• BIST 100.119
  • Altın 141,453
  • Dolar 3,5153
  • Euro 3,9844
  • Trabzon 26 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C

Yüzyıllık yalnızlığımız...

Yüzyıllık yalnızlığımız...
Hasan Akyasan yazdı...

İki üç balta ayırmaz bizi mazimizden.

Ağacın kökü madem ki derindir cidden,

 

Dalı kopmuş, ne olur? Gövdesi gitmiş, ne zarar? O, bakarsın, yine üstündeki edvarı yarar, Yükselir,fışkırıp afak-ı perişanımıza;

 

Yine bir vaha serer kavrulan imanımıza...

 

     Üstad Mehmet Akif,  100 yıllık yalnızlığımızı, köklerimizden, tarihimizden  iki sevdalı yürek misali kopuşumuzu daha doğrusu koparılışımızı fakat  bunun elbet vuslatla son bulacağını, umudumuzu kaybetmeden mücadeleyi  nasıl da aktarmış dizelerine....

 

     Yüz yıl önce  zafer adı altında çekilmek zorunda kaldığımız topraklar  bir yana,  seküler laik zihniyetin dayattığı despotizmi yaşamak!... Batılı düşünürlerin bile yok oluş batağında gördükleri  Avrupa'yı, çağdaş uygarlık seviyesi olarak benimsemek...Yüzümüzü batıya dönerek ,tarihimize, bizi biz yapan öz değerlerimize yabancılaştırılmak...Lozan'ı tarihi bir  başarı gibi gösterip kaybettiğimiz toprakları gölgeleyenler , Kut'ül  Amare zaferini İngiliz dostlarımızın   ricasına unutturmaya çalışanlar; değil mi ki bu toplumu köklerinden koparmak, milli ve manevi değerlerini yok etmek , İslamdan uzaklaştırmak adına  yeni argümanlar çıkarmasın!...

 

    İşte tam da bu anda Laiklik imdada yetişir.Ne kalmıştır;  bizim inancımızla, kültürümüzle  tamamen yabancı olan Fransa'nın bu kavramını  her ne pahasına olursa  olsun bu topluma entegre etmek...Laiklik,  din ve devlet  işlerinin birbirinden ayrılması  iken ,   Türkiye'de bu ilke dini değerleri yok etme aracı olarak görüldü, din devlete karışamazken, devlet bu silahı yanına  alarak İslami değer ve inançlara resmen savaş ilan etti!... Devletin dinden soyutlanması amaç edinmişken, dinin devletin kontrolüne  geçtiği bir süreç oluştu ne yazık ki!...Cumhuriyetle beraber  kaldırılan sadece saltanat değildi,  batılı  dostlarımızla  kurduğumuz projenin ilk adımıydı bu sadece!...Müslümanlara yapılan her türlü haksızlık, zulüm , dini kısıtlamalar laiklik adına yapıldı.Hilafetin kaldırılması, dini eğitim veren medreselerin kapatılması, latin alfabesine geçiş ,batıdan iktisap edilen kanuni düzenlemeler,  tarihimizle bağımızı koparmak adına atılan  bilinçli bir asimilasyon hareketiydi!...Devlet,  artık  insanların  neye inanacağına, nasıl ibadet edeceğine , ne şekilde yaşayacağına ilkesel bir kılıfla  müdahale eder oldu. Her ne  kadar laiklik,  1937'de anasaya girmişse de,  bu tarihten çok önce  adım adım bu zihniyete hizmet eden yasaklar ve uygulamalar  geliştirildi...

 

      Laiklik;  1926'da " kadın şapka giye ki asıla diyen" Şalcı bacı'yı  idam etti  , 28 Şubat sonrası baş örtülülerin eğitim hakkını elinden aldı. Mecliste " bu kadına haddini bildirin" diyerek millet iradesini  hiçe saydı, başörtülü anaları oğullarının yemin törenine almayıp , tel örgülerin  arkasında gözü yaşlı bıraktı; 1924’te medreseleri kapattı ,1999'da katsayı bahanesiyle İmam hatiplerin  önünü  tıkadı !...

 

     Laiklik, 1932'de bir kadir gecesinde,  ezanı Arap emperyalizmi olarak görüp  Türkçe okuttu, ibadethaneleri buğday ambarına çevirdi, Kuran'ı ahırlarda öğrenmeye mahkum bıraktı !...

 

      Laiklik ; Son devrin mazlumları Şeyh Sait, İskilipli Atıf hoca, Esad Erbili hazretleri, Bediuzzaman Said Nursi'yi  İstiklal Mahkemeleri'nde  yargılarken,1999'da  bu devrin kahramanını, reisini, dönemin belediye başkanı olan Cumhurbaşkanımızı " camiler kışlamız  müminler asker"   şiirini okuduğu için  cezaevine gönderdi...

 

     Laiklik  adına darbeler yapıldı, muhtıralar çekildi , partiler kapatıldı... İrticayla mücadele bahanesiyle  İslami değerler hiçe sayıldı...

 

     Ama bu tekerlek tümsekte kalmadı; Üstad'ın  dediği  gibi "  yarın elbet bizim elbet bizimdir,  gün doğmuş gün batmış  ebed bizimdir dedik , inandık  ve de başardık...

 

       Muhtar dahi olamaz dediklerinin,   halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı olmasını gördük,  üniversiteye başörtülü girmeye imkan tanıyan anayasa değişikliğine "411 el kaosa kalktı" diyen, sözde laik cenahın hezeyanını gördük, haddini bilmeyene  had bildirmek öksüze kaftan giydirmek gibidir misali,  mecliste başörtüsüyle yemin törenini gururla  izledik,  heybetinden korktukları bir imam hatiplinin , okuduğu okulun önündeki engelleri nasıl kaldırdığına,  90 yıl sonra ilk defa TSK'da  namazın cemaatle kılınmasına tanıklık ettik !...Dini kontrol altında tutmak için Diyanet'i   kuran zihniyetin,  "Diyanet kalksın" diyerek  Chp, Hdp ortak  yapım  feryatlarına  şahitlik ettik !....

 

      Cumhurbaşkanımız ; Devlet tüm inanç gruplarına, inançları  yaşama konusunda eşit mesafededir ve laiklik budur diyerek  yeni anayasada var olacak laiklik tanımına da vurgu yapmıştır ....Yeni anayasanın bütünüyle kabul edilmesiyle birlikte;  yüz yıldır  ülkeyi  esir  alan zihniyete  ve onu destekleyen emperyalist  düzene son darbe  indirilmiş olacaktır inşallah...

 

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kılıçdaroğlu’na kurultay çağrısı21 Mayıs 2017 Pazar 10:29
  • AK Parti’nin tüzüğünde değişikliğe gidilecek19 Mayıs 2017 Cuma 13:17
  • Sakatlandı!18 Mayıs 2017 Perşembe 16:29
  • Kenan Sofuoğlu zirveyi kaptı15 Mayıs 2017 Pazartesi 10:02
  • CHP'de Genel Başkanlık için ilk aday belli oldu09 Mayıs 2017 Salı 09:23
  • CHP'de flaş istifa!06 Mayıs 2017 Cumartesi 15:22
  • AK Parti’den Gül’e çağrı: Spekülasyonları bitir04 Mayıs 2017 Perşembe 09:08
  • Kılıçdaroğlu'ndan, cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusuna yanıt03 Mayıs 2017 Çarşamba 21:04
  • MHP'den 2019 seçimleri açılımı27 Nisan 2017 Perşembe 09:46
  • 22 bin CHP'linin kaydı silindi26 Nisan 2017 Çarşamba 12:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.