Kuaförler ve Berberler Risk Altında!

Hepatit B Riski...

Kuaförler ve Berberler Risk Altında!

Hangi yaş ve konumda olursa olsun herkesin saç ve cilt bakımına ihtiyacı olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr.
 

Hangi yaş ve konumda olursa olsun herkesin saç ve cilt bakımına ihtiyacı olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Havva Mendeş, bu hizmet temiz koşullarda yapılmazsa hem berber ve kuaförlerin hem de onlardan hizmet alan insanların Hepatit B ve AIDS'e kadar varabilen çok ciddi hastalıklarla karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu.
 
Mersin merkez ilçe Akdeniz Kaymakamlığı tarafından hazırlanan "Hijyenle Gelen Güzeldir" Projesi Koordinatörü ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Havva Mendeş, proje hakkında İHA muhabirine açıklama yaptı. Projenin, Akdeniz ilçesinin tespit edilmiş bir halk sağlığı sorunundan yola çıkılarak, Kaymakamlık koordinasyonunda sorunun tüm taraflarının bir araya gelerek çözüm bulmak amacıyla üretildiğini aktaran Dr. Mendeş, 2010 yılında başlayan ve 22 bin lira bütçesi olan projenin Çukurova Kalkınma Ajansı
 
tarafından desteklendiğini, Mersin Eczacı Odası'nın da eş finansman olduğunu bildirdi. Akdeniz ilçesinin göçle gelen nüfusun yapısı, kalabalık yaşam koşulları ile birlikte bulaşıcı hastalıkların diğer ilçelere göre daha fazla görüldüğü bir ilçe olduğuna işaret eden Dr. Mendeş, bu çerçevede Hepatit B, mantar, egzama, uyuz gibi cilt sorunlarının bir halk sağlığı sorunu olarak ortaya çıktığını ifade etti. Projenin de bu sorunlara çözüm arayışından çıktığını vurgulayan Mendeş, bu tip hastalıkların en çok yayıldığı
 
yerlerin başında ise berber ve kuaför dükkanlarının geldiğini kaydetti. Dr. Mendeş, "Hepimizin hangi konumda ve yaşta olursak olalım bakım ve hijyen ihtiyacı doğacağı kesin. Ama bunu temiz koşullarda almazsak AIDS'e kadar varabilen çok ciddi hastalıklarla karşılaşabiliriz. Bu zinciri kırmayı çalışırken berber ve kuaförler dikkatimizi çekti. Burası bir hastalık kaynağı olabilir mi sorusuna yanıt aradık. Çalışma koşullarına, eğitimlerine baktık. Bu alanda bir eğitim yok, mesleki eğitim alıyorlar ama bu
 
eğitimleri sağlık uzmanından almış olmuyorlar. Bölgemizin özel koşulları dolayısıyla bu eğitimin uzman kişiler tarafından verilmesinin zinciri daraltacağını düşündük. Hijyen konusundaki bilinçlerini ölçmeye çalıştık" dedi.
 
"HEPATİT B, KUAFÖR VE BERLERLERDE DİĞER KESİMLERDEN 3 KAT FAZLA GÖRÜLÜYOR"

Hepatit B konusunda en fazla risk altında olan meslek grubunun berber ve kuaförler olduğuna dikkat çeken Dr. Mendeş, Türkiye'de yapılan araştırmalarda, bu meslek gurubunun Hepatit B açısından metropol kentlerde bile kendilerini bir risk olarak görmediklerinin ortayı çıktığını anlattı. Neredeyse yüzde 90'ının Hepatit B aşısı yaptırmadıklarının altını çizen Mendeş, "Oysa hem bilimsel olarak hem de Sağlık Bakanlığı mevzuatında berber ve kuaförler riskli meslek grupları içerisinde sayılıyor ve Bakanlık
 
bunlara Hepatit B aşısını ücretsiz yapıyor. Oysa değil ücretsiz aşıya ulaşmak, bu kişiler kendilerinin riskli olduklarını bile düşünmüyorlar. Hepatit B'nin iller arasındaki dağılımı çok farklı. Türkiye'de ortalama yüzde 5,2 ama doğu ve güneydoğu illerinde Hepatit B oranı daha yüksek. Akdeniz ilçesinde de göçle gelen nüfusun fazla olması nedeniyle Hepatit B yönünden taşıyıcılık oranının daha fazla olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.
 
Bu meslek grubunda yaralanma olasılığının çok fazla olduğunu vurgulayan Dr. Mendeş, kuaför ve berberlerin neden daha fazla Hepatit B olduklarını şöyle anlattı. "Birincisi dezenfeksiyon ve sterilizasyon kavramlarını bilme konusunda bir zayıflık var, çoğu bunu bilmiyor, aletlerini dezenfekte etmiyor. Türkiye'de yapılan çalışmalarda dezenfeksiyon kavramı ile tanışmamış olmanın oranı yüzde 60. Bu meslek grubunda diğer kesimlere göre Hepatit B hastalığı neredeyse 3 katına kadar yükseliyor, toplumda yüzde 5
 
ise onlarda yüzde 12-15 arasında. Aynı zamanda sterilizasyon konusunda bir bilgilenme ihtiyacı var. Çalışanların yarısı müşterilerine ait jiletle veya manikür-pedikür yaparken yaralanıyorlar. Berber ve kuaförler de sağlık çalışanları gibi sürekli kanla temas halinde. Mesleksel yönden bu hastalıklar açısından riskli olmaları çok doğal. Kendilerini korumak açısından dikkat etmeleri, bulaşıcı hastalıklar açısından kendilerini ve müşterilerini korumaları gerekiyor. AIDS konusunda da farkındalık az, bu kavramla
 
tanışılması neredeyse yüzde 50'lerde. Herkes temiz olduğunu düşünüyor ama bu temizliğin bilinçli yapılması gerekiyor."
 
Bu noktadan hareketle Akdeniz Kaymakamlığı olarak Temiz Makas Sağlıklı Akdeniz adıyla bir proje gerçekleştirdiklerini aktaran Dr. Mendeş, Akdeniz Belediyesi ile Berberler ve Kuaförler Odası'nın da katılımıyla, tamamen kendi imkanlarıyla hayata geçirdikleri proje kapsamında, bir yıl boyunca hemşire, zabıta ve meslek odası görevlisinden oluşan ekiplerin işyerlerine habersiz denetimler yaptıklarını anlattı. Bu çalışmada,
 
Akdeniz ilçesinde 297 işyerinde 800'e yakın usta, kalfa ve çırakla anket çalışması
 
uyguladıklarını dile getiren Mendeş, aynı zamanda hijyen konusunda bilgiler de verildiğini kaydetti.
 
"BERBERLER VE KUAFÖRLER HASTALIK AÇISINDAN RİSK ALTINDALAR"

Anket çalışmasının sonuçlarını rapor haline getirdiklerini ve çok çarpıcı sonuçlarla karşılaştıklarını belirten Mendeş, şunları söyledi: "Çeşitli periyotlarda bulaşıcı hastalık taşıyıp taşımadığına dair bir doktordan tetkik yaptırılıp rapor alınmasını içeren portör muayenesi yaptırmaları lazım ama kendi sağlıkları için önemli olan portör muayenesi yaptırmadıklarını gördük. Düzenli yaptırma oranı yüzde 3, portör kavramını bilmiyorlar. Aslında 6 ayda bir yaptırılması gerekiyor ama onlar ya işyeri açarken
 
ya da yer değişikliğinde resmi olarak istendiği için yaptırmışlar sadece. Hepatit B konusunda aşılama oranı da çok düşük, yaklaşık yüzde 90'ının aşılı olmadığını tespit ettik. Bu konunun iki tarafı var; hizmet veren ve hizmet alan. Hizmet verenin kendisi daha mağdur, biz o yüzden onları hedef alıyoruz. Hastalık açısından risk altındalar. Eldiven giyme alışkanlığı yok, çok çeşitli cilt rahatsızlıklarına davetiye çıkarılıyor. El yıkama alışkanlığı çok düşük. Basit bir el yıkama o kadar çok bulaşıcı hastalığı
 
önleyebilir. Önlük giymek hem kendileri hem müşterilerini korumak için çok önemli ve yasal olarak da giymeleri gerekiyor. Bir veremli hasta olabilir, öksürebilir, üzerine o damlacıklar gelir, klimalar çalışıyor, o havalanmayla çok rahat bir şekilde bu ortamda bu hastalıklar bulaşabilir."
 
"MÜŞTERİLER TEMİZ MALZEMELERİ TALEP ETMELİ"

Müşterilerin buralarda nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da bilgi veren Dr. Mendeş, müşteri baskısının hijyen bir ortam için çok önemli olduğunu vurguladı. Mendeş, şunları anlattı: "Havlular çok önemli, havluların tek kullanımlık olması ve kaynatılarak temizlenmesi gerekir. Açık renk beyaz havlular kullanılmasını istiyoruz. Havlunun dışarıda kurutulmasını istemiyoruz. Müşteri buna dikkat etsin. Nem her zaman için bakterileri aktarır. Sizin saçınızı kurutuyor, sonra havluyu dışarıya asıyor.
 
Dışarıda nemliyken havanın tozu havluya bulaşıyor. Kurudu adı altında bakterili havluyu tekrar kullanıyor. Müşteri havlunun dışarıda kurutulmuş olmamasına dikkat etsin ve temiz havlu talep etsin. Tek kullanımlık jilet olmasına dikkat etsinler, jilet kendilerine özel açılsın. Ayrıca kan taşı kullanılmaması gerekiyor. Hepatit ve AIDS çok mikroskobik kanla bulaşabilir, o yüzden kan taşına hastalıklı kan rahatlıkla geçebiliyor, başka birine kullandığında hastalığı bulaştırabilir. Küçük gazlı bezler
 
kullanmasını istesinler. Manikür-pedikür yapanlar en büyük hastalık riski altında olan kişiler. Bunun sterilizasyon metoduna dikkat edilmeli. Yıkayıp kullanmak değil, alet içerisinde steril edilmesi lazım. Her müşteri için ayrı pedikür kabı naylonu kullanılmalı. Pedikür yapanlar mutlaka eldiven takmalı. Emin olamazsanız kendi kişisel aletlerinizi götürün. Ayrıca göz kalemleri çok önemli. Göz, hastalıkların bulaşabileceği bir organdır; göz kalemi çekerken hastalık bulaşabilir, kalemi çekmeden önce mutlaka
 
ucunu açtırın. Taraklar ve fırçaların da çamaşır suyunda veya ılık suyla dezenfekte edilmesi gerekir. Ağdada ahşap spatulaların tek kullanımlık olması lazım. Çünkü ağda sırasında gözenekler açıldığı için daha çok enfeksiyona meyillidir. Açık yaralara kesinlikle kolonya kullanılmamalı, kullanıldığı takdirde daha çok kanama meydana gelir ve başkasına bulaşma olasılığı artar. Müşterilerde saç biti ya da deri mantarı gibi rahatsızlıkları varsa kuaföre, berbere gitmeden hekime gitmeli. Berber bunu fark ettiğinde
 
yapmamalı, çünkü kesinlikle ortama yayılır."

Hastalık arttığı zaman ülke için maliyet sorununun da ortaya çıktığının altını çizen Mendeş, "Bakanlık Hepatit B aşısını ücretsiz yapıyor veya siz yaptırırsanız 3 aşının bedeli yılda en fazla 75 lira ödüyorsunuz. Ama bu hastalık alınırsa yıllık maliyeti en az 25 bin lira, Hepatit C'nin bir kişi için yıllık maliyeti 50 bin lirayı buluyor, karaciğer naklinin maliyeti ise 100 bin lira. Ülke ekonomisine de çok büyük zarar" ifadelerini kullandı.
 
Hijyenle Gelen Güzeldir projesinin de buradaki ihtiyaçtan doğduğunu söyleyen Dr. Mendeş, proje kapsamında 200 kişiye gruplar halinde eğitimler vermeye başlayacakları bilgisini verdi. Berber ve kuaförleri Hepatit B, temizlik ve sterilizasyon konularında bilgilendireceklerini kaydeden Mendeş, eğitimlerin 27 Şubat 2012 tarihinde başlayacağını, böylece toplumda farkındalık yaratmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi. - MERSİN
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.