banner238
banner264

YUSUF REHA ALP İLE GÜNDEM!


YUSUF REHA ALP

YUSUF REHA ALP

08 Ağustos 2011, 17:54

YUSUF REHA ALPE  GÖRE ŞİKE SORUŞTURMASI NASIL SONUÇLANACAK ?  

TRABZONSPOR GEÇEN SEZONUN  ŞU AN NERESİNDE ? 

ALP BİLBAO MAÇLARINDAN  ÜMİTLİ Mİ?  

 

 

- Trabzonspor’un Benfica karşısında elenmesini nasıl yorumluyorsunuz? Takım geçen seneden daha mı iyi, yoksa daha mı kötü? 

- Yapılan bunca transferden sonra futboldan anlayan herkes hala, “Bu takımın bir sağ bek, bir stoper, bir sol bek ve bir tipik santrfor ihtiyacı var” diyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir. Aslına bakarsanız ben ilk maçtaki Trabzonspor’u çok beğendim. Benfica gibi bir takımla deplasmanda oynuyorsunuz, iki de gol atıyorsunuz ve haksız yere verilmiyor, bunun neticesinde de kaybediyorsunuz. Buna yapacak bir şey yok. Ancak ikinci maçtaki Trabzonspor içler acısı haldeydi. Giray – Glowacki ikilisi ile bu işin sezon boyunca yürümeyeceği kesin gibi, belli ki Egemen’i çok arayacağız. Tek tek transferlere baktığında ise Henrique de Adrian da Zakora da Celtutska da kumaşı iyi futbolcular, ben hepsini beğendim. Sorun, Trabzonspor’un henüz takım olamamasında. Bunun da zamanla aşılacağına ve ortaya geçtiğimiz sezondan daha güçlü bir takım çıkacağına inanıyorum. Çünkü elimizde Şenol Güneş gibi elindeki malzemeden en iyi takımı yaratmayı bilen bir teknik adam var.  

- Yani Bilbao maçlarından ümitlisiniz? 

- Yo hayır, tam tersi hiç ümitli değilim. Elenmemiz garanti gibi. Birincisi, bizim takım olma sürecimiz ancak ilk yarının ortalarına doğru tamamlanır, ancak o zaman keyif veren bir ekip haline bürünürüz. İkincisi de karşısına hangi rakip çıkarsa çıksın, Trabzonspor’un Avrupa’da başarılı olma şansı pek yok. Çünkü bizim takım öyle bir mantaliteye sahip değil. Son derece sıradan bir taç atışından iki pasta gol yiyoruz biz, nasıl başarılı olalım? 

- Şike soruşturması nasıl sonuçlanır? 

- Bilmem ki!.. Daha savcının bile, elindeki yüzlerce belgeye rağmen bilmediği bir şeyi ben buradan nasıl bileyim? Ama işin uzayacağı kesin gibi. Şimdiden sulandırma çabaları had safhaya vardı. Fotokopi mektupla Galatasaray işin içine çekilmeye çalışılıyor. Neden? Pek çok takımı operasyona dahil edip, hiçbirine ceza vermemek için! Ya da mümkün olan en az cezayı verebilmek için. Çok takım olacak ki işin içinde, “Bak biz ceza vermeye kalksaydık, senin takım da yanacaktı” denilebilsin. Böylece kimse de sesini çıkarmayacak, bu iş mümkün olan en asgari cezalarla kapatılıp unutturulma yoluna gidilecek. Operasyonu yapan yetkililere sormak lazım; bundan kaç sene önce yazılmış bir fotokopi mektuptaki aslı astarı olmayan bir cümleyle Galatasaray’ı operasyona dahil ediyorsunuz da, Fenerbahçe’nin karıştığı diğer olayları niye görmezden geliyorsunuz? Şimdi unuttum tam adını Halis bilmem ne diye bir adam vardı, Fenerbahçe’nin şike yaptığını ve elindeki belgeleri şayet istenirse yargı makamlarına teslim edeceğini söylüyordu, ne oldu o iş? Kapatıldı gitti. Şimdi böyle büyük bir operasyon yapıyorsun madem, niye çağırmıyorsun adamı? Aziz Yıldırım Mustafa Denizli’ye, “Sen mi bizi şampiyon yaptın ki?” dediği sezonu niye mercek altına almıyorsun? Fenerbahçe tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a gönderilen ve makbuzuyla, belgesiyle ortada olan paranın hesabını niye sormuyorsun? Trabzonspor’un elinden şampiyonluk Cem Papila  tarafından çalındı, neden o döneme ait Cem PapilaŞekip  Mosturoğlu ilişkilerini incelemiyorsun? Bilmem kaç maçta şike yapılmış diye ortalığı ayağa kaldırıyorsun ama içeride neredeyse hiç futbolcu yok, nasıl operasyon yapıyorsun? Federasyon da işin kolayını bulmuş “Yargı kararı bekliyorum” diyor. Ankaraspor’u küme düşürürken yargı kararı mı bekledin? Bursaspor’a cezayı basarken yargı kararı mı bekledin? Anlaşılır gibi değil yani mesele. Onları bir kenara bırak hadi, kulüplerden bir tane itiraz eden çıktı mı, gördün mü sen? Trabzonspor “Verin bizim hakkımız olan şampiyonluğu” diye bas bas bağırıyor, kamuoyu oluşturmaya çalışıyor mu? Bursaspor, “Bu ikisi de suçluysa şampiyonluğu bize verin” diye ortalığı yıkıyor mu? Diğer takımlar, “Çözün kardeşim bu belirsizliği. Bu belirsizlik yüzünden biz mağdur oluyoruz” diyorlar mı? Ben anlamadım bu işten, herkes şu anki halden gayet memnun görünüyor. Demek ki Sezen Aksu doğru söylüyor, “Masum değiliz hiçbirimiz” diyerek.. 

- Ramazan ayına girdik, belki bu ayın hürmetine Allah yüzümüze bakar da olay aydınlanır, hak yerini bulur.. 

- Mübarek Ramazan ayı evet. Mübarek bir sürü soytarı hacı – hoca tayfasının ayı. Çok gülüyorum bunlara ben. On bir ay yatarlar, bir ay bütün gazete ve televizyonlarda boy gösterirler. 21. Yüzyıla gelmişiz, elâlem, “küresel ısınmayı nasıl önleriz, dünya 6 derece daha ısınırsa (ki 2100 yılına kadar bunun gerçekleşeceğine kesin gözüyle bakılıyor) yaşam alanı kalmayacak, bunun önüne nasıl geçebiliriz” diye kafa patlatırken, biz burada, “iftardan sorma karımla cinsel ilişkiye girebilir miyim, oje sürdükten sonra abdest alsam kabul olur mu, kıçıma hurma kaçtı orucum bozulur mu” sorularına cevap arıyoruz! Bu hacı – hoca tayfası da bunlar dünyanın en önemli meseleleri imiş gibi son derece ciddi bir ifadeyle cevap veriyorlar sorulanlara ve kendilerini büyük alim yerine koyuyorlar. “Bankadan emekli kadınla evlenmek haram mıdır” diye soran ve buna cevap veren insanlar bu ülkede. Mübarek Ramazanmış.. Sahura kadar ye, akşama kadar uyu, iftara iki saat kala uyan, iftarda da, çok afedersin, manda gibi ye iç, sonra git kumar oyna ya da kahvede dur sahura kadar, sonra da “Bugün de orucumu tuttum Allah kabul etsin” de, cennette yer bekle kendine! Orucunu hakkıyla tutup, gönülden Müslüman olanları elbette istisna tutuyorum, ama büyük bir çoğunluk böyle yapıyor. Benim bir tanıdığım var, sahura kalktığında köpeğini de kaldırıyor, onu da yediriyor, sonra ertesi gün iftara kadar hayvana ne yemek ne su veriyor, iftarda yediriyor onu. Kendiyle birlikte köpeğine de oruç tutturuyor yani. E senin tuttuğun orucun bu köpeğin tuttuğundan ne farkı var? O da aç duruyor akşama kadar senin gibi. Sen aç durduğun zaman, bu dünyadaki aç insanların halinden anlamıyor, onların durumunu sorgulamıyor, yardım etmen gerektiğini idrak edemiyorsan köpekten bir farkın yok kusura bakma! Somali açlıktan kırılıyor, çocuklar ölüyor, bizimki burada oruç tutup, iftarda yetmiş iki çeşit yemeği tıkıyor ağzına, sonra yan gelip yatıyor, bu da Allah rızasını kazanmak oluyor öyle mi? Yahu Allah’ın senin aç kalmana ihtiyacı mı var? Hallac – ı Mansur diyor ki, “Tevekkül, bir şehirde aç bir insan olduğunu bildiğinde yemek yememendir.” Bakın bakalım bizim Müslümanlar nasıl yaşıyor? 5 yıldızlı otelde iftar veriyor adam, diğeri de o iftara katılmakta hiçbir sakınca görmüyor! E be soytarı, o zaman akşama kadar aç durmanın ne anlamı kaldı?! Akşam su sığırı gibi karnını dolduracaksan, sen ne anlayacaksın açın halinden de ona yardım elini uzatacaksın? Adam hocaya şu soruya soruyor bak, “Oruçluyken bir kadına şehvetle baktım, orucum bozulmuş mudur?” Yahu geri zekâlı, oruçluyken şehvetle bir kadına bakabiliyorsan ne orucu tutuyorsun Allahaşkına? Bırak, tutup bedenine de eziyet etme! Orucun nefsi terbiye eden tarafını da, açın halinden anlama tarafını da algılamak idrakinden yoksunsan ne diye vücudunu da kendini de yorarsın be adam! Bizde oruç bir de sinirlenmenin ve çalışmamanın en büyük sebebi gibi gösterilir. Devlet dairelerinde, özellikle mesai bitimine yakın gidersen iş yaptırmak için ama yapmaz adam, bir de sinirlenir. Bahanesi de hazır : “Oruçluyum.” Bana ne? Sen devletten ne diye maaş alıyorsun, çalışmak için, ama oruçlusun diye yoruldun yapmıyorsun. Bir düşün bakalım aldığın maaşı hak etmediğin için yediğin haram kısımdan mı daha çok günah sahibi oldun, yoksa oruç tuttuğun için mi daha çok sevap kazandın? O hacı – hocalar bunları anlatmaz adama. Sadece kadınlarla cinsel münasebet kısımlarını ağızları sulanarak anlatırlar. Bir de zekâtla ilgili “Vereceksiniz kardeşim bunu, hiç kaçarınız yok” diyen bir hocaya rastlamadım. Zekât kısmı hep es geçilir. “Vermek zorundasınız” dese ucu kendine de dokunacak çünkü, o da zekat verecek kazandığından ama genelde bunlar sevmezler para – pul verme işlerini, alışkındırlar milletten toplamaya..  

- Konu nerden nereye geldi. Mübarek ayın yüzü suyu hürmetine belki güzel şeyle olur ülkemizde demiştik.. 

- Olmaz. İnsan sahtekar olmaya görsün, değil Ramazan, Kadir Gecesi de olsa yapar yapacağını. Allah niye böyle şeylere müdahale etsin sırf ramazandır diye. Akıl vermiş fikir vermiş insanoğluna. “Hiç mi düşünmezsiniz?”, “Hala mı akıl etmeyeceksiniz?” diye de onlarca kez sormuş kitabında. Ama ne güzel demiş Abdurrahman Dilipak : “Bizim ülkemizde Müslümanlar Kur’an’ı, Kemalistler de Nutuk’u okumazlar. 


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort