banner238
banner264

YUSUF REHA ALP İLE GÜNDEM


YUSUF REHA ALP

YUSUF REHA ALP

17 Mayıs 2011, 19:11

---Sayın Alp  son haftaya  gelindi. Son hafta için  tahmini düşünceniz  nedir?

- Benim bundan sonra futbolla ilgili hiç konuşmamam gerekiyor aslında. “Fenerbahçe’den puan alacağına inanıyorum” dediğim Ankaragücü, gitti, 6 – 0 yenildi. Bu bile benim bu işten ne kadar az anladığımın çok açık bir göstergesi. Penaltılar, kırmızı kartlar falan onları saymıyorum. Ama Ankaragücü resmen döküldü sahada. Gerçi Ankaragücü’nün, yılında yanılabilirim, 1993’te oynadıkları Galatasaray maçını hatırlayanlar için çok da sürpriz olmadı bu 6 gol. Kalan son haftada da olacak hiçbir şey yok. Atı alan çoktan Üsküdar’ı geçti bile. Bize yine kaldı bir bardak su, afiyetle içelim.

--Emre Belezoğlu ve menajerinin A. Gücülü  futbolcuları aradığı ve ayarttığı iddia  edildi. İddiayı yapan Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş. Konuya ilişkin tartışmaları nasıl buluyorsunuz ?

- Ben hukukçuyum. Bir şey biliyorsam ve bunu ispatlayabileceksem konuşurum, ispatlayamayacaksam susarım. Sayın Göktaş, yaklaşık yirmi yıldır bu ülkede milletvekilliği yapar. Sanırım ne zaman nerede konuşacağını biliyordur. İddiaları var ve bunları ispatlayabilecek durumda ki kamuoyu ile paylaştı. Aksi halde söylediği sözlerin altında o kalır. Bir de her şeyi geçtim, siyasilerin bu işlere karışmasını çok doğru bulmuyorum açıkçası. Elinde bu tarz bilgi ve belgesi olan adam önce kalkıp kulüpte Başkan ya da bir yönetici ile temasa geçer. Eteğindeki taşı döker, tartışılır, üzerinde düşünülür, Trabzonspor için bir fayda verecekse kulüp yetkili merciler eliyle gereken mücadeleyi yapar. İnsanların münferit olarak bu tarz aksiyonlar içine girmesini son derece tehlikeli bulurum. Çünkü ortaya attığınız şeyi ispat edemezseniz bu sefer camia zan altında kalıyor.

-- Fenerbahçe -A. Gücü karşılaşmasının hakemi Cüneyt Çakır’ın verdiği penaltıları nasıl buluyorsunuz? Sizce  kararlar  yanlış mıydı ? Yoksa Trabzonspor taraftarı olaya duygusal mı yaklaşıyor?

- 1982’den beri futbol seyreden birisi olarak şahsi kanaatimi söyleyeyim, yoksa işin eksperi falan değilim. İlk pozisyon penaltı değil, ikinci pozisyon da kırmızı kart değil. Üçüncüye denecek bir şey yok. E şimdi bunları dile getirsen adamlar diyecek ki, “Çıkar üç penaltıyı kalır yine 3 – 0!..” Çünkü bizim Başkanımız aynen öyle dedi Gaziantep maçından sonra. Hattızatında pozisyonlar penaltı ya da değil, bu saatten sonra bir önemi de kalmadı. Biz bu sürece gelirken neleri yanlış yaptık, onu iyice irdelemek lazım. 95-96’da şampiyonluğu elimizden devlet zoruyla aldılar. Trabzon şehrini kıpırdayamaz hale getirdiler, elimizi kolumuzu bağladılar, sesimizi kestiler, tereyağından kıl çeker gibi usta işi hakem düdükleriyle kupayı alıp gittiler, bakakaldık. Sonra, Cem Papila’yı memur tayin ettiler, tüm Türkiye’nin gözü önünde katledildik, gözümüze soka soka kupayı çekip aldılar elimizden, yine bakakaldık. Bu sene de ikinci yarıda, Aziz Yıldırım’ın ilk yarı sonunda ilan ettiği plan uygulamaya kondu, yine önlemimizi alıp sürece müdahil olamadık, yine kupayı aldılar elimizden, bir hafta sonra yine bakakalacağız. Önemli olan Fenerbahçe’ye nasıl çaldılar bu penaltıları demek değil, sana neden çalmıyorlar, bunu anlayabilmek. “Masaya yumruğunu vuran Başkan” diye tarif edilen ve benim de nefret ettiğim bir profil vardır hani. Tamam nefret edelim, kızalım bu profile ama efendilikle de bu iş yürümüyor işte canım kardeşim. Haklının korunduğu, haksızlıkla mücadelenin mertçe verildiği, çifte standardın geçerli olmadığı, kişisel ya da siyasi ilişkilerin hiçbir anlam ifade etmediği ve mafyatik her türlü etkiden uzak tertemiz pir-ü pak bir ligden bahsetmiyoruz ki!.. Bu sayılanların hepsinin az ya da çok var olduğu ve anlaşılıyor ki var olmaya devam edeceği boktan bir şark anlayışı bizim bahsettiğimiz. “O halde, biz de bu çarkın içinde yoğrulup her türlü şaibenin içine girmekten çekinmeyecek bir anlayışla yönetilelim” demiyorum elbette, fakat, en azından üzerimize oynanacak her türlü oyuna “Dur” deme gücüne sahip başkanların, derdini anlatmada mahir yöneticilerin, “işini” değil “işbilir” profesyonellerin çalıştığı bir kulüp görme arzumuzu da dile getirmekten çekinmeyelim. Sık kullanılır ancak doğrudur, oturduğu koltuktan güç alan değil, koltuğa güç verecek insanlara ihtiyacımız var. Medya önüne çıktığında “Eyvah ne diyecek acaba şimdi” diye düşündürtecek yöneticiler değil, konuştuğu zaman göğsümüzü kabartacak insanlara ihtiyacımız var. Böyle söyleyince şu anlaşılmasın, “mafya mufya bozuntusu bir takım adamlar kulübü alsın, rakiplere sövsün saysın” demiyoruz biz. Bir insanın karşısındakini ezmesi sadece bu yolla olmaz ki. Entelektüel birikiminle, kültürel altyapınla, tecrübenle ezersin adamı, şaşırıp kalır, sana verecek bir cevabı olmaz.  Trabzonspor kulübünde Nevzat Aydın var mesela, o çıksın konuşsun.. Tuncay Bekiroğlu var, çıksın konuşsun. Mümkünse Başkan çıkıp iki espri daha yapmasın  artık, bünyem kaldırmıyor çünkü..

--İbrahima Yattara’nın  Başkan Sadri Şener’in direktifi ile İstanbul  belediye  maçı kadrosuna alınmadığı  belirtildi. Sizce  A. Aker’de  ki son maçta  bu oyuncunun  kadroda bulundurulmaması  etik ve  doğru bir  davranış mıydı?

- Şenol Güneş, hiçkimsenin talimatıyla kadrosunu belirleyecek bir adam değildir. Şenol Güneş teknik direktör olduğu müddetçe Başkan böyle bir istekte bulunamaz. Bulunduysa haddini aşmıştır. Güneş de bu şekilde kadroya dahil etmemişse, ki hiçbir şekilde ihtimal vermiyorum, kendini inkar etmiş demektir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort