1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Zor süreç ve müsaade edilmemesi gerekenler!
Zor süreç ve müsaade edilmemesi gerekenler!

Zor süreç ve müsaade edilmemesi gerekenler!

Hasan Akyasan yazdı...

A+A-

16 Nisan,   Türkiye demokrasisi için bir milattır. Artık darbe anayasalarının dayattığı çıkmazdan , vesayetçi bürokrasiden, koalisyon dönemlerinin istikrarsızlığından kurtulmanın, milli egemenliği  daha fazla tesis etmenin anahtarı sandıkta teslim edilmiş, Türk milleti  üzerine düşen görevi layıkıyla  yerine getirmiştir.

 

    Yaklaşık 15 yıldır iktidarda bulunan Ak parti'nin yıpranmışlığına,15 Temmuz sonrası oluşan   zorlu sürece, duruma göre ceketinin rengini ayarlayanlara, geminin su aldığını düşünüp güverteyi terk edenlere, kurtla sürüye dalıp çobanla beraber yas tutanlara rağmen, Tayyip  Erdoğan bayraktarlığında ki 'evetçiler'  ipi göğüslemiş, yeni bir Türkiye'nin önünü  açmışlardır.

 

       Bu yeni süreç,  sadece Türkiye'yi değil ,eski sistemin açıklarını kullanıp, istikrarsızlık ortamından yararlanarak, ipleri istediği gibi oynatan dış mihraklı güç odaklarını, uluslararası siyasi mekanizmaları ve umutlarını güçlü  bir Türkiye'ye bağlayan mazlum Müslüman  coğrafyasını da yakından ilgilendirmektedir.

 

     Referandum sonrası, bütün  partilerin kendi içinde bir hesaplaşmaya  gitmesi  ve bu doğrultuda  çıkan sonuçlara göre yeni bir yol haritası çizmesi, demokratik bir seçimin kaçınılmaz bir sonucudur.Maalesef ki ana muhalefet partisi,  tam aksine  kendi hezimetini unutturmak istercesine, her zamanki gibi yerli yersiz itirazlarla , bahanelerle  havanda su dövercesine millet iradesini yok saymak,  itibarsızlaştırmak, güven ortamı içinde yapılan  referanduma gölge düşürmek   niyetiyle hareket etmiştir.Bu, CHP için şaşırdığımız bir tutum  değil, aksine yıllardır kaybettiği her seçimde   alışkın olduğumuz tablo...Oysa ki hatalarımız ve istenmeyen sonuçlar için mazeretler bulmak başarısızlığın en büyük nedenlerindendir.Bu sebeple kendi ülkesinin insanını okuyamayan, mazeretlerle başarısızlığın arkasına sığınıp özeleştiri yapamayan  CHP'nin,  ülke siyasetinde bundan sonra da  etkin olamayacağı aşikardır.

 

   Referandum sonrası Ak parti'nin ve Tayyip Erdoğan'ın çizdiği yol haritası, Partili  Cumhurbaşkanlığı'nın  getirdiği yeni süreç, 2019 seçimleri öncesi  değişim ve dönüşümün ne derece partiye yansıyacağı   kilit noktaların başında gelmekte...

 

   Tayyip Erdoğan 2014 yılında Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ayrıldığı, kurucusu olduğu Ak partiye, kendi deyimiyle; " kurucusu olduğum yuvama, aşkıma,sevdama geri döndüm" diyerek ve  partili Cumhurbaşkanı olarak  referandum sonucunun getirdiği   somut  ilk adımı atmış oldu. Devam eden gönül bağına rağmen, inkıtaya uğramış,  fiili birlikteliğe tekrar kavuşmuş, halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı   sıfatına , partili ilk Cumhurbaşkanı  payesini  de ekleyerek Türk milletinin icazetiyle tarihe not düşmüştür.

 

  Millet her seçimde olduğu gibi 16 Nisanda da liderini yalnız bırakmadı, her şeye rağmen  yanındayız, sana güveniyoruz  mesajını verdi. Ak parti'nin en güçlü yanı toplumla kurduğu  bu samimiyetti. Bu  güveni zedeleyecek her türlü kişi ve oluşumlardan partiyi temizlemek ilk ve asli görevi olmalıdır Tayyip Erdoğan'ın...Artık  kandırılma  hakkı yoktur, adımlarını her zamankinden daha dikkatli atmak zorundadır. Biriktirdiği tecrübelerle,  gezi olayları,  17-25 aralık operasyonları, en son 15 temmuz darbe girişiminden sonra ülkeyi ele geçirmeye çalışan bütün  şer odaklarını iyi okuyarak kendinden emin bir şekilde yeni sürece adım atmalıdır.

 

   Pazar günü  yapılan Genel kurulda,  yeniden Genel başkanlığa seçilen Tayyip Erdoğan önderliğinde,   Ak parti  yeni bir sürece girmiştir . Oluşturulan MKYK  listesi umuyoruz ki Ak parti'den  beklenen değişimi, kuruluş misyonuna uygun yeniden yapılanmayı gerçekleştirmeye  muvaffak olur. Bu  değişim milletin verdiği bir mesaj , daha doğrusu zorunlu bir istikametti.Sadece genel merkezde değil, bütün  gençlik kolları, kadın kollarını  içine alacak şekilde tüm taşra teşkilatlarının   yeniden yapılanması, yeni yüzlere fırsat tanınması gerekmektedir.

 

    Ak parti; fetöcülerden, ihalecilerden,makam mevki peşinde siyaseti  binek yapanlardan, halkla  hemhal olmayı başaramayan, bulunduğu şehre Ak parti'nin misyonunu taşıyamayan yerel yöneticilerden bir an önce temizlenmeli, özüne  ve başlangıç ayarlarına  uygun,  bu partiye

gönül vermiş  dava erleriyle  yoluna devam etmelidir.

 

    Yeni sistemle beraber  aslında  Ak parti'yi ve Tayyip Erdoğan'ı  çok daha zorlu bir seçim süreç beklemektedir. Şöyle ki;  yasama ve yürütme ayrı ayrı seçilecek...Millet,Tayyip Erdoğan'a güvenip seni başkan görmek istiyoruz dese de, aynı icazeti parti seçiminde göstermeyebilir. Parti  teşkilatlarındaki olumsuzluk, yerel yöneticilerin başarısızlıkları,  milletin temayülü dikkate alınmadan  oluşturulan milletvekili listeleri, Ak Parti'nin mecliste sandalye sayısının düşmesine, yürütme ve yasama arasındaki koordinasyonun zayıflamasına neden olacaktır.

 

     Cumhurbaşkanımız  bu durumun farkındadır ve partiyi böyle bir tehlikeye sürüklemeyecek  kadar usta bir siyasetçidir.Tarlada izi olmayanın  harmanda yüzü  olmazmış misali;  emek vermeyen  , sahaya inmeyen, mücadele etmeyen , milletin nabzını tutamayanların   yönetim kadrolarında bulunmasına,   Ak Parti'yi temsil etmesine müsaade edilmemelidir! Referandumun en önemli ve elzem  mesajlarından biri de  budur   ve gereği ivedilikle yapılmalıdır...

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.