banner238
banner264

ZAFER NEDİR, HANGİSİ KUTLANIR!


HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

25 Kasım 2011, 12:48

Varlıbaş AVM’de İnter maçı öncesi anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Bir alışveriş merkezi tarafından düzenlenmesi nedeniyle etkinliğin özünde reklam amacı içermesini doğal karşılamak gerek. Yöresel bir deyim vardır: Hem pilav dağlandı hem yağ paklandı. İşte tam öyle oldu.
28 yıl önceki İnter maçında oynayan hatta oynamayan birçok eski futbolcu bu vesile ile bir araya gelip boy gösterdi. Bir anlamda kulübümüzün organize etmesi gereken bir etkinliği “Profesyonel Futbolcular Derneği” üstlenmiş oldu. Bundan kim niye rahatsız olur anlamak zor.
Kendisinden başka hiç kimseyi önemli kabul etmeyen, hatta başkasından bahsedilmesinden, anılmasından, isimlerinin bir yerlere verilmesinden huzursuz olan bir anlayış ancak böyle bir etkinliği gereksiz bulabilir.
Trabzonspor uzun yıllardır özlemini duyduğu Şampiyonlar Ligi’nde. Bu ortama hiçbir şekilde hazırlıklı olunmamasına rağmen el yordamıyla, belki de amatörce yapılan bu faaliyetler bence bir kazanç. Aslında böyle bir olanak elde edilmişken, fırsattan istifade ülke içi ve dışında sempati sağlayacak çalışmalar yapılabilir, kulüp ve şehir ekonomisine kazanç sağlayacak birçok organizasyona girişilebilirdi. Trabzonspor’un ismi daha iyi duyurulabilir, en önemlisi bu vesileyle ağzımızda sakız olan “birlik ve beraberlik”, yani huzur sağlanabilirdi.
Geçen sezon da bu anlayış, Liverpool maçı öncesi hem de bu sefer kulübün organizasyonu olmasına rağmen “efsane kadro”nun bir araya getirilmesini tenkit etmişti. “Geçmişe takılı kalınmaması” şeklinde bir bahane atıldı ortaya. Oysa bu ekibi bir araya getirip şehrin müsabakaya olan konsantrasyonunu arttırmak, ulusal basının dikkatini daha çok çekmek, daha çok insanı bu olayın içerisinde tutmak, gururu ve coşkuyu arttırmak ve birlik beraberliğe katkı sağlamak amaçlı gayretimiz hemen hemen herkes tarafından takdir edilirken, başkanca bizim olmadığımız ortamlarda bu etkinlik tenkit edilmişti.
Aynı çarpık zihniyet bunca kupaların alınmasında katkısı olan hocaların kulüp çatısı altında bir araya getirilmesi, eski başkanların birlik ve beraberlik adına buluşturulması, dargınlıkların ortadan kalkması ve bu meselenin ülke genelinde büyük yankı bulmasına destek vermemişti. Fakat basın olayı önemseyince “en ortada” olmayı da ihmal etmemişlerdi.
Belki kendine göre bu doğru bir tarz. O başrolde olmadığı hiçbir filmi beğenmez. Tenkit eder. Dahası rahatsız olur. Sizce bu bir hastalık mı?
Açıklamaya bakın: “Dünyanın hiçbir yerinde 28 yıl önce elde edilen galibiyetin bayramı yapılmaz. İnter hiç böyle bir şey kutlamıyor, Real Madrid kutlamıyor.” Her ne kadar tesadüfen karşılaştıkları akşam yemeği sonunda bu efsane futbolcuların elini sıkmaya tenezzül etmeyip uzaktan hesaplarını ödese de gereksiz bir açıklama.
Peki dünyanın hiçbir yerinde, “kulübün sahibi” demiyorum, kulübün başkanı takımı galip gelemeyince hocasını ve futbolcularını toplumun önüne atar mı?
Ya da yenildiği maç sonrası seyircinin tepkisine maruz kalmamak için daha teri soğumamış 5 futbolcusunu kadro dışı bırakır mı? İnter başkanı böyle mi yapıyor acaba?
Başka bir ülkede kulüp başkanı sırf basında yer alabilmek için teknik konularla ilgili her gün beyanat verir mi? Barcelona’da adet böyle midir?
Bir büyük kulüp başkanı kendi futbolcusu yorumcularca “sahtekarlıkla” suçlanırken onu savunmak yerine “yanlış yaptı” der mi?
Peki Milan başkanı kulübün tesisleri için “Belediye incelese çürük diye oturma izni vermez” diyor mudur? Böyle düşünüyorsan hocanı, futbolcunu, personelini neden orada oturtuyor, riske atıyorsun?
Var mı başka kulübün üst organ toplantılarında çıkıp insanların gözünün içine baka baka ileriki tarihlerde tahakkuk edecek alacakları hesaptan düşerek kulüp borcunu düşürdüğünü söyleyen başkan?
Arap şeyhleri hariç transfer yapmak için özel uçakla dünyanın öbür ucuna gidip kendi çektiği fotoğrafları kendi telefonundan basına servis eden bir başkan var mı? Hoca santrfor istiyor denilince, “Ben ne kulüp ne hoca için, ben kendim için transfer yapıyorum” diyen var mı mesela Napoli’de?
Var mı ileride belki alırım umuduyla alacağını bağışladıktan sonra her eleştiriye “En çok parayı ben verdim” diye haykıran bir başkan modeli?
Peki avukatlara ne amaçla bu kadar yüksek olduğu bilinmeyen bedel ödeyen, hatta ödeyip ödemediği bile belli olmayan, sorulduğunda cevap yerine demagoji yapıp “Benim hayatımdan çalınan altmış saatin hesabını kim verecek” diyen bir başkan modeli var mı?
Kendi yanlış politikası sonucu federasyona inisiyatifi dışında giren Trabzonlu yönetici için “O istifa etmezse ben ederim” deyip, şehirdeki spor örgütlerine açıklamalar yaptırıp sonra da lafını yutan bir başkan var mı?
Var mı spor dünyasında pek çok kişinin içerisinde imzaladığı bir belgeyi inkar edip sonra belge çıkınca “İmzaladım ama bakın niye!” kandırmacasına girmekten çekinmeyen bir başkan?
Bilmem var mıdır kendi yöneticisine ikinci sınıf adam diyen, şehri küçümseyen, taraftarı beğenmeyen hatta hakir görüp aşağılayan bir kulüp başkanı örneği?
Var mı belediye aleyhine yürüyüş kışkırtmaları yapan bir başkan? Başbakan aleyhine yaptığı iddia edilen siyasi parti organizasyonları dinlemeye takılan bir başkan? Belki de vardır da biz bilmiyoruz.
Öyleyse, dünyadaki büyük kulüplerden örnek verecek son kişinin, bu demagojik yaklaşımını kale almadan, bu tür zaferleri sıkça yaşayan kulüplerin kutlama yapmamasının normalliğini doğru bularak, kendi zaferlerimizi sonuna kadar hatırlamalı, anlatmalı ve kutlamalıyız. Hem bir spor kulübünün coşkusunu nesilden nesile aktarma hem de bir sezon iyi oynadı diye kendini Trabzonspor’dan büyük görmeye çalışan bazı kulüplere mesaj adına bu tarz kutlamalar doğrudur.
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
osman karaduman - 5 yıl önce
o koltukta otururken bunlari söylemeliydin yani bedel ödemeliydin.simdi konusmalarin beyhude.kovulmasan birsey olmazdi atip tutamazdin.
Avatar
Bülent Taşçı - 5 yıl önce @osman karaduman
osman bey adam kovulmadı istifa etti..kulüpten bu kadar uzaksın ama yorumda en öndesin osman bey maşallah yani.demek ki bu olaylar yüzünden istifa etmiş....
Avatar
Ahmet Mert - 5 yıl önce
teşekkür ederim hayrettin beye. ama bu bey kulüpten ayrılınca, bazılarına göre çok değerlendi. her filmi anlarım. bu son ki hariç.
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort