi değildir. Çocukluklarını Sadri Şener anlatıyor: “Ben içime kapanıktım, sonradan açıldım. Onlar evde hizmet ederken benim pantolonlarım, gömleklerim hep ütülüydü. Ben futbol oynarken, yaralanırdım. Sani kavgacıydı. Annem mum gibi giydirir okula gönderir, eve dağılmış gelirdi. Ablam da her şeye itiraz ederdi. Benden çıt çıkmazdı.”
Çocukların eğitim alanlarını yine anneleri belirler. Bunu da Sani Bey’den dinliyoruz: “Hani eskiden ne doktorlar, ne mühendisler istedi” denirdi ya, işte annem de bizi mühendis ve doktorluğa yönlendirdi. Aslında ben de ablam gibi doktor olmayı çok istiyordum ama kazanamayınca makine mühendisliği okudum. Abim de inşaat mühendisi oldu.”
Şimdilerde, ‘Toplumsal duyarlılık eğitimleri’ olarak verilen eğitimleri, onlar zaten aileden aldığı için, özellikle Trabzon’la ilgili hassasiyetleri var. Sezer Şener Komşuoğlu, İngiltere’de doçentliğini bitirip Ankara’da bir tıp fakültesinde çalışabilecekken, çocukluğunda Trabzon’dan,Ankara’ya tedaviye gelen hastaların çektiği çileleri unutamadığı için, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurulmasına önayak oldu. Aradan yıllar geçtikten sonra da, depremle yerle bir olmuş Kocaeli Üniversitesi’ni küllerinden yeniden yaratarak, halen ikinci dönem rektörlük görevine devam ediyor. Sadri Şener, Trabzonspor’a, iki kez başkanlık olmak üzere kesintisiz 20 yıl hizmet etti. İlk başkanlık döneminde, sırf Trabzonspor’a haciz gelmesin diye, şimdinin parasıyla kendi cebinden 20 milyon dolar vererek iflas etmeyi göze aldı. Ama tüm bunlara rağmen, sonunda Trabzonspor’u ülkeyi ve bölgeyi temsil eden konuma getirmeyi başardı. Sani Şener ise, kendisi de Trabzonlu olan eşi Asuman Hanım’la birlikte KTÜ Sağlık Bilimleri Yüksekokulu’nu yaptırmakla kalmadı, kendi çalıştığı şirkette, binlerce Trabzonlu’ya da iş verdi. Ayrıca, kardeşler biraraya gelerek, yıllarını Trabzon’a hizmete adamış anne ve babalarının adlarını yaşatmak için Feride Ahmet Şener İlköğretim okulunu kurdular.
Peki, dedelerden itibaren kendi iktidarını kurmayı başarmış bir ailede, iktidar bağımlılık yapıyor mu? Cevap Sani Şener’den: “İktidarın onur ve gurur veren geri dönüşleri var. Bu kısmının yarattığı bir haz oluyor elbette. Ama iktidarı hizmet değil de, menfaat üzerine kurduysanız o zaman bırakmamak için delirirsiniz. İktidar bazılarında bağımlılık yapar ama bizim hiçbirimizde bağımlılık yaptığına inanmıyorum. Üçümüzde şu andaki pozisyonlarımızdan çok rahatlıkla yürüyüp gidebiliriz. Çünkü başka yerde hemen iktidarımızı yaratabiliriz. Bunu da yıllarca ispatladık. Dibe öyle bir vurduk ki, çok dağılıp tekrar çıktık.”

NASIL BAŞARDILAR

“Üzüldüm, sıkıldım, ters gitti” yok

SEZER ŞENER KOMŞUOĞLU


Hiç üşenmeden çok çalıştım. ‘Üzüldüm, sıkıldım, ters gitti’ yok bizde. Her sabah yeni bir gündür. Hayatımız hep böyle geçti. Kendi doğrularıma inandığım için hep başarılı oldum. Eleştirileri çok fazla kaale alıp da, hayatımın yönünü değiştirmeyi hiç düşünmedim. Kendi doğrularınız varsa, onun üstüne ısrarla gitmelisiniz. Öğrenci odaklı bir üniversite yönetmeye çalışıyorum. Öğrencileri merkeze koyarım.

Aceleciyim ama faydasını da görüyorum/ SADRİ ŞENER

Trabzonspor’un yaşayan en uzun yöneticisiyim. Çekirdekten başlayıp, başkanlığa kadar yükseldim. Trabzonspor, Trabzon’un en büyük sivil toplum kuruluşu. Kentin her şeyi. Bu iş çok sık moral bozan bir iş. Morali bozmayacaksınız. Moralimin bozulacağını düşündüğüm an, hep yalnız kalmayı tercih ettim. Kendi kendimi motive ettim. Top kaleden içeri girince yaptığınız her iş doğrudur, girmeyince yaptığınız her iş yanlış... Son dört yıl içinde topu genelde kaleden içeri soktuk. Çok fazla şeyi aynı anda düşünebiliyorum. Kulüp başkanlığı karşılığında, onur ve gururdan başka aldığım maddi bir gelir yok. Trabzonspor’un yarattığı iktidar, bende bağımlılık yapmaz. Yarın hemen bırakırım. Sakin bir vatandaş gibi biletimi alır, maça giderim. Bana hiç de koymaz. Yöneticilikte eksikliğim var. Dinlemiyorum pek, bildiğimi yapıyorum. Durduramıyorum bunu. Tedavi edilmesi gereken bir aceleciliğim var ama faydalarını da çok görüyorum. Yavaş konuşan insanla konuşamam tıkanırım. Futbolu da yavaş oynayınca yeniliyorsun zaten.

Zamanı yakalayıp, geleceği yöneterek çalıştım/ SANİ ŞENER

İşimi çok seviyorum. Zamanı yakalayıp, geleceği yöneterek çok çalıştım. Bir mühendisin bir ömür boyuna sığdıracağı projeleri ben iki-üç yıla sığdırdım. Dün dünde kaldığı için, her sabah kariyerlerin yeniden başladığına inanırım. Başarının sihirli formülü yoktur ama başarısızlığın vardır. Eğer dürüst, çalışkan ve esnek değilsen yüzde 100 başarısız olursun. Ama başarının çeşitli formülleri var. Karadenizlilikten dolayı çok hızlı karar veririm. “Üst düzey yönetici ormanı yönetir” derler, ben de “Ağaçlarını bilmediğin ormanı yönetemezsin” derim. Ben o ağaçların hepsini tek tek bilebilmek için yılda 200 gün uçuyorum. Ama tek tek ağaçları yönetmeye de kalkmam. Mikro değil, makro yönetim yaparım. Bu kadar yoğunluğa, eşimin evden sorun getirmemesi de benim için büyük şans, onun bana desteği çok. Bizim buralarda “Ula habu herif bu işleri nasıl yaptı” diye bir laf vardır. O da öyle işte.

BİRBİRLERİ İÇİN NE DİYORLAR

Sani sırdaşım, Sadri ise çok efendi

SEZER KOMŞUOĞLU


Sani sırdaşımdır her sırrımı ona anlatırım. Dinleyip bırakmaz, çözüm üretir. Sadri ise çok efendidir, onu kırmaktan, üzmekten çok korkarım. Çok güçlü görünür ama çok kırılgan ve naiftir. Bütün aile üzülmesin diye Sadri’yi kollarız.

İkisi bana sürekli muhalif
SADRİ ŞENER


Başımıza hep bir şeyler gelir. Bir yıl sakin geçirdiğimiz olmadı. Ama bu genellikle benden kaynaklanır. Bunlar bana sürekli muhaliftir. Hepimiz kendi yaptığını doğru buluruz. Onlar benden gizli konuşurlar. Çünkü bana anlatırlarsa gazeteye veririm. Aklın sesidirler. Ben onların neler konuştuklarını 10 gün sonra duyarım. Ablam lüzumsuz konularda bile bize çok düşkündür. Bol bol taktik verir. Bir kısmını yaparım, bir kısmını yapamam. Sani, liderdir. Olması gereken kardeş tiplerinden biridir.

Kimse teslimiyetçi değildir
SANİ ŞENER


Her sorunumuzu birbirimizle paylaşırız. Ablam çok fedakârdır. Sadri’yle fikir çatışmalarımız vardır ama kimse teslimiyetçi değildir. Hiç kimse de susmaz.

NELERDEN PİŞMANLAR
Çocuklarımı ıskaladım
SANİ ŞENER


Çocuklarımı ıskaladım. Her iki çocuğumun da, hiçbir diploma törenine gidemedim. O gün hep çok önemli işlerim vardı. Şimdi o gün hangi önemli işlerim olduğunu hatırlamıyorum ama çocuklar onları yalnız bıraktığımı unutmuyor.

Çok çalışacağım derken hayatı erteledim
SEZER KOMŞUOĞLU


Kendisi de benim gibi doktor ve aynı zamanda Kocaeli Üniversitesi’nden benden önceki rektör olan eşim Baki’yle hep işler bitsin güzel bir tatil yaparız diye düşünüyorduk. Ama onu kaybedince, çok çalışacağım derken hayatı ertelememek gerektiğini öğrendim.

Hiçbir şeyden pişman değilim
SADRİ ŞENER


Gördüğüm ve göremeyeceğim çok şeye sahip oldum. Ben hiçbir şeyden pişman değilim.


Hobimiz yok ama bununla da övünmüyoruz. Biz Avrupalı üç kardeş olsaydık, golf de oynardık, tenis de... Onların atalarından kalan bir zenginlik mirası var, bizimse çok çalışmamız gerek.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.